Ana içeriğe geç
Sözlük

inanmak ile cümle

inanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnanmak mı?!Να σε πιστέψω;
İnanmak mı?!Поверить тебе?!
İnanmakta zorlanabilirsiniz ama, bu listedekilerin hiçbiri egzersiz değil.Az első, és itt azt hiszem egy eretnekséget fogok mondani, egyikük sem sportol,
İnanmakta zorlanabilirsiniz ama, bu listedekilerin hiçbiri egzersiz değil.첫번째는, 전 지금 아주 이상한 소리를 하려는 건데요, 운동하는 사람이 하나도 없습니다.
İnanmakta zorlanabilirsiniz ama, bu listedekilerin hiçbiri egzersiz değil.והראשון הוא, אני הולך לומר דברי כפירה, אף אחד מהם לא מתעמל,
İnanmakta zorlanabilirsiniz ama, bu listedekilerin hiçbiri egzersiz değil.والاولى , وأنا هنا أعبر عن بدعة هنا , ولايوجد شيء منها مجرب ,
İnanmakta zorlanabilirsiniz ama, bu listedekilerin hiçbiri egzersiz değil.これには異論をつぶやきたいのですが 誰も運動を、つまり我々が 考えるような運動をしていません
İncil'de böyle yazıyor ve ben de buna inanmak istiyorum.성경 말씀입니다만, 저 역시 따르며 살고 싶은 말입니다.
İncil'de böyle yazıyor ve ben de buna inanmak istiyorum.כך כתוב בברית החדשה, וזה משהו שגם אני רוצה לחיות לפיו.
İncil'de böyle yazıyor ve ben de buna inanmak istiyorum.هذا ما ورد في الانجيل وما اود أن أتمسك به في حياتي أيضا.
İncil'de böyle yazıyor ve ben de buna inanmak istiyorum.私が言いたいのは 本の中のいくつかの 部分が真実だと思えないことです
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Az emberek egyenlőségjelet vonnak manapság a vallásos hit és dolgok elhívése közé.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.사람들은 무언가를 믿는 것과 종교적 믿음을 동일시하고 있습니다.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Les gens semblent penser de nos jours et assimiler la foi religieuse à croire en des choses.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Ludzie myślą, że wiara religijna równa się wierzeniu w coś.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Mensen lijken nu te denken dat religieus geloof gelijk staat met het geloven aan dingen.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Oamenii par să creadă că credința religioasă este același lucru cu a crede lucruri.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Orang-orang sepertinya menyamakan agama dengan mempercayai sesuatu.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Parece que ahora se equipara la fe religiosa con creer en cosas.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Parece que as pessoas pensam que a fé religiosa é acreditar em coisas.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Sembra che la gente ora equipari la fede religiosa al 'credere cose'.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Vyzerá to tak, že ľudia činia rovným náboženskú vieru s presvedčením.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Ο κόσμος φαίνεται ότι εξισώνει τη θρησκευτική πίστη με τις πεποιθήσεις.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Похоже, что люди отождествляют вероисповедание человека и его верования.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.Хората като че ли често приравняват религиозната вяра с вярване в нещо.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.נראה שאנשים משווים אמונה דתית לאמונה בדברים.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.فيبدو أن الناس الآن تساوي الإيمان الديني بتصديق الأشياء.
İnsanlar bu gün dini inancı şeylere inanmakla eşdeğer olarak görüyorlar.最も重要なのは 思いやりの心や黄金律なのですが
İnsanlar, inanmak istedikleri için inanırlar.Credono perchè vogliono credere
İnsanlar, inanmak istedikleri için inanırlar.Creen porque quieren creer
İnsanlar, inanmak istedikleri için inanırlar.Sie glauben, weil sie glauben wollen.
İnsanlar, inanmak istedikleri için inanırlar.Πιστεύουν επειδή θέλουν να πιστεύουν
İnsanlar, inanmak istedikleri için inanırlar.Те вярват, защото искат да вярват.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.Az emberek nem akarják elhinni, hogy jön, és ezért nem távoznak, nem mennek el, amíg bírnának.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.사람들은 전쟁이 다가오는 것을 믿기 싫어합니다. 그래서 그들은 떠날 수 있을 때 떠나지 않고
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.La gente non vuole credere che arriverà, quindi non se ne va, non se ne va quando può.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.Las personas no quieren creer que está viniendo, entonces no se van, no se van mientras pueden.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.Lidé nechtějí věřit, že válka přichází, takže neodcházejí.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.Ljudje nočejo verjeti, da prihaja, in ne odidejo, ko bi lahko odšli.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.Người dân không muốn tin nó đã tới, nên họ không không rời đi, họ không rời đi trước khi họ có thể.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.Orang-orang tidak ingin percaya akan ada perang, jadi mereka tidak pergi, sebelum mereka tidak bisa pergi.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.Ο κόσμος δεν θέλει να πιστέψει ότι έρχεται, έτσι δεν απομακρύνονται, δεν φεύγουν όσο μπορούν.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.Люди не хочуть вірити в початок війни, отже вони не покидають своїх домівок, не покидають, поки це можливо.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.Хората не искаха да повярват, че тя започва и не напускаха, когато можеха да напуснат.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.אנשים לא רוצים להאמין שהיא קרבה, לכן הם לא נוטשים, הם לא נוטשים בעודם יכולים.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.الناس لا يريدون تصديق أن الحرب آتية ؛ ولذا فتجدهم لا يغادرون .. لا يغادرون ما داموا يستطيعون.
İnsanlar savaşın geleceğine inanmak istemiyorlar, bu yüzden terketmiyorlar, ayrılabilecekken ayrılmıyorlar.逃げられるうちに 逃げません 現金を引き出さず
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!A on im povedal: Ó, nesmyselní a spozdilí srdcom veriť všetkému tomu, čo hovorili proroci!
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!Da sa han til dem: I dårer og senhjertede til å tro alt det profetene har talt!
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!Ðức Chúa Jêsus bèn phán rằng: Hỡi những kẻ dại dột, có lòng chậm tin lời các đấng tiên tri nói!
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!Ðức_Chúa_Jêsus bèn phán rằng : Hỡi những kẻ dại_dột , có lòng chậm tin lời các đấng tiên_tri nói !
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!Ed egli disse loro: «Sciocchi e tardi di cuore nel credere alla parola dei profeti
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!Então ele lhes disse: Ó néscios, e tardos de coração para crerdes tudo o que os profetas disseram!
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!Entonces él les dijo: --¡Oh insensatos y tardos de corazón para creer todo lo que los profetas han dicho
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!És õ monda nékik: Óh balgatagok és rest szívûek mindazoknak elhivésére, a miket a próféták szóltak!
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!In on jima veli: O vi nespametneži in lenega srca, da bi verovali vse, kar so govorili proroki!
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!가라사대 미련하고 선지자들의 말한 모든 것을 마음에 더디 믿는 자들이여
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!Og han sagde til dem: "O I uforstandige og senhjertede til at tro på alt det, som Profeterne have talt!
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!Tedy on řekl k nim: Ó blázni a zpozdilí srdcem k věření všemu tomu, což mluvili Proroci.
İsa onlara, ‹‹Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler!Tedy on rzekł do nich: O głupi, a leniwego serca ku wierzeniu temu wszystkiemu, co powiedzieli prorocy!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod