Ana içeriğe geç
Sözlük

inanmaya ile cümle

inanmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bize asla inanmayacak.Er wurde uns nicht glauben.
Bize asla inanmayacak.Il ne va jamais nous croire.
Bize asla inanmayacak.Non ci credera' mai.
Bize asla inanmayacak.Δε θα μας πιστέψει ποτέ.
Bize asla inanmayacak.Он не станет нас слушать.
Bize asla inanmayacak.幸いネルソンには妄想癖はないだろうし
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.E voi forse non credete che arriviamo all'illuminazione nell'arco di una vita, ma è così".
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Jullie geloven misschien niet dat we verlichting bereiken in één leven, maar dat doen we wel.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.당신들은 우리가 생전에 깨우침을 얻는다는 걸 못 믿을지도 모르지만, 이건 진짜예요."
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Lehet, hogy nem hiszitek el, hogy elérjük a megvilágosodást egyetlen élet során, de ettől még elérjük."
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Poate că voi nu credeți că noi atingem iluminarea într-o viață, dar noi reușim.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Puede que ustedes no crean que lograríamos la iluminación en una sola vida, pero lo hicimos.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Vielleicht glaubt Ihr nicht, dass wir in einem einzigen Leben Erleuchtung erlangen, aber wir tun es."
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Vous pouvez douter que nous ayons atteint l'illumination en une vie, mais nous l'avons fait.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Wy możecie nie wierzyć, że my osiągamy oświecenie w ciągu jednego życia, a jednak nam się to udaje.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Вие може и да не вярвате, че постигаме просвещение за един живот, но ние го правим.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Вы, возможно, не верите, что мы можем достичь просветления за время человеческой жизни, но это так".
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz."אתם אולי אינכם מאמינים שאנו משיגים הארה עוד בחיינו, "אבל אנו עושים זאת."
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.قد لا تصدق أننا حققنا التنوير في الحياة ، لكننا فعلنا
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.皆さんは私たちが生涯に悟りを開くなんて 信じないけど これも事実です" 精霊の世界から
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Am ajuns să am totală încredere în acest mic punct albastru şi în haloul său albastru liniştitor.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Ero arrivato a fidarmi completamente di questo puntino blu e di questo alone rassicurante.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Eu tinha começado a confiar totalmente neste pontinho azul e na sua tranquilizadora auréola azul.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Había llegado a confiar plenamente en ese puntito azul y su tranquilizador halo azul.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Ich vertraute völlig auf diesen kleinen blauen Punkt mit seinem blauen Heiligenschein.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Ik vertrouwde dit kleine blauwe stipje met zijn vertrouwenwekkende halo volledig.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.I var begyndt at stole fuldstændigt på den lille blå prik og dens tryghedsskabende blå glorie.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.J'en étais arrivé à faire une confiance aveugle à ce petit point bleu et à son halo bleu réconfortant.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.전 이 작은 파란색 점과 그 주변으로 안심시키는 듯 빛나는 파란광채를 완전히 맹신하고 있었습니다.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Nauczyłem się ufać tej małej kropce i jej uspokajającej aureoli.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Teljesen megbíztam ebben a kis kék pöttyben, és a megnyugtató, kék fényudvarban.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Tôi đã hoàn toàn tin tưởng vào cái chấm xanh nhỏ này và quầng xanh xác nhận lại này.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Είχα συνηθίσει να εμπιστεύομαι πλήρως αυτή τη μικρή μπλε κουκκίδα και τον καθησυχαστικό μπλε κύκλο γύρω της.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Трябваше да вярвам на тази малка червена точка и успокоителния ѝ син ореол.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.Я привык полностью доверять этой маленькой синей точке и её обнадёживающему синему ореолу.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.היה לי כבר אמון מלא באותו סמן כחול וקטן ובזוהר הכחול המרגיע שלו.
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.كنت على ثقة تامة بتلك النقطة الزرقاء ومن الهالة الزرقاء المطمئنة .
Bu küçük mavi noktaya ve onun güven veren mavi halkasına tam olarak inanmaya başlamıştım.全幅の信頼を寄せていました 話しかけられてる気がしました
Buna inanmayabilirsiniz, ama kendi vücudumuz bile bu deneyi bozacak kadar radyoaktivite taşır.Até os nossos corpos são suficientemente radioativos para perturbar esta experiência.
Buna inanmayabilirsiniz, ama kendi vücudumuz bile bu deneyi bozacak kadar radyoaktivite taşır.Bạn có thể không tin, nhưng ngay cả cơ thể của chúng ta có đủ phóng xạ để làm nhiễu thí nghiệm này
Buna inanmayabilirsiniz, ama kendi vücudumuz bile bu deneyi bozacak kadar radyoaktivite taşır.믿기 힘드시겠지만, 우리 몸도 방사성이어서 실험을 방해하기 충분합니다.
Buna inanmayabilirsiniz, ama kendi vücudumuz bile bu deneyi bozacak kadar radyoaktivite taşır.ואפילו מהגופים שלנו עצמנו. קשה להאמין, אבל אפילו גופינו פולטים קרינת רדיו שדי בה להפריע לניסוי זה.
Buna inanmayabilirsiniz, ama kendi vücudumuz bile bu deneyi bozacak kadar radyoaktivite taşır.وحتى أجسامنا. قد لا تصدقون ذلك، ولكن حتى أجسامنا تكون مشعة بما يكفي للتشويش على هذه التجربة.
Buna inanmayabilirsiniz, ama kendi vücudumuz bile bu deneyi bozacak kadar radyoaktivite taşır.実験を台無しにするだけの放射能を帯びています だから鉱山の奥深くに分け入り
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.A ak tomu ľudia neveria, mali by chodiť častejšie von.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.Dan saya rasa jika orang tidak percaya, mereka harus keluar lebih sering.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.En als mensen het niet geloven, zouden ze wat meer naar buiten moeten gaan.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.E penso che coloro che non ci credono, dovrebbero uscire di più.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.És aki nem hiszik, azoknak többet kellene kimozdulni.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.In mislim, da če ljudje tega ne verjamejo, naj malo več hodijo ven.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.Jeśli ktoś w to nie wierzy to powinien częściej wychodzić z domu.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm. (Kahkahalar)A já myslím, že pokud tomu lidé nevěří, měli by více chodit ven. -
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm. (Kahkahalar)Et si les gens ne le croient pas, ils devraient sortir davantage (Rires)
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm. (Kahkahalar)Jos joku ei usko sitä, hänen kannattaisi käydä useammin ulkona.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm. (Kahkahalar)Nếu ai đó không tin, thì họ nên ra ngoài nhiều hơn (Cười)
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.만약 못 믿으시겠다면, 따로 좀 더 알아보시고요.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.Och jag tycker att om folk inte tror på det, så borde de komma ut lite mera.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.Og jeg tror at hvis folk ikke tror på det, så skulle de gå mere udenfor.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.Se as pessoas não acreditam, deviam sair de casa mais vezes.
Buna inanmayanların biraz daha sık sokağa çıkmalarını öneririm.Şi cred că dacă cineva nu crede acest lucru, ar trebui să iasă mai des din casă.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod