İlk olarak mikroskopta ölü mantar dokusunu inceledi.Fue el primero en estudiar tejidos vivos al microscopio.
IOC teftiş ekibi beş şehri Şubat ve Mart 2005 tarihleri arasında inceledi.La squadra di ispezione del CIO ha visitato le cinque città nei mesi di febbraio e marzo 2005.
Joel Coen ve Ethan Coen, Matt Charman'ın özgün senaryosunu yeniden incelediler.Joel ed Ethan Coen rielaborarono il copione originale di Charman.
Philo'nun, birçok olasılığı incelediğini düşünelim.Philidor studiò molte posizioni di finali.
Warren çifti kariyerleri boyunca 10,000'den fazla vaka incelediklerini iddia etmektedir.Hanno affermato di aver indagato su più di 10.000 casi nel corso della loro carriera.
Geçmiş yüzyılların usta ressamlarının çalışmalarını incelediler.Studiò le opere dei grandi maestri del passato.
Oysa incelediği planlar binanın o dönemdeki planları değildi.In quel momento non c'erano ancora piani per il nuovo edificio.
Eserinde 36 Avrupa ailesini inceledi.In questa edizione degli europei sono state disputate 64 gare.
Bu seyahatinde özellikle Diego Velázquez'in eserlerini inceledi ve kopyaladı.Per questo lavoro venne inizialmente contattato da Diego Velázquez.
Warren çifti kariyerleri boyunca 10,000'den fazla vaka incelediklerini iddia etmektedir.Заявляли, что расследовали более 10 тысяч случаев за свою карьеру.
Habeşli grup gemiyi inceledi.Группа осмотрела корабль.
Sahne müziğine olan ilgisinden ötürü Orta Çağ ve Rönesans döneminin ilk sahne müziği yapıtlarını inceledi.В своей первой работе он сделал упор на музыке Средневековья и эпохи Возрождения.
Batı dünyasında eğitim alanında yapılanları inceledi.Уроки войны углубленно изучались в странах Запада.
1905 ve 1906'da Neisser Cava Adası'nda hastalığın maymunlardan insanlara bulaşma olasılığını inceledi.В 1905 и 1906 гг. работал на Яве с целью изучения возможностей передачи сифилиса от обезьяны к человеку.
Araştırmacılar coğrafya, iklim ve toprak kullanımının etkilerini incelediler.درس الباحثون تأثير الجغرافية، الطقس واستخدام الأراضي.
Aynı nesneyi Ay’ın yüzeyinde incelediğimizde kütlesi yine 50 kilogramdır fakat ağırlığı 81,5 Newton’dur.فكتلة جسم 50 كغ تزن 491 نيوتن على سطح الأرض، في حين أن الوزن على سطح القمر يكون 81,5 نيوتن.
Daha sonra bu fiziksel ışınları geometri ilkelerine göre inceledi.Ele então analisou esses raios físicos de acordo com os princípios da ótica geométrica.
Helsinki Pop & Jazz Konservatuvarı'nda şarkı söylemeyi de inceledi.Ao mesmo tempo, ela também estudou na Conservatória de Pop & Jazz de Helsínquia.
Balçığı inceledikten sonra Doktor, takip ettiği yaratığın bir öncü Dalek olduğunu anlar.Depois de examinar o lodo, a Doutora descobre que ela está seguindo um escuteiro Dalek.
Warren çifti kariyerleri boyunca 10,000'den fazla vaka incelediklerini iddia etmektedir.Eles alegaram ter investigado mais de 10.000 casos durante sua carreira.
Elektromanyetik cihazlar için patent başvurularını inceledi.Dentre outras atividades avaliou pedidos de patentes de dispositivos eletromagnéticos.
Bu sürede Monet ve Cezzane’nın eserlerini inceledi.Vários períodos foram definidos na vida e na obra de Cézanne.
M.Ö. 3000 yılında, eski Mısırlılar ısıyı mitoloji kökenine bağlı olarak incelediler..Por volta do ano 3000 a.C. os egípcios relacionavam o calor com o fogo.
Ayrıca, comScore, Birleşik Krallık'taki iPhone'larda Apple Haritaların pazar payını inceledi.In het Verenigd Koninkrijk deed comScore ook onderzoek naar het marktaandeel van Apple Maps op iPhones.
Sessiz bir şekilde hortumları ve ayakları ile bu kemikleri inceledikleri gözlemlenir.Daarbij onderzoeken ze de beenderen voorzichtig met hun slurf en voeten.
Helsinki Pop & Jazz Konservatuvarı'nda şarkı söylemeyi de inceledi.Hij studeerde zangkunst aan het pop/jazz-conservatorium in Helsinki.
Joel Coen ve Ethan Coen, Matt Charman'ın özgün senaryosunu yeniden incelediler.Vervolgens werden Joel en Ethan Coen ingeschakeld om het originele script te herschrijven.
Takip eden 7 yıllık zaman diliminde bölgeyi 3 kere daha inceledi.Deze lijn werd in de jaren daarna in de Haagse regio gevolgd door zeven andere.
Philo'nun, birçok olasılığı incelediğini düşünelim.Het is bekend dat Pythagoras perfecte getallen onderzocht.
Sahnede neler hissettiğini ve nasıl çalıştıklarını inceledik.Hier is te zien hoe de bouw van de instrumenten in zijn werk gaat en hoe ze worden gedecoreerd.
Dosyanı inceledim.Ik heb je dossier eens bekeken.
Perri ve Colleen'ın seyirci performansını inceledi.Perri i Colleen obserwowały show z widowni.
Hemen arkasından tüm bölgeyi incelediler ve 1983 yılında boşluğun varlığını doğruladılar.Obecność pustki potwierdzili w 1983 roku, gdy dokonali przeglądu całego regionu.
Kızın dişlerini elinde tuttuğunu ve evirip çevirerek her yönden incelediğini hayal eder.Wyobraża sobie, że trzyma w ręku zęby i obraca je w dłoni, badając je pod każdym kątem.
Helsinki Pop & Jazz Konservatuvarı'nda şarkı söylemeyi de inceledi.Jest absolwentką Pop & Jazz Konservatorium Helsinki.
Rennes şatosunu inceledi.Rano Hutter przeszukuje zamek.
1865 yılında Arthur Schopenhauer'ın eserlerini enikonu inceledi.W 1876 wydał pracę na temat filozofii Arthura Schopenhauera.
Bu seyahatinde özellikle Diego Velázquez'in eserlerini inceledi ve kopyaladı.Na jego twórczość duży wpływ miała sztuka hiszpańska, szczególnie prace Diego Velázqueza.
Ives'in gözetimi altında Hall, Drosophila'da rekombinasyon ve translokasyon indüksiyonunu inceledi .Under handledning av Ives studerade han rekombination och translokationsinduktion i Drosophila.
Georges Braque ve Picasso'nun çalışmalarını inceledikten sonra kübik resimlerle başladı.Efter studium av verk från Georges Braque och Picasso började han med kubistiska målningar.
Birçok deney nükleer reaktörlerde üretilen elektron anti-nötrinoların salınımlarını inceledi.Många experiment har letat efter oscillationer hos elektron-antineutriner som producerats i kärnreaktorer.
IOC teftiş ekibi beş şehri Şubat ve Mart 2005 tarihleri arasında inceledi.IOK:s representanter besökte de fem kandidatstäderna under februari och mars 2005.
Balçığı inceledikten sonra Doktor, takip ettiği yaratığın bir öncü Dalek olduğunu anlar.Sedan rusade han ut och den första varelse han såg var en elefant.
Bu izinleri inceledikten sonra, kullanıcı, uygulamanın yüklenip yüklenmeyeceğine karar verebilir.Efter att ha sett villkoren kan användaren bestämma om den vill installera applikationen eller inte.
Helsinki Pop & Jazz Konservatuvarı'nda şarkı söylemeyi de inceledi.Samtidigt började han studera vid pop- och jazzkonservatoriet i Helsingfors.
Habeşli grup gemiyi inceledi.Агенти обшукують човен.
Yerel gazete "Stuttgarter Zeitung" bu çantanın içindekileri inceledi.Відомо, що стаття Л.Штернберга в газеті «Наші дні» була причиною закриття цієї газети.
1818 yılında Augustin-Jean Fresnel ışık dalga teorisi kullanılarak Arago sonuçlarını inceledi.В 1818 Огюстен Жан Френель перевірив експериментальні результати Араго використовуючи хвильову теорію світла.
1914'te öğrenimini Paris’te deam etmye gitti, yabancı okulların resimlerini inceledi.У 1914 році він залишив школу й вирушив до Парижу, де вивчав роботу різних шкіл живопису.
Sessiz bir şekilde hortumları ve ayakları ile bu kemikleri inceledikleri gözlemlenir.Často jsou pozorováni, jak v klidu a jemně zkoumají kosti svými choboty a nohama.
Sahnede neler hissettiğini ve nasıl çalıştıklarını inceledik.Ohromil jej při tom způsob, jakým pracují a vystupují.
Laplace'ın Gök Mekaniğini inceledi.Reinterpretovala Laplaceovu práci Nebeskou mechaniku.
Habeşli grup gemiyi inceledi.Poté skupina provedla inspekci lodě.
Yolculukları sırasında deniz suyu ve iklimler konusunu inceledi.Na cestě studoval klimatické podmínky a fyzikální vlastnosti mořské vody.
Oysa incelediği planlar binanın o dönemdeki planları değildi.Termín zahájení stavby nedokázala v té době odhadnout.
Warren çifti kariyerleri boyunca 10,000'den fazla vaka incelediklerini iddia etmektedir.Aceștia afirmă că au investigat peste 10.000 de cazuri de bântuire în întreaga carieră.
Özellikle Rönesans çağı eserlerini inceledi.Ele au fost studiate în special în perioada Renașterii.
Ayrıca Hubble, ışık tayfı konusunu da inceledi.Hubbert de asemenea a studiat fluidele din interiorul pământului.
Kızın dişlerini elinde tuttuğunu ve evirip çevirerek her yönden incelediğini hayal eder.Bărbatul își imaginează că ține dinții în mână și că îi întoarce pe toate părțile pentru a-i examina.
IOC teftiş ekibi beş şehri Şubat ve Mart 2005 tarihleri arasında inceledi.A NOB felülvizsgálati küldöttei 2005 február és márciusa között meglátogatták az öt jelölt várost.