Ana içeriğe geç
Sözlük

inanma ile cümle

inanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.De ha nem hiszek benne, meg sem próbálom, és akkor meghalok.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.하지만 그런 믿음 없이는 시도조차 하지 않았을테고 그러면 저는 죽고 말았겠죠.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Maar als ik het niet geloofde, zou ik het niet eens proberen en zou ik sterven.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Mais si je n'y croyais pas, je n'aurais même pas essayé, et alors je serais mort.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Ma se non ci avessi creduto, non ci avrei nemmeno provato, e sarei morto.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Mas se eu não acreditasse nisso eu nem tentaria e então morreria.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Nhưng nếu tôi đã không tin tưởng vào điều đó, tôi thậm chí sẽ không thử, và rồi tôi sẽ chết đói.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Pero si no lo creía, no lo intentaría y luego moriría.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Tapi kalau saya tidak mempercayainya, saya tidak akan mencoba, dan lalu saya akan mati.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Αν όμως δεν το πίστευα, δε θα προσπαθούσα καν... και τότε θα πέθαινα.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Але якби я не вірив у це, я б навіть не пробував, і тоді я б помер.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Но ако не вярвах, нямаше дори да опитвам и щях да умра.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Но если бы я не верил, я бы даже не пытался, и в этом случае я бы умер.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.אבל אם לא הייתי מאמין, לא הייתי אפילו מנסה, ולאחר מכן הייתי מת.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.ولكن إذا كنت لا أؤمن بذلك، لم أكن أحاول حتى وعندها سأموت
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.ただ死ぬしかなかった 希望だけが 僕の命綱だったのです
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.但係如果我無呢個信念 我連試都唔去試嘅話 我就會死
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Aber gibt es nicht gewisse Dinge, die wir glauben und gleichzeitig nicht glauben?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Ale neexistují věci, kterým věříme a nevěříme zároveň?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Dar nu mai sunt şi alte lucruri în care credem şi nu credem în acelaşi timp?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?De hát nincsenek olyan dolgok, amiket el is hiszünk meg nem is egyszerre?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Jednak czy nie ma takich spraw, w które jednocześnie wierzymy i nie wierzymy?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?하지만 우리가 믿으면서도 동시에 안 믿는 것들이 있지 않나요?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Maar bestaan er geen dingen die we tegelijk geloven en niet geloven?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Mais n'y a-t-il pas des choses en lesquelles nous croyons et ne croyons pas à la fois?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Ma non ci sono cose in cui al contempo crediamo e non crediamo?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Mas não existem coisas em que nós acreditamos e não acreditamos ao mesmo tempo?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Men findes der ikke ting som vi tror på og ikke tror på samme tid?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Namun adakah hal-hal yang kita yakini dan tidak sekaligus?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Nhưng không phải có những thứ chúng ta tin và không tin cùng lúc hay sao?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Pero, ¿no hay asuntos que creemos y no creemos, al mismo tiempo?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Όμως δεν υπάρχουν πράγματα που ενώ τα γνωρίζουμε, δεν τα πολυπιστεύουμε κιόλας;
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Але хіба це єдине, у що ми віримо і, водночас, не віримо?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Но нима няма неща, в които хем вярваме, хем не вярваме?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?Но разве не существует вещей, в которые мы верим и не верим одновременно?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?אך האם אין דברים שאנו מאמינים ולא מאמינים בהם בו זמנית?
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?ولكن أليس هناك من الأشياء التي نؤمن بحصولها و لا نؤمن أيضاً في الوقت نفسه؟
Ama hem inanıp hem de inanmadığımız şeyler yok mudur?そこで私は相棒と共に、現代における
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.A kik azonban a zsidók közül nem hivének, felindíták és megharagíták a pogányoknak lelkét az atyafiak ellen.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Ale kteříž z Židů nepovolní byli, ti zbouřili a zdráždili mysli pohanů proti bratřím.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Ale Židia, ktorí neposlúchali, vzbúrili a rozdráždili duše pohanov proti bratom.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Dar Iudeii cari n'au crezut, au întărîtat şi au răzvrătit sufletele Neamurilor împotriva fraţilor.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Die ungläubigen Juden aber erweckten und entrüsteten die Seelen der Heiden wider die Brüder.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.그러나 순종치 아니하는 유대인들이 이방인들의 마음을 선동하여 형제들에게 악감을 품게 하거늘
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Lecz Żydowie, którzy nie uwierzyli, podburzyli i zajątrzyli serca pogan przeciwko braciom.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Ma i Giudei rimasti increduli eccitarono e inasprirono gli animi dei pagani contro i fratelli
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Mais ceux des Juifs qui ne crurent point excitèrent et aigrirent les esprits des païens contre les frères.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Mas os judeus incrédulos excitaram e irritaram os ânimos dos gentios contra os irmãos.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Men de jøder som ikke vilde tro, opegget hedningenes sinn og satte ondt i dem mot brødrene.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Men de Jøder, som vare genstridige, ophidsede Hedningernes Sind og satte ondt i dem imod Brødrene.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.men de judar som voro ohörsamma retade upp hedningarna och väckte deras förbittring mot bröderna.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Mutta ne juutalaiset, jotka eivät uskoneet, yllyttivät ja kiihdyttivät pakanain mieltä veljiä vastaan.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Pero los judíos que no creyeron incitaron y malearon el ánimo de los gentiles en contra de los hermanos
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Song những người Giu-đa chưa chịu tin thì xui giục và khêu chọc lòng người ngoại nghịch cùng anh em.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Song những người Giu-đa chưa chịu tin thì xui_giục và khêu chọc lòng người ngoại nghịch cùng anh_em .
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Tisti Judje pa, ki niso verovali, naščujejo in nahujskajo duše poganov zoper brate.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Οσοι δε Ιουδαιοι δεν επειθοντο παρωξυναν και διεστρεψαν τας ψυχας των εθνικων κατα των αδελφων.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.А неверующие Иудеи возбудили и раздражили против братьев сердца язычников.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.А непокорните на Божието учение юдеи подбудиха и раздразниха духовете на езичниците против братята.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Невірні ж Жиди підіймали й озлобляди душі поган на братів.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod