Ana içeriğe geç
Sözlük

inanma ile cümle

inanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerHaar ouders dachten erover na en besloten, gelukkig, haar maar te geloven.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerHendes forældre tænkte over det, og til slut, til deres ære, besluttede de sig for at tro på hende.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerIhre Eltern dachten darüber nach, und entschieden sich zu ihrem Glück dafür ihr zu glauben.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerJejí rodiče se nad tím zamysleli a ke svému štěstí jí nakonec uvěřili.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdiler그 아이의 부모는 생각에 빠졌습니다. 그리고서는 결국 딸의 말을 믿기로 했지요.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerMeditarono sulle sue parole, e decisero, onore al merito, di crederle.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerOs pais dela pensaram acerca disto, e decidiram afinal, para seu mérito, acreditar nela.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerPărinții ei s-au gândit și-au decis, spre meritul lor, s-o creadă.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerSes parents ont réfléchi, et, à leur crédit, ont finalement décidé de la croire.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerSus padres lo pensaron, y finalmente, para su bien, decidieron creerle.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerZastanowili się nad tym, i na swoje szczęście jej uwierzyli.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerΟι γονείς της το σκέφτηκαν, και τελικά, προς τιμήν τους, αποφάσισαν να την πιστέψουν.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerЕё родители поразмыслили, и решили, к их счастью, поверить ей.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerРодителите й помислиха и накрая, за тяхно щастие, решиха да й повярват.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerהוריה חשבו על זה, ובסופו של דבר, לזכותם, החליטו להאמין לה.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerوالديها فكروا في ذلك، وأخيراً، لمصلحتهم, قرروا أن يصدقوها.
Ailesi bunun hakkında düşündü, ve sonunda ona güvenerek, ona inanmaya karar verdilerそして彼女を信じることにしたのです ライフガードに報告し ホテルに戻りました
Ama bana inanmadılar.Aber sie glaubten mir nicht.
Ama bana inanmadılar.Ale mi nie uwierzyli.
Ama bana inanmadılar.Dar ei nu m-au crezut
Ama bana inanmadılar.하지만 제 얘기를 믿지 않았죠.
Ama bana inanmadılar.Maar ze geloofden me niet.
Ama bana inanmadılar.Mais ils n'ont jamais voulu me croire.
Ama bana inanmadılar.Ma non mi credevano.
Ama bana inanmadılar.Mas eles não acreditaram em mim.
Ama bana inanmadılar.Nem hittek nekem.
Ama bana inanmadılar.Nhưng họ không tin
Ama bana inanmadılar.Pero no me creyeron.
Ama bana inanmadılar.Но они мне не верили.
Ama bana inanmadılar.Но те не ми повярваха.
Ama bana inanmadılar.אבל הם לא האמינו לי.
Ama bana inanmadılar.إلا أنهم لم يصدقوني
Ama bana inanmadılar.エンジンと反射板の図面を
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Aber er brachte mir bei, daran zu glauben, den Wind in meinem Gesicht zu spüren.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ale on mi řekl, abych věřila a vnímala vítr v obličeji.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ale on nauczył mnie wierzyć i czuć wiatr na twarzy.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ale povedal mi, aby som verila a cítila vietor na mojej tvári.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Dar mi-a spus să cred şi să simt adierea vântului în faţa mea.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.De azt mondta nekem, hogy higgyek és érezzem a szelet az arcomon.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.하지만 아버지는 제게 믿으라고 하셨고 얼굴에 부는 바람을 믿고 나아가라고 하셨습니다.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Maar hij zei dat ik het moest geloven en dat ik de wind in mijn gezicht moest voelen.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Mais il m'a dit de croire et de sentir le vent sur mon visage.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ma mi spiegò come credere e sentire il vento sul viso.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Mas ele disse-me para acreditar e sentir o vento na minha cara.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Men han sa åt mig att tro och att känna vinden i ansiktet.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Nhưng bố tôi bảo tôi hãy tin tưởng và cảm nhận những cơn gió lùa vào mặt tôi.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Pero me dijo que creyera y sintiera el viento en mi cara.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Tapi dia meminta saya untuk yakin dan merasakan angin di wajah saya.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Αλλά μου είπε να πιστεύω και να νιώθω τον άνεμο στο πρόσωπο μου.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Але він начив мене вірити та відчувати вітер на обличчі.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Но он сказал мне, что нужно верить и чувствовать ветер на своем лице.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Но той ми каза да вярвам и да почувствам вятъра в лицето ми.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.אבל הוא אמר לי להאמין ולחוש את הרוח על הפנים שלי.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.و لكنه أخبرني أن علي الإيمان و الإحساس بالهواء على وجهي.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.感じてごらん と言いました そんな経験をしてきたからこそ 眼科医を受け入れず
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Ale myślę, że szaleństwem jest wierzyć, że kiedykolwiek stworzymy społeczeństwo prawdziwie merytokratyczne.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Ampak mislim, da je noro verjeti, da bomo kdaj dejansko zgradili meritokratsko družbo.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Dar este o nebunie să credem că vom construi vreodată o societate cu adevărat meritocratică.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.De szerintem őrültség azt hinni, hogy valaha is megalkotunk egy valódi meritokratikus társadalmat.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.그렇지만 우리가 언젠가 진정한 성과주의 사회를
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod