Ana içeriğe geç
Sözlük

ince ile cümle

ince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çok ince kıyılmış kaba yemler süt yağı oranının düşmesine sebep olabilir.Sono generalmente molto suscettibili se gli uomini dimenticano la loro razione di latte.
Niccolò Machiavelli ünlü eseri Prens'te onun hayatını da incelemiştir.Niccolò Machiavelli si ispirò a lui per la sua famosa opera Il Principe.
Kapak kalınsa ince ses, kapak inceyse kalın ses verir.Ovviamente con la cassa aperta, il suono sarà più forte.
Euloji, cümleleri inceyen dal.Eundo, nuovi versi.
Tüm incelemeler pozitif değildi.Tutte le indagini furono inutili.
Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. .Fin dall'infanzia ebbe una particolare propensione per gli studi.
Bir başka örnek ise, internet sitelerin dağılımlarının incelenmesidir.Un altro esempio è dato dalla relazione di divisibilità tra numeri naturali.
Bu değişim genellikle ince bir harfe dönüme şeklinde ortaya çıkar.Questo cambiamento si descrive generalmente tramite una linearizzazione.
Yufkadan kalın, pideden incedir.È come in attesa, protesa in avanti.
Bu kitabında dillerin, özellikle Latince ve Yunanca ile olan benzerliklerini incelemiştir.Questi si rivolse alle alleanze che aveva a disposizione e in particolare ai latini e ai greci.
Hayvanların yönelimleri ve içgüdüleri her zaman davranışları incelenerek anlaşılmıştır.La motivazione e la preferenza animale è sempre dedotta dal comportamento.
Bunların dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekir.Questa valutazione deve però essere esaminata con cautela.
Geçmiş yüzyılların usta ressamlarının çalışmalarını incelediler.Studiò le opere dei grandi maestri del passato.
Muhafaza da biraz daha ince idi.Il ponte era anche leggermente più basso di oggi.
Bu mayınların ikisi, detaylı bir inceleme için Malta'ya götürüldü.Entrambi i velivoli furono trasportati a Mosca per un più approfondito esame.
Nanotoksikoloji nanomalzemelerin potansiyel sağlık risklerini inceleyen bir dalıdır.La nanotossicologia studia i potenziali rischi per la salute dovuti ai nanomateriali.
Incendio: Asadan ateş çıkmasını sağlar.Causa del rogo il lancio di un petardo.
ABD kongresinde bu konuda bir inceleme başlatıldı.Il Congresso degli Stati Uniti tenne delle convocazioni sul problema.
Eserleri özellikle özgürlük ve sorumluluk sorunları ile ilgilenerek ahlaki ve politik konuları inceler.Le tematiche parlano principalmente dalla vita privata e della critica politico-sociale.
Japon fotoğrafçı Nobuyoshi Araki’nin sözleriyle: "Bu incelik isteyen bir uğraş.Il suo aspetto ricorda Nobuyuki Masaki di Chi ha bisogno di Tenchi?.
Üzerine ince doğranmış dereotu serpiyoruz ve buzdolabına koyuyoruz.Filtra il liquido e mettilo in frigorifero.
Oysa incelediği planlar binanın o dönemdeki planları değildi.In quel momento non c'erano ancora piani per il nuovo edificio.
Bu çalışma sayesinde koalanın esaret altında beslenmesi ile ilgili detaylı incelemelerde bulunmuştur.Realizzano, tra l'altro, un accurato studio sull'alimentazione di questa popolazione.
Kısa ince bir gagası vardır.Eccone una breve descrizione.
Doğu, ince mesele (Восток — дело тонкое); Doğu hakkında bahsederken kullanılmaktadır.S'oppone al parlar clar (parlare chiaro), usato più a est e a nord.
Alt sınıflara ayrılarak incelenir.Sono usanze per distinguersi dalle classi inferiori.
AİHM başvuruyu inceliyor.È in attesa di appello.
Yaklaşık 1000 çocuk üzerinde incelemelerde bulundu.Sono stati osservati vivai con più di 1.000 piccoli.
Ayrıca sanatçı inceleniyorsa o sanatçıyı diğer sanatçılardan ayıran özel bilgilere ulaşılmış olur.Anche lui sembra vivo... lasciando così spazio a diverse interpretazioni da parte dello spettatore.
1989-1990 yıllarında ABD'de incelemelerde bulunmuştur ve lisan eğitimi almıştır.Fra il 1989 e il 1995 andò negli Stati Uniti d'America per studiare scienze dello sport.
İletişim bilimleri, insan iletişimlerini inceleyen bilim dallları ailesidir.Le scienze della comunicazione sono le scienze sociali che studiano la comunicazione umana.
Dağıtık hesaplama bilişim biliminde dağıtık sistemleri inceleyen bir bilim dalıdır.Il calcolo distribuito è un campo dell'informatica che studia i sistemi distribuiti.
Başlangıçta şairler duygularını ince ve müzikli bir dille şiire döktüler.All'inizio il ragazzo ha l'aria soddisfatta e sorridente.
İmam Şafii Mekke'ye dönerek burada bir müddet inceleme ve araştırmalar yapıp, talebelerine dersler verdi.Compì il noviziato a Racconigi e proseguì i suoi studi a Busca e Revello.
Bu komisyon, olan olayları inceleme altına aldı.La polizia indaga sull'accaduto.
Çıkıntı – Samanyolu’nun merkezi çevresindeki çıkıntıları inceler.Ascensore: corre tutto intorno alla Zona centrale.
Vücudu küçük ve incedir.Il corpo è piccolo e compatto.
Bu orta boyutlu hayvan ince ve antilop benzeri bir yapıya sahiptir.Questo animale era una creatura di medie dimensioni, esile e simile a un'antilope.
Aristo doğaya dair birçok çalışma yapmış, birçok bitki ve hayvan türünü incelemiş ve kategorize etmiştir.Durante il viaggio e soggiorno in India, vennero studiate e catalogate moltissime specie vegetali ed animali.
Olayın incelendiği Condon Raporu'nda bu saptamaya hiçbir açıklama getirilememiştir.In questo sommario, Condon non fa menzione di queste conclusioni.
Levhada Luvi hiyeroglif yazması olması üzerine höyükte aynı yıl içinde incelemeler yapılmıştır.Questo è l'elenco delle parashot lette nel corso dell'anno.
Grafikte gösterilen dağılım incelensin.Telecamere a riconoscimento di profondità.
Suikastla ilgili delillerden yola çıkarak yeniden inceleme yapılacağı açıklandı.Un ulteriore test sull'associazione di idee proposto dall'assassino viene risolto immediatamente.
Şimdi kısaca her grubu inceleyelim.Quindi calcola il centroide di ogni gruppo.
1. fotbalová liga 1929-30 sezonunun istatistiki incelemesi.La storia del calcio Campionato 1929-30.
Olağanüstü incelik".Ma incredibilmente bello".
Ancak sükroz olarak alındığında üst ince bağırsakta sindirim gerçekleşir.Questa, però, mentre viene portata via scoppia in lacrime.
Avrupa’da çeşitli bölgelerde seramik üzerine incelemeler yaptı.Aveva esplorato molte regioni carsiche d'Europa.
Yeni inceleme alanlarını gösterir.Evoca immediatamente i luoghi dello spionaggio.
Şehir coğrafyası insanı, insanın etkinliklerini ve insan ile yerkürenin karşılıklı etkileşimini inceler.Vite parallele, le loro, con una comunanza di attenzione all'uomo e alla natura.
Çekingen olmasına rağmen anlayışlı ve de her ayrıntıyı inceleyen bir karakteri vardır.Timida ma molto perspicace, ha un grande spirito di osservazione che le fa cogliere ogni dettaglio.
Eserinde 36 Avrupa ailesini inceledi.In questa edizione degli europei sono state disputate 64 gare.
Kanıtları incelerken beynimizi devre dışı bırakmayalım.Non dobbiamo lasciare imprigionare il nostro pensiero.
Bu çalışması tıpta büyük bir inceleme sayıldı.L'influenza di questo chirurgo fu enorme.
Çevreyi, canlıları inceler.Stare attenti all'ambiente circostante.
Buffy etkisiz hale getirdiklerini incelemeye başlar ve onlarla daha önce savaştığını hatırlar.Baldur ha difficoltà a riprendersi dal ritorno alla vita ed ha ricordi confusi di cosa gli è accaduto prima.
Bu inceleme sonrası hazırlanan raporda derneğin suç oluşturacak faaliyetlerde bulunduğu yazıyordu.Se corrispondono, è molto probabile che l'indagato era presente sulla scena del crimine.
Bunun üzerine satış incelemeye alındı.Per tale motivo, l'azienda fu venduta.
Birkaç onyıl sonra kutsal emanetler daha ayrıntılı bir incelemeden geçirebilmek için son bir kez daha açıldı.Solo molti secoli più tardi la preghiera cominciò ad essere definita formalmente.
Yandaki grafikten incelenebilir.Si veda la seguente tabella.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ince ile cümle - Sayfa 42 - ince kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App