"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Ieri avete rivisto il caso, e vi siete accorti di avere dimenticato di provare una cura.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Igår gick du igenom fallet och insåg att du glömde ett preparat.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz.Kemarin Anda meninjau kasus pasien dan Anda menyadari bahwa Anda lupa mencoba satu pengobatan.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."어제 당신은 그 환자의 사례를 다시 살펴봤고, 한가지 약을 시도하는 것을 잊었다는 것을 깨달았습니다.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Ontem, voltou a ver o processo do doente "e apercebeu-se que se esqueceu de tentar um medicamento.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz.Tegnap átnézted a beteg anyagát, és észrevetted, hogy kimaradt egy gyógyszer.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Včeraj ste pregledovali pacientove datoteke in ugotovili, da ste pozabili še eno od zdravil.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Včera, když jste znovu procházeli tento případ, tak jste zjistili, že jste zapomenuli vyzkoušet jeden lék.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Včera ste sa vrátili k tomu prípadu a uvedomili ste sti, že ste zabudli na jeden liek.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Εχθές επανεξετάσατε το περίπτωση του ασθενούς και συνειδητοποιήσατε ότι ξεχάσατε να δοκιμάσετε ένα φάρμακο.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Вчера вы пересмотрели историю болезни и выяснили, что вы забыли попробовать ещё одно лекарство.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Вчера прегледахте картона на пациента и осъзнахте, че сте забравили едно лекарство.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."אתמול ביצעת ביקורת של המקרה של החולה וקלטת ששכחת לנסות תרופה אחת.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz." بالأمس أنتم راجعتم حالة المريض وقد أدركتم أنكم نسيتم محاولة أحد العقاقير.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz.薬剤の1つを試し忘れていたのに気付きました イブプロフェンはまだ試していない
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.세계 은행이 한 최근 연구는 200 건의 부패사건을 들여다 보았습니다.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.A Világbank egy friss tanulmánya 200 korrupciós esetet vizsgált.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Een recente studie van de Wereldbank keek naar 200 corruptiezaken.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Eine neuere Studie der Weltbank nahm sich 200 Korruptionsfälle vor.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Et nyligt studie fra Verdensbanken kiggede på 200 sager om korruption.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Một nghiên cứu gần đây của Ngân hàng thế giới trên 200 vụ tham nhũng.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Nedávna štúdia Svetovej banky skúmala 200 prípadov korupcie.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Niedawne badanie przeprowadzone przez Bank Światowy przyjrzało się 200 przypadkom korupcji.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Une récente étude de la Banque Mondiale a analysé 200 cas de corruption.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Un estudio reciente del Banco Mundial evaluó 200 casos de corrupción.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Un recente studio della Banca mondiale ha preso in esame 200 casi di corruzione.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Un studiu recent al Băncii Mondiale a examinat 200 de cazuri de corupție.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.World Bank gjorde nyligen en utredning av 200 korruptionsfall.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Μια πρόσφατη έρευνα της Παγκόσμιας Τράπεζας μελέτησε 200 περιπτώσεις διαφθοράς.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.В ходе недавнего исследования, Мировой Банк изучил 200 случаев коррупции.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Едно неотдавнашно проучване на Световната банка разгледа 200 случая на корупция.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.У нещодавньому дослідженні Світового банку розглядалося 200 випадків корупції.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.מחקר עדכני של הבנק העולמי בחן 200 מקרי שחיתות.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.دراسة أجراها البنك الدولي مؤخرا نظرت إلى 200 حالة من الفساد.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.汚職事件200件を対象とした 研究をしました それによれば 汚職事件の70%以上において
Editör müdürüm ve ben tüm bunları inceledik, bir kadro oluşturduk ve geçen Eylül ayında yayına başladık.제 에디터와 저는 그것들을 살펴보고 팀을 조직한 후 지난 9월에 출간했습니다.
Editör müdürüm ve ben tüm bunları inceledik, bir kadro oluşturduk ve geçen Eylül ayında yayına başladık.A szerkesztőm és én végigmentünk rajta, és összeraktunk egy stábot, tavaly szeptemberben indultunk.
