Ana içeriğe geç
Sözlük

inci ile cümle

inci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Alice nie chciał obrazić Dormouse ponownie, więc zaczęła się bardzo ostrożnie:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Alice ni želel užaliti polharsko še enkrat, tako da je začela zelo previdno:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Alice non voleva offendere di nuovo il Ghiro, così ha iniziato con molta cautela:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Alice nu a vrut să jignesc alunarilor din nou, aşa că a început foarte precaut:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Alice ønskede ikke at fornærme syvsoveren igen, så begyndte hun meget forsigtigt:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Alice tidak ingin menyinggung Dormouse lagi, jadi dia mulai sangat hati-hati:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Alice ville inte förolämpa Dormouse igen, så hon började mycket försiktigt:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Alice wilde niet de Zevenslaper weer beledigen, dus begon ze heel voorzichtig:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Alice wollte nicht das Murmeltier wieder beleidigen, so begann sie sehr vorsichtig:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Alice δεν ήθελαν να προσβάλουν την Τυφλοπόντικας και πάλι, οπότε άρχισε με ιδιαίτερη προσοχή:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Alicia no quería ofender otra vez al Lirón, así que comenzó con mucha cautela:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:앨리스가 다시 겨울잠쥐을 불쾌하게하려는 아니, 그래서 그녀는 아주 조심스럽게 시작 : '하지만
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Алиса не искаше да обиди сънливец отново, така че тя започва много предпазливо:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Алиса не хотела обидеть Соня снова, так что она начала очень осторожно:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:Аліса не хотіла образити Соня знову, так що вона почала дуже обережно:
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:אליס לא רוצה להעליב את נמנמן שוב, אז היא החלה בזהירות רבה: "אבל אני
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:أليس لا يرغب في الإساءة إلى الزغبة مرة أخرى ، حتى انها بدأت بحذر شديد : "لكنني
Alice Fındık faresi tekrar incitmek istemediğini, bu yüzden çok dikkatli başladı:理解しないでください。彼らは糖蜜をどこから引くんですか?"
"Allahım, incinebilirlik bir zayıflık. Bu zayıflık." diye düşünüyor?"Joj, ranljivost je šibkost."
"Allahım, incinebilirlik bir zayıflık. Bu zayıflık." diye düşünüyor?"세상에, 이 취약함은 약한 거야. 이거 약점인가?"라고 생각하나요.
"Allahım, incinebilirlik bir zayıflık. Bu zayıflık." diye düşünüyor?"Meu Deus, a vulnerabilidade é uma fraqueza?"
"Allahım, incinebilirlik bir zayıflık. Bu zayıflık." diye düşünüyor?חושבים, "אלוהים, פגיעות זו חולשה. זו חולשה".
"Allahım, incinebilirlik bir zayıflık. Bu zayıflık." diye düşünüyor?يفكر، "يالهي، الإنكشاف ضعف. هذا ضعف؟"
"Allahım, incinebilirlik bir zayıflık. Bu zayıflık." diye düşünüyor?"無防備さ"と弱さは同じ意味だと思う人は?
"Allahım, incinebilirlik bir zayıflık."Gott, Verletzlichkeit ist Schwäche.
"Allahım, incinebilirlik bir zayıflık."Gud, sårbarhet är en svaghet."?
"Allahım, incinebilirlik bir zayıflık."Help, kwetsbaarheid is zwakte.
"Allahım, incinebilirlik bir zayıflık."Te jóég! Sebezhetőnek lenni az gyengeség!
"Allahım, incinebilirlik bir zayıflık."Господи, уразливість - це слабкість.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Ale mimo to jsem chtěl následovat i ty stovky tajemných a nejasných zákonů, které jsou v Bibli.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Dar de asemenea am dorit să urmez și sutele de legi tainice și obscure care sunt în Biblie.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.De követni akartam a több száz misztikus és zavaros törvényt is a Bibliában.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Halusin kuitenkin noudattaa myös satoja vanhanaikaisia ja outoja lakeja, joita Raamatussa on.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.또 성경에 기록되어 있지만 희한하고 잘 알려지지 않은 수백 개의 계율들도 지켜 보고 싶었습니다.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Lecz również chciałem się trzymać setek dziwnych i ponurych reguł, które znajdują się w Biblii.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Maar ik wou ook alle honderden andere oude en obscure wetten volgen die in de Bijbel staan.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Mais je voulais aussi suivre les centaines de lois mystérieuses et obscures qui sont dans la Bible.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Mas também quis seguir as centenas de leis arcanas e obscuras que existem na Bíblia.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Ma volevo anche seguire le centinaia di leggi oscure e arcane che ci sono nella Bibbia.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Men jag ville också följa de hundratals konstiga och obskyra lagarna i bibeln.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Nhưng tôi cũng muốn thực hiện theo hàng trăm điều luật bí ẩn và khó hiểu trong kinh thánh.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Pero también quise seguir los cientos de leyes oscuras y desconocidas que están en la Biblia.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Saya juga ingin menjalankan ratusan perintah-perintah yang tidak jelas dalam Kitab Suci.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Želel pa sem se tudi ravnati po vseh stotih manj razvidnih in nepoznanih pravilih, ki jih najdemo v Bibliji.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Αλλά ήθελα να τηρήσω και τους εκατοντάδες άγνωστους κανόνες που υπάρχουν στη Βίβλο.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Но, аз също исках да следвам стотиците странни и неясни закони, които са в Библията.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.Но я хотел следовать и сотням других, странных и запутанных правил Библии.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.אבל גם רציתי לשמור על מאות החוקים הארכיים והלא ברורים שבתנ"ך.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.لكن اردت ايضا ان اتبع المئات من القوانين الغامضة الواردة في الكتاب المقدس
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.わかりにくくあいまいな戒律にも従ってみようと思いました 「レビ記」にこんな戒律があります
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.但係我都想遵守其他數百條 係聖經裏令人費解同模糊嘅規則
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.Aber sie erbitterten und entrüsteten seinen heiligen Geist; darum ward er ihr Feind und stritt wider sie.
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.그들이 반역하여 주의 성신을 근심케 하였으므로 그가 돌이켜 그들의 대적이 되사 친히 그들을 치셨더니
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.Men de stred imod og bedrøved hans hellige Ånd; så blev han deres Fjende, han kæmped imod dem.
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.Õk pedig engedetlenek voltak és megszomoríták szentségének lelkét, és õ ellenségükké lõn, hadakozott ellenök.
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.Но они возмутились и огорчили Святаго Духа Его; поэтому Он обратился в неприятеля их: Сам воевал против них.
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.והמה מרו ועצבו את רוח קדשו ויהפך להם לאויב הוא נלחם בם׃
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.ولكنهم تمردوا واحزنوا روح قدسه فتحول لهم عدوا وهو حاربهم.
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.他 們 竟 悖 逆 、 使 主 的 聖 靈 擔 憂 . 他 就 轉 作 他 們 的 仇 敵 、 親 自 攻 擊 他 們
Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.他 們竟 悖逆 、 使主 的 聖靈 擔憂 . 他 就 轉作 他 們 的 仇敵 、 親自 攻擊 他 們
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod