Hem Yahudileri hem de Grekleri, tövbe edip Tanrıya dönmeye ve Rabbimiz İsaya inanmaya çağırdım.Świadectwo wydawając i Żydom, i Grekom o pokucie ku Bogu i o wierze w Pana naszego Jezusa Chrystusa.
Hem Yahudileri hem de Grekleri, tövbe edip Tanrıya dönmeye ve Rabbimiz İsaya inanmaya çağırdım.testificando, tanto a judeus como a gregos, o arrependimento para com Deus e a fé em nosso Senhor Jesus.
Hem Yahudileri hem de Grekleri, tövbe edip Tanrıya dönmeye ve Rabbimiz İsaya inanmaya çağırdım.возвещая Иудеям и Еллинам покаяние пред Богом и веру в Господа нашего Иисуса Христа.
Hem Yahudileri hem de Grekleri, tövbe edip Tanrıya dönmeye ve Rabbimiz İsaya inanmaya çağırdım.освен че Светият Дух ми свидетелствува във всеки град, казвайки, че вързвания и скърби ме очакват.
Hem Yahudileri hem de Grekleri, tövbe edip Tanrıya dönmeye ve Rabbimiz İsaya inanmaya çağırdım.сьвідкуючи й Жидам і Єленянам покаянне перед Богом і віру в Господа нашого Ісуса Христа.
Hem Yahudileri hem de Grekleri, tövbe edip Tanrıya dönmeye ve Rabbimiz İsaya inanmaya çağırdım.ואעיד ליהודים וליונים את התשובה לאלהים ואת האמונה באדנינו ישוע המשיח׃
Hem Yahudileri hem de Grekleri, tövbe edip Tanrıya dönmeye ve Rabbimiz İsaya inanmaya çağırdım.شاهدا لليهود واليونانيين بالتوبة الى الله والايمان الذي بربنا يسوع المسيح.
Hem Yahudileri hem de Grekleri, tövbe edip Tanrıya dönmeye ve Rabbimiz İsaya inanmaya çağırdım.又 對 猶 太 人 、 和 希 利 尼 人 、 證 明 當 向 神 悔 改 、 信 靠 我 主 耶 穌 基 督
Hem Yahudileri hem de Grekleri, tövbe edip Tanrıya dönmeye ve Rabbimiz İsaya inanmaya çağırdım.又 對猶 太 人 、 和 希利尼人 、 證明 當 向 神 悔改 、 信 靠 我 主 耶穌基督
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, các anh sẽ không thể tin được... Nhưng chiếc Armadillo thứ 2 đã đến.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.'Houston! Das glaubt ihr nicht! 'Der zweite Armadillo ist gerade hier angekommen!'
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, det är otroligt! Den andra bältan har kommit!
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houstone, nebudete tomu věřit. Objevil se druhý Pásovec.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, Kau takkan percayakan ini, Tapi Armadillo kedua tiba.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, não vão acreditar nisto. O Armadillo... o outro... acaba de chegar!
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, ne boste verjeli. Drugi Armadillo je prispel.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, nie uwierzycie, znalazł się drugi "Pancernik".
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, no lo van a creer, pero el otro Armadillo ha llegado.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, non ci crederete. L 'altro Armadillo č appena arrivato!
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, ongelooflijk. De andere Armadillo is hier.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, tämä on uskomatonta! Toinen Armadillo saapui!
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Χιούστον, δεν θα το πιστέψετε, αλλά ήρθε το άλλο "Αρμαντίλο".
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Хюстън, няма да повярвате! Пристигна другото Армадило.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Хюстън, няма да повярвате! Пристигна другото Армадило.
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.هيوستن لن تصدق هذا لكن المدرعة الثانية وصلت
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceCementerio aconfesionalfinés
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceCimetière des non-religieuxfinnois
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceKonfessionslös begravningsplatsfinska
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceTunnustukseton hautausmaasuomi
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceКладбища для лиц, не принадлежащих ни к какой конфессиифинский
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceمقبرة اللادينيين أي الملحدينالفنلندية
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFince无宗教信仰者墓地芬兰语
İnanmayacaksınız ama öyle ülkeler var ki bulunulacak en cazip yer alışveriş merkezleri değil, okullar.시간을 보내고 싶은 가장 매력적인 공간이 쇼핑 센터가 아니라 학교인 나라들이 존재한다는 점입니다.
İnanmayacaksınız ama öyle ülkeler var ki bulunulacak en cazip yer alışveriş merkezleri değil, okullar.Não vão acreditar, mas há países em que o melhor lugar para estar não é o centro comercial, mas a escola.
İnanmayacaksınız ama öyle ülkeler var ki bulunulacak en cazip yer alışveriş merkezleri değil, okullar.Nem fogják elhinni, de vannak olyan országok, ahol a legvonzóbb hely nem a bevásárlóközpont, hanem az iskola.
İnanmayacaksınız ama öyle ülkeler var ki bulunulacak en cazip yer alışveriş merkezleri değil, okullar.No lo creerán, pero hay países en los que es más atractivo ir a la escuela que al centro comercial.
İnanmayacaksınız ama öyle ülkeler var ki bulunulacak en cazip yer alışveriş merkezleri değil, okullar.Nu o să credeți, dar sunt țări în care locul cel mai atrăgător nu este mall-ul, ci școala.
İnanmayacaksınız ama öyle ülkeler var ki bulunulacak en cazip yer alışveriş merkezleri değil, okullar.Ви не повірите, але існують країни, в яких найпривабливішим місцем перебуванням є не торговий центр, а школа.
İnanmayacaksınız ama öyle ülkeler var ki bulunulacak en cazip yer alışveriş merkezleri değil, okullar.Вы не поверите, но есть страны, в которых самым привлекательным местом является не торговый центр, а школа.
İnanmayacaksınız ama öyle ülkeler var ki bulunulacak en cazip yer alışveriş merkezleri değil, okullar.אך יש מדינות בהן המקום המושך ביותר להימצא בו איננו הקניון אלא בית-הספר.
İnanmayacaksınız ama öyle ülkeler var ki bulunulacak en cazip yer alışveriş merkezleri değil, okullar.هناك بعض البلدان حيث تعتبر المدرسة أكثر تسلية من مركز التسوق.
İnanmayacaksınız ama öyle ülkeler var ki bulunulacak en cazip yer alışveriş merkezleri değil, okullar.学校だという国があるのです 本当の話です
-İnanmayanı dışlamak gerekir. -Dışlaaaa -Dışşşşşlaaaaaaşa Tabii...Shun el no creyente, shunnn, shunnnnnah sí roaaar
-İnanmayanı dışlamak gerekir.불신자 타도
-İnanmayanı dışlamak gerekir.Это буквально говорится 7 раз х равна 14.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.A keď už s nimi nebeháte, aby ste tak prostopašili jako oni, divia sa tomu a rúhajú sa,
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.A mi miatt csudálkoznak, hogy nem futtok velök együtt a kicsapongásnak ugyanabba az áradatába, szitkozódván.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Das befremdet sie, daß ihr nicht mit ihnen laufet in dasselbe wüste, unordentliche Wesen, und sie lästern;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Deaceea se miră ei că nu alergaţi împreună cu ei la acelaş potop de desfrîu, şi vă batjocoresc.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.derfor undrer de sig når I ikke renner med dem ut i den samme strøm av ryggesløshet, og spotter eder;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.E acham estranho não correrdes com eles no mesmo desenfreamento de dissolução, blasfemando de vós;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Họ thấy anh em chẳng cùng họ theo sự dâm dật bậy bạ ấy, thì họ lấy làm lạ và gièm chê.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Họ thấy anh_em chẳng cùng họ theo sự dâm_dật bậy_bạ ấy , thì họ lấy_làm lạ và gièm chê .
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.hvorfor de forundre sig og spotte, når I ikke løbe med til den samme Ryggesløshedens Pøl;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.이러므로 너희가 저희와 함께 그런 극한 방탕에 달음질하지 아니하는 것을 저희가 이상히 여겨 비방하나
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Przetoż, że się wy z nimi nie schadzacie na taką zbyteczną rozpustę, zda się im rzeczą obcą i bluźnią to.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Sentähden he oudoksuvat sitä, ettette juokse heidän mukanansa samaan riettauden lätäkköön, ja herjaavat.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.varför de ock förundra sig och smäda eder, då I nu icke löpen med till samma liderlighetens pöl.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.zato se jim zdi čudno, da ne letate ž njimi v isto razuzdanost nezmernosti, in vas obrekujejo.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.почему они и дивятся, что вы не участвуете с ними втом же распутстве, и злословят вас.