RAB Musaya, ‹‹Firavun inat ediyor, halkı salıvermeyi reddediyor›› dedi,ויאמר יהוה אל משה כבד לב פרעה מאן לשלח העם׃
RAB Musaya, ‹‹Firavun inat ediyor, halkı salıvermeyi reddediyor›› dedi,ثم قال الرب لموسى قلب فرعون غليظ. قد أبى ان يطلق الشعب.
RAB Musaya, ‹‹Firavun inat ediyor, halkı salıvermeyi reddediyor›› dedi,耶 和 華 對 摩 西 說 、 法 老 心 裡 固 執 、 不 肯 容 百 姓 去
RAB Musaya, ‹‹Firavun inat ediyor, halkı salıvermeyi reddediyor›› dedi,耶和華 對 摩西說 、 法老 心裡固執 、 不 肯 容 百姓 去
Sadece hayatta kalma konusunda inatçıyım.-Aion pysyä elossa itsepäisesti.
Sadece hayatta kalma konusunda inatçıyım.Apenas me quero manter vivo.
Sadece hayatta kalma konusunda inatçıyım.-Jag måste verkligen överleva.
Sadece hayatta kalma konusunda inatçıyım.Ja tylko uparcie trzymam się życia.
Sadece hayatta kalma konusunda inatçıyım.- Jeg vil bare overleve.
Sadece hayatta kalma konusunda inatçıyım.Me empeño en seguir con vida.
Sadece hayatta kalma konusunda inatçıyım.Sono deciso a rimanere in vita.
Sadece hayatta kalma konusunda inatçıyım.Δεν αφήνομαι στον θάνατο.
Sadece hayatta kalma konusunda inatçıyım.Просто мне очень хочется остаться в живых.
Sadece inat ediyorsun.Aposto que estás só a ser teimoso.
Sadece inat ediyorsun.-Du är säkert bara envis.
Sadece inat ediyorsun.- Du er sikkert bare stædig.
Sadece inat ediyorsun.-Olet vain itsepäinen.
Sadece inat ediyorsun.Seguro que solo estás siendo tozudo.
Sadece inat ediyorsun.Stai solo facendo il duro.
Sadece inat ediyorsun.Założę się, że przesadzasz.
Sadece inat ediyorsun.Βάζω στοίχημα ότι φταίει το πείσμα σου.
Sadece inat ediyorsun.Готов поспорить, ты просто упрямишься.
Sanýrým en çok annem bundan nasibini aldý Bunun yükü, ama olabildiđince inatçýydýkÇa doit être ma mère qui a le plus souffert et on était bien trop têtus pour arrêter
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Ale otom uczynił twarz twoję twardą przeciwko twarzy ich, a czoło twe twarde przeciwko czołu ich.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Ale učinil jsem tvář tvou tvrdou proti tváři jejich, a čelo tvé tvrdé proti čelu jejich.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Ecco io ti do una faccia tosta quanto la loro e una fronte dura quanto la loro fronte
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Eis que fiz duro o teu rosto contra os seus rostos, e dura a tua fronte contra a sua fronte.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Glej, jaz sem naredil obličje tvoje trdo proti njih obličju in čelo tvoje trdo proti njih čelu;
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.He aquí, yo hago tu rostro tan duro como el rostro de ellos, y hago tu frente tan dura como su frente
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Hľa, učinil som tvoju tvár tvrdú a postavil som ju proti ich tvári a tvoje čelo tvrdé proti ich čelu.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Iată, îţi voi face faţa tot aşa de aspră ca şi feţele lor, şi fruntea tot aşa de aspră ca fruntea lor.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Ímé keménynyé tettem orczádat, a milyen az õ orczájok, és keménynyé homlokodat, a milyen az õ homlokuk.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.내가 그들의 얼굴을 대하도록 네 얼굴을 굳게 하였고 그들의 이마를 대하도록 네 이마를 굳게 하였으되
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Maar kijk, Ik maak u ook hard en koppig, net als zij.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Men se, jag gör ditt ansikte hårt såsom deras ansikten, och din panna hård såsom deras pannor.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Nầy , ta làm cho mặt ngươi dạn nghịch cùng mặt chúng_nó , trán ngươi cứng nghịch cùng trán chúng_nó .
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Nầy, ta làm cho mặt ngươi dạn nghịch cùng mặt chúng nó, trán ngươi cứng nghịch cùng trán chúng nó.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Se, jeg gjør ditt åsyn hårdt mot deres åsyn og din panne hård mot deres panne.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Se, jeg gør dit Ansigt hårdt som deres Ansigter og din Pande hård som deres Pander;
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Sekarang engkau akan Kubuat keras kepala dan ulet seperti mereka juga
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Siehe, ich habe dein Angesicht hart gemacht gegen ihr Angesicht und deine Stirn gegen ihre Stirn.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Вот, Я сделал и твое лице крепким против лиц их, и твое чело крепким против их лба.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.Ето, направих лицето ти твърдо против техните лица, и челото ти твърдо против техните чела.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.הנה נתתי את פניך חזקים לעמת פניהם ואת מצחך חזק לעמת מצחם׃
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.هانذا قد جعلت وجهك صلبا مثل وجوههم وجبهتك صلبة مثل جباههم.
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.看 哪 、 我 使 你 的 臉 硬 過 他 們 的 臉 、 使 你 的 額 硬 過 他 們 的 額
Seni onlar kadar inatçı yapacağım, senin alnını onlarınki kadar katılaştıracağım.看哪 、 我 使 你 的 臉硬過 他 們的臉 、 使 你 的 額硬過 他 們的額
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.Csomagoló magam az én bozontos kabát a ruhát nevű medvebőr, én harcoltam utam ellen a makacs vihar.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.Envolviéndome en mi chaqueta peluda de la tela llamada piel de oso, me abrí camino contra la tormenta tenaz.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.곰 가죽라는 옷감 제 얽히고 설킨 재킷을 입은 자신을 포장, 나는 내 방식대로 싸워 완고한 폭풍에 대해.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.Owijanie się w mojej shaggy kurtka z materiału o nazwie niedźwiedzią skórę, brnąłem wobec uporu burzy.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.Sam zavijanje v mojem Shaggy jopič krpo imenovane Medvjeđa usnje, sem se boril moj način proti trmast nevihta.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.Опаковане себе си в рунтава ми яке от плат, наречен меча кожа, съм се борил по моя начин срещу упорити буря.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.גלישת עצמי במעיל שעיר שלי בד הנקרא עור הדוב, פילסתי את דרכי נגד הסערה עקשן.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.التفاف نفسي في بلدي سترة أشعث من القماش يسمى جلد الدب ، حارب طريقي ضد العاصفة العنيدة.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.頑固な高潮に対する。 入る、私は船員の小さな散乱会衆を発見し、船員の妻
Şimdi, Fincher ilginç bir adam. David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.Fincher è un tipo interessante: non teme la tecnologia ed è veramente tenace.
Son mil ise olağanüstü inatçı görünüyor.Az utolsó mérföld hihetetlnül makacsnak bizonyul.
Son mil ise olağanüstü inatçı görünüyor.De laatste mijl blijkt ongelooflijk koppig.
Son mil ise olağanüstü inatçı görünüyor.Die letzte Meile erweist sich als unglaublich störrisch.