Ana içeriğe geç
Sözlük

inanma ile cümle

inanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Maar het is gekkenwerk om te denken dat we ooit een werkelijke meritocratie zullen bereiken.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Mais je pense que c'est fou de croire que l'on peut faire une société vraiment méritocratique.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Ma penso che sia folle credere che arriveremo a creare una società genuinamente meritocratica.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Men jeg synes det er vanvittigt at tro, at vi nogensinde skaber et samfund, der er fuldstændig meritokratisk.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Mutta ajattelen, että on mieletöntä uskoa, että voimme ikinä tehdä yhteiskunnastamme täysin meritokraattisen.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Αλλά πιστεύω ότι είναι παραφροσύνη να πιστεύει κανείς ότι θα φτάσουμε ποτέ σε μια κοινωνία γνήσια αξιοκρατική.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Але я думаю, що божевільно вірити, що ми зможемо зробимо суспільство по-справжньому меритократичним.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Но смятам, че е лудост да се вярва, че ние някога ще създадем общество, което да е истински меритократично.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Но я уверен, что было бы безумно верить в то, что однажды мы построим истинно меритократическое общество.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.אבל אני חושב שזה מטורף להאמין שאנחנו אי פעם
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.و لكن باعتقادي ، من الجنون الايمان بانه بامكاننا ...
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.馬鹿げた発想です 不可能な夢です
Ama benden ţüphe etmeni istiyorum,inanmaný deđilMais je veux que tu doutes de moi sinon ça serait trop facile
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.Aber ich glaube, dass das Problem nicht so sehr in der Wirtschaft, sondern in der Demokratie liegt.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.En toch ben ik gaan geloven dat het probleem niet zo zeer economisch, als wel democratisch is.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.하지만 저는 문제가 경제 뿐만 아니라 민주주의에도 있다고 믿게 되었습니다.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.Ma sono giunto alla conclusione che il problema non riguardi tanto l'economia quanto la democrazia.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.No entanto, cheguei à conclusão de que o problema não é tanto a economia mas sobretudo a democracia.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.Saya percaya bahwa masalahnya tidak tertumpu pada ekonomi dibandingkan demokrasi.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.Teraz však verím, že problém nie je ani tak ekonomický ako je problémom našej demokracie.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.Uwierzyłem, że to nie kwestia ekonomii, a demokracji.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.Ωστόσο, έχω φτάσει στο συμπέρασμα ότι το πρόβλημα δεν είναι τόσο οικονομικό, όσο είναι πρόβλημα Δημοκρατίας.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.Ала аз достигнах до извода, че проблемът не е толкова икономически, колкото е проблем на демокрацията.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.Но я пришёл к выводу, что это проблема не столько экономики, сколько демократии.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.Проте я прийшов до переконання, що проблема є не так економічною, як демократичною.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.ועדיין, הגעתי למסקנה שהבעיה אינה טמונה ממש בכלכלה כמו שהיא נמצאת בדמוקרטיה.
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.و مع ذلك وصلت إلى الإعتقاد أن المشكلة لم تكن مشكلة ذات طبيعة إقتصادية بل طبيعة ديمقراطية
Ama ben sorunun bir ekonomi sorunu olmaktan çok bir demokrasi sorunu olduğuna inanmaya başladım.これは経済の問題ではなく 民主主義の問題なのです だから別の手段を試しましょう
Ama biz adalet bankasının iflas ettiğine inanmayı reddediyoruz.하지만 우리는 정의의 은행이 부도가 났다는 것을 믿지 않습니다
Ama biz adalet bankasının iflas ettiğine inanmayı reddediyoruz.Mais nous ne saurons croire que la banque de la Justice a fait faillite.
Ama biz adalet bankasının iflas ettiğine inanmayı reddediyoruz.Ma noi ci rifiutiamo di credere che la banca delle giustizia sia in bancarotta.
Ama biz adalet bankasının iflas ettiğine inanmayı reddediyoruz.Mas nós nos negamos a acreditar que o banco da justiça está falido.
Ama biz adalet bankasının iflas ettiğine inanmayı reddediyoruz.Αλλά αρνούμαστε να πιστέψουμε ότι η τράπεζα της δικαιοσύνης πτώχευσε.
Ama biz her yıl cikardigimizin üç katı petrol kullanıyoruz. Bildiğimiz seye inanmak istemiyoruz. İnkar edis.Cunoasteti problema, nu vrem sa credem ceea ce stim deja.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Aber wichtiger war, dass sie mir erlaubten, zu glauben, ganz fest zu glauben, ich könnte (sehen).
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Ale čo je podstatnejšie, dali mi schopnosť veriť, úplne veriť, že to dokážem.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Co je ale důležitější, dali mi schopnost věřit. naplno uvěřit, že to dokážu.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Dar, mai important, mi-au dat abilitatea de a crede, de a crede în totalitate că pot.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.De még lényegesebb, hogy megadták nekem a képességet hogy higgyek, teljesen, hogy higgyem, hogy tudok.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.하지만 더 중요한 것은, 부모님들은 제게 아무런 제약없이 살 수 있다는 믿음을
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Maar, nog belangrijker, Ze gaven me de mogelijkheid te geloven, echt helemaal te geloven dat ik dat kon.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Mais plus important encore, ils m'ont donné la possibilité de croire, de croire totalement que je pouvais.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Mas, mais importante, eles deram-me a capacidade de acreditar, de acreditar totalmente que eu conseguiria.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Ma soprattutto, mi diedero la capacità per credere, credere davvero che potevo.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Men mer märkbart gav de mig förmågan att tro att fullständigt tro att jag kunde.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Najistotniejszy jest fakt, że dali mi wiarę, całkowitą wiarę, że ja potrafię.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Nhưng quan trọng hơn, họ đã dạy tôi biết cách tin tưởng, hoàn toàn tin rằng tôi có thể làm được.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Tapi yang lebih penting lagi mereka memberi saya kemampuan untuk percaya, benar-benar percaya bahwa saya bisa.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Αλλά πιο σημαντικό, μου έδωσαν την δυνατότητα να πιστέψω, να πιστέψω πλήρως ότι μπορούσα.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Але найголовніше, вони дали мені можливість вірити, відчайдушно вірити, що мені це вдасться.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Но ещё более важно то, что они дали мне возможность верить целиком и полностью верить, что я могу.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.Но по-значително, те ми дадоха възможността да повярвам, напълно да повярвам, че мога.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.וחשוב מכך, הם הקנו לי את היכולת להאמין.
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.لكن الشئ الأكثر أهمية، أنهم أعطوني القدرة للإيمان،
Ama daha da önemlisi, bana inanma yeteneğini, başarabileceğime tamamen inanma yeteneğini verdiler.両親は私に 信じる力をくれました 自分はできるのだと信じる力です
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Aber wenn ich nicht daran geglaubt hätte, hätte ich es nicht einmal versucht und dann wäre ich gestorben.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Ale gdybym nie wierzył, nawet nie próbowałbym, a wtedy bym umarł.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Ale kdybych tomu nevěřil, ani bych to nezkusil a tak bych umřel.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Ale keby som tomu neveril, asi by som to ani neskúšal, a to by ma zabilo.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Dar dacă n-aş fi crezut asta, n-aş mai fi încercat şi aş fi murit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod