Ana içeriğe geç
Sözlük

inanma ile cümle

inanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Şanslara inanmam.I don't believe in luck.
Ben şansa inanmam.I don't believe in luck.
Sihire inanmam.I don't believe in magic.
Belki bana inanmayacaksın.Maybe you won't believe me.
Tom hikayeme inanmadı.Tom didn't believe my story.
Onlara inanmadım.I didn't believe them.
Sana inanmadım.I didn't believe you.
Size inanmadım.I didn't believe you.
Bana inanmayacaksın.You won't believe me.
Tom bana niçin inanmayacak?Why won't Tom believe me?
Neden bana inanmayacaksın?Why won't you believe me?
Gözlerinize inanmayacaksınız.You won't believe your eyes.
Sana inanıp inanmayacağımı bilmiyorum.I don't know whether to believe you or not.
Ona inanıp inanmayacağımı bilmiyorum.I don't know whether to believe him or not.
İnan ya da inanma, şeftaliler ve bademler akrabalar.Believe it or not, peaches and almonds are family.
İster inan ister inanma şeftali ve badem ilişkilidir.Believe it or not, peaches and almonds are related.
İster inan ister inanma, şeftaliler ve bademler aynı aileden geliyor.Believe it or not, peaches and almonds are in the same family.
Tom'un onu yapacağına inanmadım.I didn't believe that Tom would do it.
Tom'a inanıp inanmamam gerektiğini bilmiyorum.I don't know if I should believe Tom or not.
Tom'a inanmam ya da inanmamam gerektiğini bilmiyorum.I don't know whether I should believe Tom or not.
Ben onan inanmam. Sen?I don't believe that. Do you?
Sana inanmak istemiyorum.I don't want to believe you.
Bana inanmadığını biliyorum.I know you don't believe me.
Sadece Tom'un gerçekten ona inandığına inanmayı zor buluyorum.I just find it hard to believe that Tom really believes that.
Kimsenin bana inanmayacağını biliyordum.I knew nobody would believe me.
Bana inanmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't believe me.
İnanmanın zor olduğunu biliyorum ama bu gerçek.I know it's difficult to believe, but it's the truth.
Buna inanmanın zor olduğunu biliyorum.I know it's difficult to believe.
Bunun inanması zor olduğunu biliyorum.I know it's hard to believe.
Tom'un kadere inanmadığını biliyorum.I know Tom doesn't believe in fate.
Buna asla inanmadım.I never believed it.
Ona asla inanmadım.I never believed that.
Buna inanmanın zor olduğunu farkındayım.I realize it's hard to believe.
Durum hakkında bir şey yapamayacağımıza inanmayı reddediyorum.I refuse to believe that we can't do anything about the situation.
Ona inanmayı reddettim.I refused to believe it.
Aslında, o buna hiç inanmadı.Originally, he didn't believe it at all.
O konuda tek bir kelimeye bile inanma.Don't believe a single word of it.
Niçin sana inanmalıyım?Why should I believe you?
Neden sana inanmam gerekir?Why should I believe you?
Onlar bir şeye inanmalılar.They must believe in something.
Ne olduğuna asla inanmayacaksın!You'll never believe what happened!
Tesadüflere inanmam.I don't believe in coincidences.
Ve neden bu çalışmanın varlığına inanmalıyım?And why should I believe in the existence of this study?
Bir şeye inanman gerekiyor.You need to believe in something.
Onlar bana inanmadılar.They did not believe me.
Söylentiye inanmadı.She didn't believe the rumor.
Tom'un nasıl popüler olduğuna inanmayacaksın.You won't believe how popular Tom has become.
Onu Tom'dan duyuncaya kadar inanmayacağım.I won't believe it until I hear it from Tom.
Tom'un bana az önce söylediğine inanmayacaksın.You won't believe what Tom just said to me.
Kendime inanmakta zorlanıyorum.I'm having trouble believing it myself.
Sana söylesem inanmazsın.You wouldn't believe me if I told you.
Tom ona söylediğin tek kelimeye inanmayacak.Tom won't believe a word you tell him.
Tom'un sana söylediği hiçbir şeye inanma.Don't believe anything Tom tells you.
Bugüne kadar kimlerin geldiğine inanmayacaksın.You won't believe who came by today.
Sahip olduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I've got.
Buna inanmakta sorun yaşıyorum.I'm having trouble believing it.
Duyduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I heard.
Bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I found.
Ne bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I found.
Tom'a inanmaya eğilimliyim.I'm inclined to believe Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod