Ana içeriğe geç
Sözlük

inci ile cümle

inci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Aber das ist ein wichtiger Teil der Bibel, also dachte ich mir, ich muss mich damit befassen.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Ale jde o velkou část Bible, takže jsem si říkal, že ji musím aplikovat.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Ampak je velik del Biblije, zato sem se lotil tudi tega.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Dar este o parte mare din Biblie, așa că m-am gândit cum să o abordez.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.De ez elég hangsúlyos a Bibliában, úgyhogy úgy gondoltam, nem hagyhatom figyelmen kívül.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Ini salah satu bagian utama dalam Kitab Suci, jadi saya pikir saya harus mengikutinya.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.하지만 그것은 성경의 큰 부분이기 때문에 어쨌든 이 부분을 다루어야 한다 싶었지요.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Maar het is een groot onderdeel van de Bijbel, dus vond ik het nodig om het uit te voeren.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mais c'est une grande partie de la Bible, donc je me suis dis que je devais y prêter attention.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mas essa é uma grande parte da Bíblia, por isso achei que devia fazê-lo.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Men det är en stor del av bibeln, så jag tänkte att jag måste ta itu med det.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Mutta se on suuri osa Raamattua, joten minunkin tuli ottaa se asiakseni.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Nhưng đó là một phần lớn trong kinh thánh, nên tôi đã hình dung là tôi phải nhắm vào đó.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Pero es una gran parte de la Biblia, así que suponía que tenía que abordarlo.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Stanowi to pokaźną część Biblii, tak więc uznałem, że muszę to jakoś wykonać.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Αλλά αποτελεί μεγάλο μέρος της Βίβλου, κι έτσι σκέφτηκα ότι έπρεπε να ασχοληθώ.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Но това е една голяма част от Библията, така че реших, че трябва да й обърна внимание.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.Но этому посвящена большая часть Библии, я подумал, что мне нужно иметь это в виду.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.אבל זה חלק מאוד גדול מהתנ"ך, אז הייתי חייב לגשת לזה.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.لكنه يحتل جزءا كبيرا من الكتاب المقدس فحسبت انه علي ان اشير اليه.
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.但喺依樣喺聖經裏面好大嘅一部分。 所以我想我一定要回應依個問題。
Ama bu Incil'de cok onemli bir yer kapliyor dolayisiyla bu konuda bir sey yapmam lazimdi.取り組もうと考えました 姦通者を石を投げる体験をしました
Ama sen inciterek oynadınAle hrál jsi podle jeho tlukotu
Ama sen inciterek oynadınEt tu l'as tué
Ama sen inciterek oynadınPero jugaste con él, con tu latido
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.A chave é selecionar as partes certas.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.A kulcs, hogy a megfelelő részeket válasszuk ki.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Avain on valita oikeat kohdat.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Cheia este să alegi din biblie părțile corecte.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Chìa khoá để chọn và chọn những lĩnh vực đúng.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.De sleutel is om de juiste delen te kiezen.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Die Kunst ist, die richtigen Teile auszuwählen.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Důležité je vybrat si ty správné části.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.요점은 올바른 것을 선택해야 한다는 거죠.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Kuncinya adalah mengambil dan memilih bagian yang tepat.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.La chiave sta nel scegliere attentamente le parti giuste.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.La clave es escoger y seleccionar las partes adecuadas.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.La clef est de choisir les bonnes parties.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Najważniejsze jest jednak to aby wybrać te właściwie fragmenty.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Pomembno je, da izberemo prave dele.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Tricket är att välja ut de rätta delarna.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Το κλειδί είναι να επιλέγεις τα σωστά μέρη.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Важното е да подбираш правилните части.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.Ключ в том, чтобы выбирать правильно.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.המפתח הוא לבחור את החלקים הנכונים.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.السر هو ان تنتقي و تختار الأجزاء الصحيحة.
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.カフェテリア宗教という言葉があります
Anahtar, Incil'in dogru taraflarini secmek.重點在於挑選正確的部分。
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.Ale hlavně ji to zkazilo prestiž.
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.베트남 전쟁은 또 미국의 자긍심과 자부심에 상처를 입혔다.
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.Ma di più diede un colpo al prestigio, alla capacità dell'America di influenzare quello che stava succedendo
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.Nhưng hơn thế, nó làm tổn hại uy tín của Mỹ.
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.Але гірше того, це зашкодило престижу.
Ancak daha ötesi, prestijini incitti.アメリカの能力に影響を与えるが痛い
Anımsatıcının tetiklendiği tarih/ saat@ info default incidence details stringA data/ hora em que a chamada de atenção foi despoletada@ info default incidence details string
Anımsatıcının tetiklendiği tarih/ saat@ info default incidence details stringDatoen/ tidspunktet hvor påmindelsen blev udløst@ info default incidence details string
Anımsatıcının tetiklendiği tarih/ saat@ info default incidence details stringDatum in čas, ko je bil opomnik sprožen@ info default incidence details string
Anımsatıcının tetiklendiği tarih/ saat@ info default incidence details stringDatum och tid då påminnelsen skedde@ info default incidence details string
Anımsatıcının tetiklendiği tarih/ saat@ info default incidence details stringDe datum/tijd voor de herinnering is geactiveerd@info default incidence details string
Anımsatıcının tetiklendiği tarih/ saat@ info default incidence details stringDer Zeitpunkt, an dem die Erinnerung ausgelöst wurde@info default incidence details string
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod