Ana içeriğe geç
Sözlük

inatçılık ile cümle

inatçılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnatçılıklarını sürdürüyorlar.They continue being stubborn.
İnatçılık etme.Stop being stubborn.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Pharaoh hardened his heart this time also, and he didn't let the people go.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Blessed is the man who always fears; but one who hardens his heart falls into trouble.
SDP konferansında Coviç, delegeleri "İnatçılık yapamayız."We cannot be stubborn.
Burada niyetim körü körüne inatçılık yapmak değil ama nihayetinde ısrarcıyım.Я не то чтобы упрямая, но настойчивая.
Buradaki ısrarcı tavrımın kuru inatçılık olarak değerlendirilmemesi gerekir.Я не то чтобы упрямая, но настойчивая.
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.그러나 바로가 숨을 통할 수 있음을 볼 때에 그 마음을 완강케 하여 그들을 듣지 아니하였으니 여호와의 말씀과 같더라
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Mas vendo Faraó que havia descanso, endureceu o seu coração, e não os ouviu, como o Senhor tinha dito.
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.И увидел фараон, что сделалось облегчение, и ожесточил сердце свое, и не послушал их, как и говорил Господь.
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.וירא פרעה כי היתה הרוחה והכבד את לבו ולא שמע אלהם כאשר דבר יהוה׃
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.فلما رأى فرعون انه قد حصل الفرج اغلظ قلبه ولم يسمع لهما كما تكلم الرب
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.但 法 老 見 災 禍 鬆 緩 、 就 硬 著 心 不 肯 聽 他 們 、 正 如 耶 和 華 所 說 的
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.但 法老 見災禍鬆緩 、 就 硬 著 心不肯聽 他 們 、 正如 耶和華 所 說的
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?Även tills igår, så var han envis och sa att han inte skulle göra det... varför helt plötsligt....?
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?Až do včerajška bol tvrdohlavý a hovoril, že nepôjde... ... prečo tak zrazu...?
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?Cho đến hôm qua, nó vẫn bướng bỉnh nói không thi... Sao tự nhiên...?
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?Fino a ieri, è stato testardo e diceva che non avrebbe fatto il test... perchè così all'improvviso...?
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?Jeszcze wczoraj nie chciał podejść do tego testu... czemu tak z nienacka...?
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?Jusqu'à hier, il restait buté disant qu'il n'irait pas... Pourquoi tout à coup ?
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?Pana ieri a fost incapatanat si spunea ca nu se va duce... de ce asa dintr-o data...?
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?Ακόμα και χθες, ήταν πεισματάρης και έλεγε ότι δεν θα το κάνει... γιατί όλο με μιας...;
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?До вчера упорито се съпротивляваше и не искаше да отиде на изпита... защо така внезапно...?
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?Ещё вчера он противился и не хотел идти на экзамен... Отчего такие изменения...?
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?עד אתמול הוא היה עקשן כמו פרד ואמר שלא יעשה תמבחן מה קרה פתאום?
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?إلى الأمس , ضل عنيد و يقول لن أخذه لماذا كل هذه الأحداث ؟
Düne kadar inatçılık ediyordu ve girmeyeceğini söylüyordu. neden aniden...?急にどうしたのかしら? 不安だな
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Beato l'uomo che teme sempre, chi indurisce il cuore cadrà nel male
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Bienaventurado el hombre que siempre teme, pero el que endurece su corazón caerá en el mal
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Blagor človeku, ki je v strahu vedno, kdor pa zakrkne srce svoje, zvrne se v nesrečo.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Blahoslavený člověk, kterýž se strachuje vždycky; ale kdož zatvrzuje srdce své, upadne ve zlé.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Blahoslavený človek, ktorý sa vždycky strachuje; ale ten, kto zatvrdzuje svoje srdce, padne do zlého.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Błogosławiony człowiek, który się zawsze boi; ale kto zatwardza serce swoje, wpada w złe.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Boldog ember, a ki szüntelen retteg; a ki pedig megkeményíti az õ szívét, bajba esik.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Feliz é o homem que teme ao Senhor continuamente; mas o que endurece o seu coração virá a cair no mal.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Ferice de omul care se teme necontenit, dar cel ce-şi împietreşte inima cade în nenorocire. -
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Gelukkig is hij die ontzag heeft voor de HERE; maar wie opstandig blijft, wordt in het verderf gestort.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Hormatilah TUHAN selalu, maka engkau akan bahagia. Jika engkau melawan Dia, engkau mendapat celaka
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.항상 경외하는 자는 복되거니와 마음을 강퍅하게 하는 자는 재앙에 빠지리라
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Người nào hằng kính sợ luôn luôn lấy làm có phước thay; Còn ai cứng lòng mình sẽ sa vào tai nạn.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Người nào hằng kính sợ luôn_luôn lấy_làm có phước thay ; Còn ai cứng lòng mình sẽ sa vào tai_nạn .
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Salig er det menneske som alltid frykter; men den som forherder sitt hjerte, faller i ulykke.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Saligt det Menneske, som altid ængstes, men forhærder man sit Hjerte, falder man i Ulykke.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Säll är den människa som ständigt tager sig till vara; men den som förhärdar sitt hjärta, han faller i olycka.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Wohl dem, der sich allewege fürchtet; wer aber sein Herz verhärtet, wird in Unglück fallen.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Μακαριος ο ανθρωπος ο φοβουμενος παντοτε οστις ομως σκληρυνει την καρδιαν αυτου, θελει πεσει εις συμφοραν.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Блажен оня човек, който се бои винаги, А който закоравява сърцето си ще падне в бедствие.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Блажен человек, который всегда пребывает в благоговении; а кто ожесточает сердце свое, тот попадет в беду.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.אשרי אדם מפחד תמיד ומקשה לבו יפול ברעה׃
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.طوبى للانسان المتقي دائما. اما المقسي قلبه فيسقط في الشر.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.常 存 敬 畏 的 、 便 為 有 福 . 心 存 剛 硬 的 、 必 陷 在 禍 患 裡
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.常 存 敬畏 的 、 便為 有福 . 心存剛 硬的 、 必 陷 在 禍患裡
İnatçılık etme. Bir daha söylüyorum... ...yetimhaneye gidemezsin.توقفي عن عنادك..وسأكررها مرة اخرى
İnatçılık etme.Ne legyél önfejű.
İnatçılık etme.Μην είσαι τόσο ξεροκέφαλη.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.8:27 Aber Pharao verhärtete sein Herz auch dieses Mal und ließ das Volk nicht.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.(8:28) Mais Pharaon, cette fois encore, endurcit son coeur, et il ne laissa point aller le peuple.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Ale faraon zatvrdil svoje srdce i tento raz a neprepustil ľudu.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Ale Farao ztížil srdce své také i tehdáž, a nepropustil lidu.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Ali Faraon je zakrknil srce svoje tudi takrat in ni izpustil ljudstva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod