Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Ik ben onderzoek gaan doen naar onze angst voor beoordeling.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.저는 우리 자신 속에 있는, 이런 판단에 대한 두려움에 대하여 관심을 갖고 지켜봤습니다.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Så jag har studerat den här rädslan för att bli bedömd som många av oss har.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Saya telah mempelajari ketakutan akan penilaian orang dalam diri kita.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Sledoval jsem tento strach z rozsudku, který máme.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Tenho estado a observar este medo de julgamento que temos.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Tôi đã quan sát su sợ hãi của sự việc bị đánh giá
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Začal som sa zaoberať týmto strachom z posudzovania.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Εξέταζα λοιπόν αυτόν το φόβο που νιώθουμε απέναντι στην κριτική.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Размишлявах върху страха от оценяване който имаме.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Я думал о нашем страхе критики.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Я звернув увагу на страх бути осудженим, який є у кожного з нас.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.אז בדקתי את הפחד הזה שלנו מביקורת.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.إذاً أمضيت وقتاً أتمعن في هذا الخوف الذي ينتابنا من الحكم علينا من الآخرين
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.みんなが抱えている この評価への恐れを 私はずっと見てきました 評価されることを恐れるあまり やること自体を止めてしまうのです
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.所以我發現 呢種被判斷嘅恐懼
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.저는 지난 6개월동안 이 로그들을 연구했습니다.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.A ja przez ostatnie pół roku przeglądałem te dzienniki.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.Az utóbbi hat hónapban végignéztem a naplókat.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum. "Çalışma zamanı: iki dakika.Feuilleter ces registres est ce qui m'a occupé ces six derniers mois.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.Die letzten sechs Monate habe ich also damit verbracht, diese Betriebsbücher durchzusehen.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.E tutto quello che ho fatto negli ultimi sei mesi, è stato leggere questi registri.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum."Running time: twee minuten. Input-, output: 90 minuten."
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.Şi asta-i ce-am făcut ultimele şase luni, am răsfoit aceste registre.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.Và đó là công việc tôi đang làm trong 6 tháng qua, đọc nhật ký máy.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.Y esto es lo que hice estos seis meses, releer las bitácoras.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.Αυτό έκανα κι εγώ τους τελευταίους έξι μήνες, διάβαζα τα ημερολόγια.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.И последние полгода я как раз читал эти журналы исследований.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.І останні півроку я якраз читав ці журнали досліджень.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.Работата, която правих тези последни шест месеца, бе да преглеждам техните им записи.
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum..וזה מה שעשיתי ב-6 החודשים האחרונים. עיינתי ביומנים
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.وهذا ما كنت أعمل عليه في الأشهر الست الماضية، تصفح المذكرات
Ben de son altı aydır onların kayıtlarını inceliyorum.「実行時間:2分、入出力:90分」
Benim konumda, bunlar hormonlardır. Hormonları inceliyorum.제 경우엔 호르몬의 문제라서 저는 호르몬에 주목했어요.
Benim konumda, bunlar hormonlardır. Hormonları inceliyorum.W moim przypadku są to hormony, ponieważ zajmuję się ich badaniem.
Benim konumda, bunlar hormonlardır. Hormonları inceliyorum.ובמקרה שלי, אלה ההורמונים.
Benim konumda, bunlar hormonlardır. Hormonları inceliyorum.وفي هذه الحالة هي الهرمونات ، انا أنظر الى الهرمونات
Benim konumda, bunlar hormonlardır. Hormonları inceliyorum.力溢れる心と 無力な心 というのは
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Así que estoy estudiando estos indicadores de colapso en muchas sociedades del pasado y del presente.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Donc, je regarde l'histoire de ces effondrements pour beaucoup de sociétés du passé et plusieurs du présent.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Ich schaue mir also diese verschiedenen Zusammenbrüche vieler vergangener und gegenwärtiger Gesellschaften an.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Jadi, saya melihat tentang keruntuhan banyak peradaban lampau dan peradaban yang ada sekarang.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.따라서, 저는 지난 사회와 현재의 많은 사회들이 겪는 이러한 붕괴 이슈들을 살펴보고 있습니다.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Przyglądam się czynnikom upadku przeszłych i wielu współczesnych cywillizacji.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Quindi, sto considerando questi fattori di collasso per le società del passato e per quelle del presente.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Studuji rozpady společností minulých i současných.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Zodoende onderzoek ik deze factoren in de ondergang van vele vroegere en hedendaagse beschavingen.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Κοιτώ λοιπόν αυτά τα ζητήματα των καταρρεύσεων για πολλές κοινωνίες στο παρελθόν και για πολλές τωρινές.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Итак, я смотрю на эти случаи разрушения многих обществ прошлого и многих сегодняшних обществ.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Отже, я дивлюся на ці питання занепаду багатьох минулих суспільств і для багатьох сучасних.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.Разглеждам тези източници на сривове за множество минали общества и за много настоящи общества.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.כך שאני בוחן סוגיות אלה של קריסה בהמון תרבויות-עבר וגם בחברות רבות בנות-ימינו.
Birçok geçmiş toplumu ve günümüz toplumunu, bu çöküş nedenlerine göre inceliyorum.過去や現在の多くの社会において調べています 何か共通した結論を導くことができるでしょうか?
Genellikle, kültürel ve politik sınırlara bakıyorum ve işte bu sınırlardaki fikirleri inceliyorum.Badam granice kulturowe i polityczne i znajduję w nich pomysły.
Genellikle, kültürel ve politik sınırlara bakıyorum ve işte bu sınırlardaki fikirleri inceliyorum.나는 문화와 정치적인 경계를 조사하고, 탐험하고, 그 경계 안에 있는 생각들을 조사하곤 해요.
Genellikle, kültürel ve politik sınırlara bakıyorum ve işte bu sınırlardaki fikirleri inceliyorum.Yo tiendo a examinar las fronteras culturales y políticas y explorar, tu sabes, ideas en esas fronteras.
Genellikle, kültürel ve politik sınırlara bakıyorum ve işte bu sınırlardaki fikirleri inceliyorum.Zvyknem skúmať kultúrne a politické hranice a skúmať idey v tých hraniciach.
Genellikle, kültürel ve politik sınırlara bakıyorum ve işte bu sınırlardaki fikirleri inceliyorum.אני נוטה להתבונן לתוך גבולות תרבותיים ופוליטיים ולחקור, אתה יודע, רעיונות בתוך הגבולות האלה.
Göğüslerimi inceliyorumAlex: je me fais un auto exmen des seins.
Hormonları inceliyorum.Analizez hormonii.