-Öyle. Ben de inatla çýplak girmeye çalýţtým.-Μα δεν μπορούσαν να σας διώξουν...
-Öyle. Ben de inatla çýplak girmeye çalýţtým.نعم، في الحقيقة، نعم، حاولت مرارا أن أذهب بلا حماية.
-Öyle. Ben de inatla çýplak girmeye çalýţtým.私は繰り返し、繰り返し、 この提案文書を拒否しようとしました。
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.8:27 Aber Pharao verhärtete sein Herz auch dieses Mal und ließ das Volk nicht.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.(8:28) Mais Pharaon, cette fois encore, endurcit son coeur, et il ne laissa point aller le peuple.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Ale faraon zatvrdil svoje srdce i tento raz a neprepustil ľudu.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Ale Farao ztížil srdce své také i tehdáž, a nepropustil lidu.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Ali Faraon je zakrknil srce svoje tudi takrat in ni izpustil ljudstva.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Dar Faraon, şi de data aceasta, şi -a împietrit inima, şi n'a lăsat pe popor să plece.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.De a Faraó ezúttal is megkeményíté az õ szívét és nem bocsátá el a népet.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.그러나 바로가 이 때에도 마음을 완강케 하여 백성을 보내지 아니하였더라
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Maar toch liet Farao zich ook deze keer niet vermurwen; opnieuw weigerde hij het volk te laten gaan.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Mas endureceu Faraó ainda esta vez o seu coração, e não deixou ir o povo.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Men Farao forhærdede også denne Gang sit Hjerte og lod ikke Folket rejse.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Men Farao forherdet sitt hjerte også denne gang; han lot ikke folket fare.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Men Farao tillslöt sitt hjärta också denna gång och släppte icke folket.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Mutta farao kovensi sydämensä tälläkin kerralla eikä päästänyt kansaa.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Nhưng lần nầy , Pha-ra-ôn lại cứng lòng nữa , không cho dân_sự đi .
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Nhưng lần nầy, Pha-ra-ôn lại cứng lòng nữa, không cho dân sự đi.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Pero el faraón endureció también esta vez su corazón, y no dejó ir al pueblo
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Tetapi kali ini pun raja berkeras kepala dan tidak mengizinkan bangsa itu pergi
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Πλην ο Φαραω και ταυτην την φοραν εσκληρυνε την καρδιαν αυτου και δεν εξαπεστειλε τον λαον.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Но Фараон и тоя път закорави сърцето си и не пусна людете.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Но фараон ожесточил сердце свое и на этот раз и не отпустил народа.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.ויכבד פרעה את לבו גם בפעם הזאת ולא שלח את העם׃
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.ولكن اغلظ فرعون قلبه هذه المرة ايضا فلم يطلق الشعب
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.這 一 次 法 老 又 硬 著 心 、 不 容 百 姓 去
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.這 一 次 法老 又 硬 著心 、 不 容 百姓 去
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.A posilnilo sa srdce faraonovo, a neprepustil synov Izraelových, tak ako to hovoril Hospodin skrze Mojžiša.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.És kemény maradt a Faraó szíve, és nem bocsátá el az Izráel fiait, a mint megmondotta vala az Úr Mózes által.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.Faraos Hjerte blev forhærdet, så at han ikke lod Israeliterne rejse, således som HERREN havde sagt ved Moses.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.In otrdilo se je srce Faraonovo, in ni izpustil sinov Izraelovih, kakor je bil govoril GOSPOD po Mojzesu.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.I zatwardziało serce Faraonowe, i nie wypuścił synów Izraelskich, jako był powiedział Pan przez Mojżesza.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.I zsililo se srdce Faraonovo, a nepropustil synů Izraelských, tak jakž byl mluvil Hospodin skrze Mojžíše.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.바로의 마음이 강퍅하여 이스라엘 자손을 보내지 아니하였으니 여호와께서 모세에게 말씀하심과 같더라
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.Niin faraon sydän paatui, eikä hän päästänyt israelilaisia, niinkuin Herra oli Mooseksen kautta sanonutkin.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.Så förblev Faraos hjärta förstockat, och han släppte icke Israels barn, såsom HERREN hade sagt genom Mose.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.Seperti yang sudah dikatakan TUHAN melalui Musa, raja tidak mau mengizinkan orang Israel pergi
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.Vậy Pha-ra-ôn cứng lòng, không tha dân Y-sơ-ra-ên đi, y như lời Ðức Giê-hô-va đã cậy Môi-se mà phán.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.Vậy_Pha - ra-ôn cứng lòng , không tha dân Y-sơ-ra-ên đi , y_như lời Ðức_Giê - hô-va đã cậy Môi-se mà phán .
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.Και εσκληρυνθη η καρδια του Φαραω και δεν εξαπεστειλε τους υιους Ισραηλ, καθως ελαλησε Κυριος δια του Μωυσεως.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.И ожесточилось сердце фараона, и он не отпустил сынов Израилевых, как и говорил Господь чрез Моисея.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.Сърцето на Фараона се зекорави, и той не пусна израилтяните, според както Господ бе говорил чрез Моисея.
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.ויחזק לב פרעה ולא שלח את בני ישראל כאשר דבר יהוה ביד משה׃
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.فاشتدّ قلب فرعون فلم يطلق بني اسرائيل كما تكلم الرب عن يد موسى
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.法 老 的 心 剛 硬 、 不 容 以 色 列 人 去 、 正 如 耶 和 華 藉 著 摩 西 所 說 的
RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.法老 的 心剛硬 、 不 容 以色列人 去 、 正如 耶和華 藉著 摩西 所 說的
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Aber der HERR verstockte das Herz Pharaos, daß er sie nicht hörte, wie denn der HERR gesagt hatte.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Ale Hospodin zatvrdil srdce faraonovo, a neposlúchol ich, tak ako hovoril Hospodin Mojžišovi.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.De az Úr megkeményíté a Faraó szívét, és nem hallgata reájok, a mint megmondotta vala az Úr Mózesnek.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.GOSPOD pa je otrdil srce Faraonovo in ni ju slušal, kakor je bil govoril GOSPOD Mojzesu.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.I zatwardził Pan serce Faraonowe, i nie usłuchał ich, jako był powiedział Pan Mojżeszowi.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.I zsilil Hospodin srdce Faraonovo, a neposlechl jich, tak jakž byl mluvil Hospodin k Mojžíšovi.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.그러나 여호와께서 바로의 마음을 강퍅케 하셨으므로 그들을 듣지 아니하였으니 여호와께서 모세에게 말씀하심과 같더라
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Mas o Senhor endureceu o coração de Faraó, e este não os ouviu, como o Senhor tinha dito a Moisés.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Men HERREN forhærdede Faraos Hjerte, så han ikke hørte på dem, således som HERREN havde sagt til Moses.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Men Herren forherdet Faraos hjerte, så han ikke hørte på dem, således som Herren hadde sagt til Moses
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Men HERREN förstockade Faraos hjärta, så att han icke hörde på dem, såsom HERREN hade sagt till Mose.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Mutta Herra paadutti faraon sydämen, niin ettei hän kuullut heitä, niinkuin Herra oli sanonutkin Moosekselle.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Pero Jehovah endureció el corazón del faraón. Y éste no los escuchó, tal como Jehovah lo había dicho a Moisés