Editör müdürüm ve ben tüm bunları inceledik, bir kadro oluşturduk ve geçen Eylül ayında yayına başladık.Mijn redacteur en ik keken ze na, stelden een staf samen, en in september gingen we van start.
Editör müdürüm ve ben tüm bunları inceledik, bir kadro oluşturduk ve geçen Eylül ayında yayına başladık.Môj vydavateľ a ja sme prečítali každý jeden, dali sme dokopy tím ľudí a web sme spustili minulý september.
Editör müdürüm ve ben tüm bunları inceledik, bir kadro oluşturduk ve geçen Eylül ayında yayına başladık.O meu director editorial e eu lemo-los e montámos uma equipa de pessoas, e começámos em Setembro passado.
Editör müdürüm ve ben tüm bunları inceledik, bir kadro oluşturduk ve geçen Eylül ayında yayına başladık.Заедно с редакторката ми ги прегледахме и събрахме екип от хора, и стартирахме през септември миналата година.
Editör müdürüm ve ben tüm bunları inceledik, bir kadro oluşturduk ve geçen Eylül ayında yayına başladık.העורכת הראשית ואני עברנו עליהם והרכבנו ביחד צוות, ויצאנו לדרך בספטמבר האחרון.
Editör müdürüm ve ben tüm bunları inceledik, bir kadro oluşturduk ve geçen Eylül ayında yayına başladık.أنا ومدير التحرير قرأناهم كونا معا عددا من المنظمين، وانطلقنا في سبتمبر الماضي.
Editör müdürüm ve ben tüm bunları inceledik, bir kadro oluşturduk ve geçen Eylül ayında yayına başladık.スタッフチームを立ち上げて 去年の9月から始動しました これは 私が書いた 最初の編集者からのメッセージ
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.Als een familielid een belangrijk onderdeel is van hun zorgnetwerk, bestuderen we dat net zo goed.
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.Dacă au un membru de familie care are un rol cheie în îngrijirea lor, mergem şi îi studiem şi pe ei.
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.Jeśli członekowie rodziny są kluczową częścią w ich systemie opieki lecimy i ich także badamy.
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.만약 환자의 가족 한 명이 핵심적인 환자보호자의 일원인 경우 그런 사람도 연구에 포함시켰지요.
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.Se hanno dei familiari che hanno un ruolo chiave nella loro rete di cura andiamo a studiare anche loro.
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.Si tienen un familiar que resulta muy importante en su red de asistencia viajamos y les estudiamos también.
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.Αν κάποιο οικογενειακό μέλος παίζει ρόλο κλειδί στο δίκτυο φροντίδας τους πετάμε και τους μελετάμε και αυτούς.
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.Ако член от семейството им е ключова част от мрежата им за грижи, летим и проучваме и него.
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.Если за ними по большей части заботится член семьи, то мы и это исследуем.
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.והגישה שלהם לטיפול רפואי, וכמה חיי חברה יש להם, שונה מאוד מהקיץ.
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.لو لديهم أحد أفراد العائلة كجزء أساسي من شبكة الرعاية الخاصة بهم نطير إليه و ندرسه هو أيضا.
Eğer onlara göz kulak olan bir aile bireyi varsa onların yanına gittik ve onları da inceledik.その家族も含めて つまり医療経験を全て研究するのです
Ekibim ve ben buna benzer görüntüleri inceledik, ve Cassini'den aldığımız diğer sonuçları düşündük.A csapatommal ilyen és ehhez hasonló képeket elemeztünk, és összevetettük őket a Cassini egyéb méréseivel.
Ekibim ve ben buna benzer görüntüleri inceledik, ve Cassini'den aldığımız diğer sonuçları düşündük.A minha equipa e eu examinámos imagens como esta e esta, e comparámos com outros resultados da Cassini.
Ekibim ve ben buna benzer görüntüleri inceledik, ve Cassini'den aldığımız diğer sonuçları düşündük.Echipa mea și cu mine am examinat imagini ca acestea, și ne-am gândit la celelalte rezultate ale lui Cassini.
Ekibim ve ben buna benzer görüntüleri inceledik, ve Cassini'den aldığımız diğer sonuçları düşündük.저는 우리 팀원들과 사진을 검토하고 카시니 탐사선으로부터 얻어낸 다른 정보들도 검토한 결과