Büyük camgözlerin genetiğini incelediklerinde, çeşitliliğin çok düşük olduğunu görmüşler.Khi họ nhìn vào bộ gen của loài cá mập khổng lồ, Họ phát hiện ra rằng sự khác biệt này nhỏ đến kinh ngạc.
Büyük camgözlerin genetiğini incelediklerinde, çeşitliliğin çok düşük olduğunu görmüşler.유전학자들은 돌묵상어의 유전자를 살펴본 결과 다양성이 엄청나게 낮다는 걸 발견했죠.
Büyük camgözlerin genetiğini incelediklerinde, çeşitliliğin çok düşük olduğunu görmüşler.Okazało się, że żarłacze olbrzymie są mało zróżnicowane genetycznie.
Büyük camgözlerin genetiğini incelediklerinde, çeşitliliğin çok düşük olduğunu görmüşler.Quando analisaram a genética dos tubarões-frade descobriram que a diversidade era incrivelmente baixa.
Büyük camgözlerin genetiğini incelediklerinde, çeşitliliğin çok düşük olduğunu görmüşler.Wanneer ze de genetica van reuzenhaaien bestudeerden, ontdekten ze dat de diversiteit ongelooflijk laag was.
Büyük camgözlerin genetiğini incelediklerinde, çeşitliliğin çok düşük olduğunu görmüşler.Όταν λοιπόν μελέτησαν τη γενετική των Προσκυνητών βρήκαν ότι η ποικιλότητά τους ήταν πολύ χαμηλή.
Büyük camgözlerin genetiğini incelediklerinde, çeşitliliğin çok düşük olduğunu görmüşler.Когда они изучили генетику гигантских акул, выяснилось, что разнообразие их очень мало.
Büyük camgözlerin genetiğini incelediklerinde, çeşitliliğin çok düşük olduğunu görmüşler.След като те проучиха гените на гигантските акули се оказа, че разнообразието им е изключително ниско.
Büyük camgözlerin genetiğini incelediklerinde, çeşitliliğin çok düşük olduğunu görmüşler.כשהם מביטים על הגנטיקה של הכרישים האלה, הם מגלים שהמגוון הגנטי נמוך בצורה מפתיעה.
Büyük camgözlerin genetiğini incelediklerinde, çeşitliliğin çok düşük olduğunu görmüşler.عندما تفحصوا جينات أسماك القرش المًتشمسة اكتشفوا ان التنوع الجيني ضئيل بشكل لا يصدق
Büyük camgözlerin genetiğini incelediklerinde, çeşitliliğin çok düşük olduğunu görmüşler.ウバザメの遺伝子の多様性は 非常に低いということを見つけました 遺伝子の一番最初の1列を見れば
Bu yüzden ben bütün üniversiterin ingilterede seksüel istatistikler uyumunu inceledim.Zodat ik een seksueel statistiek verenigbaarheid overzicht met alle universiteiten in Engeland deed.
Bu yüzden, Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.Dus ging ik naar het Natuurhistorisch Museum, de beenderen bekijken.
Bu yüzden, Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.Så, jag gick till naturhistoriska museet, kollade in skeletten, gick till souvenirbutiken och köpte en bok.
Bu yüzden, Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.Takže jsem šel do Přírodovědeckého muzea, kouknul na kosti a ve stánku se suvenýry si koupil knížku.
Bu yüzden, Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.Отож я подався до Музею природничої історії, оглянув кістки, пішов до сувенірної крамнички та купив книжку.
Bu yüzden, Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.Така че, отидох в Природонаучния Музей, разгледах костите, влязох в магазина за сувенири и си купих книга.
Daha önce bir cismin dönüş hareketini incelediğimiz videolardaki şekle benzer bir şey çizeceğim.Tak tady to nakreslím, jako když jsem vysvětloval rotace pevných látek ve videu integrálního počtu.
Daha önce bir cismin dönüş hareketini incelediğimiz videolardaki şekle benzer bir şey çizeceğim.Ще ги нарисувам по същия начин като при въртенето на твърди частици в клипа с математически анализ.
Daha önce bir cismin dönüş hareketini incelediğimiz videolardaki şekle benzer bir şey çizeceğim.אצייר את זה כפי שאני עושה זאת עם סיבובים של גופים במרחב, בסירטון של חשבון דיפרנצילי.
Darwin'in o döneme ait not defterlerini inceledi.그 시절 다윈의 노트를 들여다 본 적이 있습니다.
Darwin'in o döneme ait not defterlerini inceledi.les carnets de Darwin de cette période.
Darwin'in o döneme ait not defterlerini inceledi.ובחן את מחברותיו של דארווין מאותה תקופה.
Darwin'in o döneme ait not defterlerini inceledi.والنظر في دفاتر داروين من هذه الفترة.
Darwin'in o döneme ait not defterlerini inceledi.ダーウィンが残した膨大なノートには
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."A spus, "Dave, m-am uitat la radiografie pe ecranul computerului meu de acasă."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında.""Dave, mám tvůj rentgen na počítači doma." "Rameno bude v pořádku, ale máš něco na plíci."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında.""Dave, obejrzałem Twoje zdjęcie rentgenowskie na ekranie komputera w domu".
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."그는 "Dave, 제가 집 컴퓨터에서 X-ray 이미지를 열었습니다."라고 말했죠.
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Dia berkata, "Dave, saya melihat gambar rontgenmu di layar komputer di rumah saya."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Ele disse, "Dave, eu coloquei o seu raio-X no écran do computador em casa."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Er sagte: "Dave, ich habe das Röntgenbild auf meinem Computerbildschirm zu Hause."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Han sa, "Dave, jag tog fram din röntgenbild på min dator här hemma."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Hij zei: 'Dave, ik bekeek het röntgenbeeld op het scherm van de computer thuis."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Il a dit, "Dave, j'ai affiché la radio sur l'écran de mon ordinateur à la maison."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Mi disse, "Dave, ho rivisto la tua radiografia sul monitor del computer di casa."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Y dijo: "Dave, tengo la placa de rayos-X en la pantalla del computador de mi casa".
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Είπε, "Dave, ανέβασα την ακτινογραφία στην οθόνη του υπολογιστή στο σπίτι."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında.""Дейв, прегледах рентгеновите ти снимки на компютърния екран в къщи."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."Он сказал: "Дэйв, я пересмотрел твой снимок дома на экране компьютера.
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."הוא אמר, "דייב, קיבלתי את תמונת הרנטגן במסך במחשב בביתי."
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."قال لي " داف لقد رأيت الأشعة السينية على شاشة الكومبيوتر فى منزلي ".
Dedi ki, "Dave, röntgen filmlerini inceledim evdeki bilgisayarın ekranında."と彼が言いました。 「肩は異常ないよ。しかし、デイブ、
Denklemi incelediğimizde, bunun kolları yukarı doğru olan bir parabol olduğunu göreceğiz.Je to konvexní parabola, takže vypadá nějak takto.
Denklemi incelediğimizde, bunun kolları yukarı doğru olan bir parabol olduğunu göreceğiz.식을 보면 아래로 볼록한 포물선이고
Denklemi incelediğimizde, bunun kolları yukarı doğru olan bir parabol olduğunu göreceğiz.Parablen vender opad, så den ser nogenlunde sådan her ud.
Denklemi incelediğimizde, bunun kolları yukarı doğru olan bir parabol olduğunu göreceğiz.Това е нагоре отворена парабола, така че изглежда като нещо подобно.
Denklemi incelediğimizde, bunun kolları yukarı doğru olan bir parabol olduğunu göreceğiz.انه قطع مكافئ مفتوح للاعلى، فسيبدو هكذا
Departmanı'nın kayıtlarını da inceledik.Publicznej Służby Zdrowia.
Dışarıya çıktım ve anahtar sözcük olan... "kölelik" hakkında 3,000 makale yediden inceledim.Salí por más información, 3.000 artículos bajo la palabra "esclavitud".
Dışarıya çıktım ve anahtar sözcük olan... "kölelik" hakkında 3,000 makale yediden inceledim.Saya pergi dan melakukan kajian pustaka, 3.000 artikel dengan kata kunci "perbudakan."
Dışarıya çıktım ve anahtar sözcük olan... "kölelik" hakkında 3,000 makale yediden inceledim.Πήγα και έκανα μια ανασκόπηση της βιβλιογραφίας 3.000 άρθρα με την λέξη κλειδί "δουλεία"
Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.전 자연사박물관엘 가서, 공룡뼈를 살펴보고, 기념품점에 가서 책을 하나 샀어요
Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.הלכתי למוזיאון לתולדות הטבע, ובדקתי את העצמות, והלכתי לחנות המזכרות וקניתי ספר.
Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.فقد ذهبت إلى متحف التاريخ الطبيعي، وفحصت العظام، وذهبت إلى محل بيع الهدايا، واشتريت كتابا.
Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.恐竜の骨を見 お土産ショップで 本を買いました とくに本のこのページに惹かれました
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Ayer cuando revisaste el caso del paciente, te distes cuenta que olvidaste intentar una medicina:
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Eilen katsoit läpi potilaan tapausta ja huomasit, että unohdit yhden lääkkeen.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Hier, vous avez revu le cas du patient et vous avez réalisé que vous avez oublié d'essayer un traitement.
"Dün hastanın durumunu tekrar incelediniz, ve denemeyi unuttuğunuz bir ilaç olduğunu farkettiniz."Ieri aţi revăzut cazul pacientului şi v-aţi dat seama că aţi uitat să încercaţi un medicament.