Ana içeriğe geç
Sözlük

inanmayan ile cümle

inanmayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
MÖ 3. yüzyılda yaşamış olan Teodorus ve Straton da Tanrı’nın varlığına inanmayan filozoflardı.Kr. grčki filozofi Teodor Bezbožnik i Straton nisu vjerovali u postojanje bogova.
İnanmayan cinlerin sayısının daha fazla olduğu düşünülür.Naopak narastá počet obyvateľov bez vyznania.
Hiçbir şeye inanmayan ve hiç kimseye güvenmeyen bir kişidir.Izobčen bodi, kdor veruje drugače.
MÖ 3. yüzyılda yaşamış olan Teodorus ve Straton da Tanrı’nın varlığına inanmayan filozoflardı.3. sajandil e.Kr filosoofid Theodorus ja Lamsacuse Strato ei uskunud samuti jumalate olemasollu.
Cambridge Üniversitesi Press ^ "Mozart'a inanmayan başpiskopos ve Apollon".Uppsala Ülikooli publikatsioonisarjade "Ursus" ja Opuscula Uralica" toimetajaid.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.A kik azonban a zsidók közül nem hivének, felindíták és megharagíták a pogányoknak lelkét az atyafiak ellen.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Ale kteříž z Židů nepovolní byli, ti zbouřili a zdráždili mysli pohanů proti bratřím.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Ale Židia, ktorí neposlúchali, vzbúrili a rozdráždili duše pohanov proti bratom.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Dar Iudeii cari n'au crezut, au întărîtat şi au răzvrătit sufletele Neamurilor împotriva fraţilor.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Die ungläubigen Juden aber erweckten und entrüsteten die Seelen der Heiden wider die Brüder.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.그러나 순종치 아니하는 유대인들이 이방인들의 마음을 선동하여 형제들에게 악감을 품게 하거늘
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Lecz Żydowie, którzy nie uwierzyli, podburzyli i zajątrzyli serca pogan przeciwko braciom.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Ma i Giudei rimasti increduli eccitarono e inasprirono gli animi dei pagani contro i fratelli
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Mais ceux des Juifs qui ne crurent point excitèrent et aigrirent les esprits des païens contre les frères.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Mas os judeus incrédulos excitaram e irritaram os ânimos dos gentios contra os irmãos.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Men de jøder som ikke vilde tro, opegget hedningenes sinn og satte ondt i dem mot brødrene.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Men de Jøder, som vare genstridige, ophidsede Hedningernes Sind og satte ondt i dem imod Brødrene.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.men de judar som voro ohörsamma retade upp hedningarna och väckte deras förbittring mot bröderna.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Mutta ne juutalaiset, jotka eivät uskoneet, yllyttivät ja kiihdyttivät pakanain mieltä veljiä vastaan.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Pero los judíos que no creyeron incitaron y malearon el ánimo de los gentiles en contra de los hermanos
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Song những người Giu-đa chưa chịu tin thì xui giục và khêu chọc lòng người ngoại nghịch cùng anh em.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Song những người Giu-đa chưa chịu tin thì xui_giục và khêu chọc lòng người ngoại nghịch cùng anh_em .
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Tisti Judje pa, ki niso verovali, naščujejo in nahujskajo duše poganov zoper brate.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Οσοι δε Ιουδαιοι δεν επειθοντο παρωξυναν και διεστρεψαν τας ψυχας των εθνικων κατα των αδελφων.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.А неверующие Иудеи возбудили и раздражили против братьев сердца язычников.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.А непокорните на Божието учение юдеи подбудиха и раздразниха духовете на езичниците против братята.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Невірні ж Жиди підіймали й озлобляди душі поган на братів.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.אך היהודים אשר לא האמינו עוררו והכעיסו את נפשות הגוים על האחים׃
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.‎ولكن اليهود غير المؤمنين غرّوا وافسدوا نفوس الامم على الاخوة.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.但 那 不 順 從 的 猶 太 人 、 聳 動 外 邦 人 、 叫 他 們 心 裡 惱 恨 弟 兄
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.但 那 不 順從 的 猶太人 、 聳動 外邦人 、 叫 他 們心裡惱 恨 弟兄
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Chúng tôi nhìn nhau và không thể tin được là chúng tôi đã làm được điều đó.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Ci siamo guardati increduli, incapaci di realizzare quello che avevamo appena compiuto.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Hitetlenkedve néztünk össze, hogy mit teljesítettünk.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Kami saling memandang dengan tatapan tidak percaya dengan apa yang baru saja kami selesaikan.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.우리는 우리가 방금 무엇을 해낸 것인지 믿기지 않는다는 표정으로 서로를 쳐다봤죠.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Ne uitam unul la celălalt cu aceste priviri de neîncredere în ceea ce tocmai am terminat.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Nos miramos el uno al otro con esas pintas de incredulidad ante lo que acabábamos de conseguir.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Nous nous sommes regardés sans arriver à réaliser ce que nous venions d'accomplir.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Olhámos uns para os outros com um olhar incrédulo perante o que acabáramos de completar.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Podívali jsme se na sebe a nemohli jsme uvěřit, co jsme zrovna dokázali.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Spoglądaliśmy na siebie z niedowierzaniem, że właśnie osiągnęliśmy nasz cel.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.We keken naar elkaar met zo een blik van ongeloof van wat we juist hadden verwezelijkt.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Wir sahen einander an mit diesen Blicken voller Unglaube, dass wir es fertiggebracht hatten.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Αλληλοκοιταχτήκαμε με εκείνα τα βλέμματα δυσπιστίας για το τι μόλις είχαμε καταφέρει.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Ми перезирнулися. Не могли повірити, що ми тільки-що зробили.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Мы смотрели друг на друга и не верили, что наконец-то дошли до цели.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.Споглеждахме се един други, с погледи, изразяващи недоверие, от това което бяхме постигнали току-що.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.הסתכלנו אחד על השני עם המבטים האלה של חוסר אמון במה שכרגע עשינו.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.و نظرنا الى بعض بنظرات عدم التصديق لما انجزناه
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.成し遂げたことが全く信じられませんでした そして彼らを見て思い出します
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.A ak tomu ľudia neveria, mali by chodiť častejšie von.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.Dan saya rasa jika orang tidak percaya, mereka harus keluar lebih sering.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.En als mensen het niet geloven, zouden ze wat meer naar buiten moeten gaan.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.E penso che coloro che non ci credono, dovrebbero uscire di più.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.És aki nem hiszik, azoknak többet kellene kimozdulni.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.In mislim, da če ljudje tega ne verjamejo, naj malo več hodijo ven.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.Jeśli ktoś w to nie wierzy to powinien częściej wychodzić z domu.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm. (Kahkahalar)A já myslím, že pokud tomu lidé nevěří, měli by více chodit ven. -
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm. (Kahkahalar)Et si les gens ne le croient pas, ils devraient sortir davantage (Rires)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod