Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.Und ich denke, wenn Leute nicht daran glauben, sollten sie öfter mal vor die Tür gehen.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.Y creo que si la gente no lo cree, deberían salir más.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.Και πιστεύω πως αυτοί που δεν το πιστεύουν, θα έπρεπε να βγαίνουν έξω περισσότερο .
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.И мисля, че ако някой не го вярва, трябва да излиза по-често.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.І я гадаю, що якщо люди не вірять цьому, їм варто частіше виходити надвір.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.ואני חושב שאם אנשים אינם מאמינים לזה, עליהם לצאת יותר.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.وأعتقد أن هناك أناس لا يصدقون ذلك، ينبغي على أولئك الخروج أكثر من البيت
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.(笑)
Büyük sözler veriyoruz. Dünyayı değiştireceğimize inanmaya çağırıyoruz.우리는 위대한 뭔가를 약속한다, 우리는 이것을 전파한다,
Büyük sözler veriyoruz. Dünyayı değiştireceğimize inanmaya çağırıyoruz.Prometemos algo grandioso, lo evangelizamos,
Büyük sözler veriyoruz. Dünyayı değiştireceğimize inanmaya çağırıyoruz.Wir versprechen etwas bedeutendes, verbreiten die frohe Kunde, wir werden die Welt verändern.
Büyük sözler veriyoruz. Dünyayı değiştireceğimize inanmaya çağırıyoruz.Мы обещаем нечто великое, пропагандируем его, хотим изменить мир.
Büyük sözler veriyoruz. Dünyayı değiştireceğimize inanmaya çağırıyoruz.אנחנו מבטיחים משהו גדול, אנו מטיפים לכך
Büyük sözler veriyoruz. Dünyayı değiştireceğimize inanmaya çağırıyoruz.اذ أننا نبشر بالوعود الرائعة ، ثم ندعوا لها،
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Albowiem dla imienia jego wyszli, nic nie wziąwszy od pogan.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Ấy vì danh Ðức Chúa Jêsus Christ mà các anh em ra đi, và không nhận lãnh vật chi của người ngoại hết.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Ấy vì danh Ðức_Chúa_Jêsus_Christ mà các anh_em ra_đi , và không nhận lãnh vật chi của người ngoại hết .
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.căci au plecat pentru dragostea Numelui Lui, fără să primească ceva dela Neamuri.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Car c`est pour le nom de Jésus Christ qu`ils sont partis, sans rien recevoir des païens.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Denn um seines Namens willen sind sie ausgezogen und nehmen von den Heiden nichts.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.for det var for hans navns skyld de drog ut, og av hedningene tar de ikke imot noget.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Kajti zaradi imena njegovega so šli na pot, ničesar ne jemajoč od poganov.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.이는 저희가 주의 이름을 위하여 나가서 이방인에게 아무 것도 받지 아니함이라
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Lebo vyšli za jeho meno neberúc ničoho od pohanov.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Mert az õ nevéért mentek ki, semmit sem fogadván el a pogányoktól;
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Neboť jsou pro jméno jeho vyšli, a nic nevzali od pohanů.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.perché sono partiti per amore del nome di Cristo, senza accettare nulla dai pagani
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.porque partieron por amor del Nombre, sin tomar nada de los gentiles
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.porque por amor do Nome saíram, sem nada aceitar dos gentios.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Sillä hänen nimensä tähden he ovat matkalle lähteneet eivätkä ota pakanoilta mitään.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Thi for Navnets Skyld ere de dragne ud, uden at tage noget at Hedningerne.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Ty för hans namns skull hava de dragit åstad, utan att hava tagit emot något av hedningarna.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Zij zijn op reis gegaan terwille van de Here en nemen niets aan van mensen die niet in Hem geloven.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Διοτι υπερ του ονοματος αυτου εξηλθον, χωρις να λαμβανωσι μηδεν απο των εθνων.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Вони бо ради імени Його вийшли, нїчого не прийнявши від поган;
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.ибо они ради имени Его пошли, не взяв ничего от язычников.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.Милост, мир и любов да ви се умножат.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.כי בעבור שמו יצאו ולא לקחו מאומה מן הגוים׃
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.لانهم من اجل اسمه خرجوا وهم لا يأخذون شيئا من الامم.
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.因 他 們 是 為 主 的 名 〔 原 文 作 那 名 〕 出 外 、 對 於 外 邦 人 一 無 所 取
Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesihin adı uğruna yola çıktılar.因 他 們是 為主 的 名 〔 原文 作 那 名 〕 出外 、 對於 外邦人 一 無 所取
Çünkü yukarıdaki uçabileceğine inanmayan penguenlerdenseniz, hiçbir zaman uçamayacaksınız.Jeśli jesteś pingwinem pesymistą, który nie wierzy, że umie latać, na pewno ci się nie uda.
Çünkü yukarıdaki uçabileceğine inanmayan penguenlerdenseniz, hiçbir zaman uçamayacaksınız.여러분들이 여기 만화 같은 날수 있다는 것을 믿지 않는 펭귄들이라면, 여러분은 결코 날수 없습니다.
Çünkü yukarıdaki uçabileceğine inanmayan penguenlerdenseniz, hiçbir zaman uçamayacaksınız.Porque se formos um destes pinguins pessimistas que não acredita que possa voar, certamente não o faremos.
Çünkü yukarıdaki uçabileceğine inanmayan penguenlerdenseniz, hiçbir zaman uçamayacaksınız.Если вы — пессимистичный пингвин, который не верит в то, что сможет летать, то вы и не полетите никогда.
Çünkü yukarıdaki uçabileceğine inanmayan penguenlerdenseniz, hiçbir zaman uçamayacaksınız.מכיוון שאם אתם אחד מהפינגווינים הפסימיים כאן שפשוט לא מאמינים שהם יכולים לעוף, אתם בטוח לא תעופו.
Çünkü yukarıdaki uçabileceğine inanmayan penguenlerdenseniz, hiçbir zaman uçamayacaksınız.لأنّك لو كنت أحد تلك البطاريق المتشائمة الذي لا يكاد يصدّق أنها لا تطير، فبالتأكيد لن تستطيع ذلك أبدًا.
Çünkü yukarıdaki uçabileceğine inanmayan penguenlerdenseniz, hiçbir zaman uçamayacaksınız.飛べないと信じ込んでいるのであれば 絶対に飛ぶことはないでしょう なぜならば いかなる進歩を実現するのにも
- değerlerimizin evrenselliğine inanmaya ortaklık ediyoruz - radikallerle.우리 가치의 보편성의 믿음을 관련시키기 때문입니다
- değerlerimizin evrenselliğine inanmaya ortaklık ediyoruz - radikallerle.-συσχετίζουμε την πίστη στην καθολικότητα των αξιών μας-, με εξτρεμιστές.
- değerlerimizin evrenselliğine inanmaya ortaklık ediyoruz - radikallerle.אנו מקשרים את האמונה באוניברסליות של ערכינו עם הקיצוניים.
- değerlerimizin evrenselliğine inanmaya ortaklık ediyoruz - radikallerle.أننا نقترن بإعتناق عولمة قيمنا -- مع المتطرفين .
- değerlerimizin evrenselliğine inanmaya ortaklık ediyoruz - radikallerle.原理主義を想起させるからです 一方で 人権について語る時は常に
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Jedním ze nejběžnějších způsobů dělení světa je na ty kdo věří a ty kdo nevěří. Na věřící a ateisty.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Jednym z najprostszych podziałów świata jest ten na wierzących i niewierzących, ludzi religijnych i ateistów.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.세상을 둘로 나누는 가장 통상적인 방법의 하나는 믿는 사람과 믿지 않는 사람
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Una de las formas más comunes de dividir al mundo es en creyentes y no creyentes, en religiosos y ateos.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Un mod obișnuit de a împărţi lumea este în cei ce cred şi cei care nu cred -- în credincioşi şi atei.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.אחת הדרכים השכיחות ביותר לחלוקת העולם היא לאלו המאמינים ואלו שלא --
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.احد الاساليب المعتادة لتقسيم العالم هو الى قسم المؤمنين واولئك غير المؤمنين --