Artık bilim ve din arasında beş sene önce gözlerimle görsem inanmayacağım bir dostluk anlaşması söz konusu.5년전엔 상상할 수도 없었던 과학계와 종교계의 화해가 이루어지고 있습니다. 종교계에서
Artık bilim ve din arasında beş sene önce gözlerimle görsem inanmayacağım bir dostluk anlaşması söz konusu.אנחנו רואים הסכמה ידידותית בין מדע לדת שלפני חמש שנים לא הייתי מאמין שתהיה אפשרית, כשהקהילה האוונגליסטית
Artık bilim ve din arasında beş sene önce gözlerimle görsem inanmayacağım bir dostluk anlaşması söz konusu.أننا نشهد الوفاق الودي بين العلم والدين قبل الخمس سنوات وسوف لا يكون اعتقدت، كالطائفة الإنجيلية
Artık bilim ve din arasında beş sene önce gözlerimle görsem inanmayacağım bir dostluk anlaşması söz konusu.信じることが出来なかったでしょう 教会のコミュニティーが 地球温暖化の危機的状況を 理解してきてくれたのです
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Além disso ela começou a acreditar que ele sabia de tudo no mundo sobre flores.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Anche lei cominciò a credere che sapeva ogni cosa nel mondo dei fiori.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Auch sie fing an zu glauben, dass er alles in der Welt über Blumen kannte.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Aussi elle a commencé à croire qu'il savait tout dans le monde sur les fleurs.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.De asemenea, ea a început să creadă că el ştia tot în lume despre flori.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Is kezdte elhinni, hogy ő mindent tud a világon a virágokat.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Juga ia mulai percaya bahwa ia tahu segala sesuatu di dunia tentang bunga.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.또한 그녀는 그가 꽃에 대한 세상의 모든것을 안다고 생각하기 시작했다.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Lisäksi hän alkoi uskoa, että hän tiesi kaiken maailman noin kukkia.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Ngoài ra, cô bắt đầu tin rằng ông biết tất cả mọi thứ trong thế giới về hoa.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Också hon började tro att han visste allt i världen om blommor.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Også hun begyndte at tro, at han vidste alt i verden om blomster.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Ook begon ze te geloven dat hij alles in de wereld over bloemen wist.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Prav tako je začela verjeti, da je vedel vse, kar je na svetu okoli rože.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Również zaczęła wierzyć, że wiedział wszystko na świecie o kwiatach.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Také začala věřit, že ví všechno na světě o květiny.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.También comenzó a creer que él sabía que todo en el mundo de las flores.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Tiež začala veriť, že vie všetko na svete o kvety.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Επίσης, άρχισε να πιστεύει ότι ήξερε τα πάντα στον κόσμο για τα λουλούδια.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Крім того, вона почала вірити, що він знав усе, що в світі про квіти.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Кроме того, она начала верить, что он знал все, что в мире о цветах.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.Освен това тя започна да вярва, че той знаеше всичко в света за цветя.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.כמו כן, היא החלה להאמין כי הוא ידע כל דבר בעולם על פרחים.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.وبدأت أيضا إنها تدعو للاعتقاد بأنه يعرف كل شيء في العالم حول الزهور.
Ayrıca o, o çiçeklerle ilgili dünya her şeyi biliyordu inanmaya başladı.ラウンド秘密の庭に湾曲し、ゲートで終了した月桂樹ヘッジ散歩があった
Bana inanmayacaksın.Bạn vẫn không tin tưởng tôi.
Bana inanmayacaksın.Je zal me niet geloven
Bana inanmayacaksın.날 안믿을껄
Bana inanmayacaksın.Nie uwierzycie mi.
Bana inanmayacaksın.No me creerán.
Bana inanmayacaksın.Non mi crederete.
Bana inanmayacaksın.Nu o sa ma credeti.
Bana inanmayacaksın.Sie werden mir nicht glauben.
Bana inanmayacaksın.Vous ne me croirez pas.
Bana inanmayacaksın.Δεν θα με πιστέψετε.
Bana inanmayacaksın.Вы не поверите мне.
Bana inanmayacaksın.Няма да ми повярвате.
Bana inanmayacaksın.לא תאמינו לי.
Bana inanmayacaksın.لن تصدقوني.♪♫♪
Bana inanmayacaksın.あなた方が目にしているのは ガレージで唯一の友である
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Allez sur le site web. Prenez connaissance des résultats des audits.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Anda tidak perlu percaya pada saya. Anda tidak seharusnya percaya pada saya.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Bạn không cần tin tôi. Bạn không nên tin tôi.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Bekijk de uitkomsten van inspectieverslagen.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.여러분이 저를 신뢰할 필요는 없습니다. 저를 믿어서는 안됩니다.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Leiam os resultados das auditorias.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Nem kell elhinniük. Nem is szabad elhinniük.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Nemusíte mi veriť. Nemali by ste mi veriť.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Nie musicie mi wierzyć. Nie powinniście.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.No deberían creerme. Vayan al sitio web.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Non dovete credermi. Non dovreste credermi.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Sie brauchen mir nicht zu glauben, sie sollten mir nicht glauben.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Uitaţi-vă la rezultatele auditului.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Ви можете мені не вірити. Ви не повинні мені вірити.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Вы не обязаны верить мне. Не следует мне верить на слово.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Отидете на сайта. Погледнете докладите.