Ana içeriğe geç
Sözlük

inanma ile cümle

inanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Başka bir şeye inanmam.Я больше ни во что не верю».
Doğumdan sonra, Claire diğerlerine inanma konusunda güçlük çeker.Проснувшись утром у себя дома, Клэр все ещё не может поверить в случившиеся.
Evet, yine inanması güç...Конкретнее см. сила...
Kızlar, yenileceklerine tamamen inanmaktadırlar.Девушки всему охотно верят.
Eğer size gerçekleri söylersem, buna inanmakta zorlanabilirsiniz.Если вы представляете, как это делается, то можете гордиться.
Ölen arkadaşının annesi bile ona inanmaz.Но жена погибшего лётчика не верит в это.
Doğal nedenlerden öldüğünü anlatmaya çalıştı ancak bu konuda diğer generaller buna inanmadı.Медики констатировали естественные причины смерти, но Луис им не верит.
Allen, Andrea'nın deli olduğuna inanmaktadır.Все считают, что Софи сходит с ума.
İnanma Korkma anlamına gelir.Счастье — это не бояться.
Cinnet hâlindeki kişi, kötülüğe uğradığına ya da uğrayacağına inanmaktadır.Ибо всякий, терпящий здесь зло, терпит или для оставления грехов или для умножения венцев.
Gayba inanmak imanın devamının şartlarındadır.Восхищение верующего определяется сроком его обращения к вере во время скорби.
Ezherî'ye göre zındık ahirete ve Allah'ın birliğine inanmayan demektir.Шестидесятник; ни в Бога, ни в черта не верует!»
Ne humanis crede İnsana inanma.Потому что они почему-то не верят в человека.
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım.Я не верил своим глазам !
Gene de, bu etkinin tümüyle ortadan kalktığına inanmamak gerek."Но это ещё не значит, что самого явления не существует».
Mead - Kıyamet gününe inanmak.Марахов Г. И. С верой в будущее.
"Bir kişiye "Masa boyalı, sakın değme!" derseniz, size inanmadan önce mutlaka masaya dokunacaktır."И сочтешь когда, что различил ты Господа, доверься вере, не разуму».
Kocası ona inanmaz ve Tanrı'ya yalvararak meleği tekrar göndermesini diler.Новак не знает, что делать, поэтому он молится ангелу.
Ekistler ruhların sonsuza dek var olacağına inanmaktadır.Он уверен, что их души соединены навсегда.
Ahiret'e, yânî âhiret Gününe, inanmak.والإيمان برسله، والإيمان باليوم الآخر، والإيمان بالقدر خيره وشره.
Sünnî anlayış “Hayır; Rabbine and olsun ki bunlar inanmazlar.وقَد قال بعض العلماء هربا من هذا التشبيه: بأن المؤمنين يرون ربهم بلا هيئة ولا كيف.
Ahiret gününe inanmak.الإيمان باليوم الآخر.
Tarihteki birçok tanınan Yahudi tanrılara inanmayı reddetti.رفض العديد من اليهود المشهورين تاريخيًا الايمان بوجود الآلهة.
Örneğin tıbbi tarihçiler, eski Mısır ilaçbiliminin büyük ölçüde etkisiz olduğuna inanmaktadırlar.حيث يعتبر المؤرخون أن علم الصيدلة في مصر القديمة على سبيل المثال لم يكن فعالا.
Meleklere inanmaktır.الإيمان بالملائكة.
Yaklaşık 29,6 milyon Alman ise (%36) herhangi bir dine inanmamaktadır.حوالي 24.4 مليون ألماني (29.6%) لا دينيون.
Senatör, oğlu Fred'in aksine siyahların şeytan olduğuna inanmamaktadır.فهو عكس إبنه فريد لايعتقد كون الزنوج شياطين .
Binlerce yıl boyunca birkaç istisna haricinde insanoğlu Güneş Sistemi’nin varlığına inanmadı.لعدة آلاف من السنين، لم يميز البشر وجود نظام شمسي (مع بعض الاستثناءات القليلة).
Ayrıca Meyer, kitabın kötü niyetle sızdırıldığına inanmadığını ve herhangi bir isim vermeyeceğini söyledi.ماير كما ذكرت أنها لا تعتقد أن المخطوطة تم تسريبها مع أي نية خبيثة، ولن تعطى أية أسماء.
"Hiç emin değilim; ancak Tanrı'nın var olduğuna inanmaya meyilliyim.""انا لست متأكد إلى حد كبير، لكني اميل إلى الاعتقاد بوجود اله".
Victor, anlatsa da kimsenin kendisine inanmayacağını bildiği için kadının asılması konusunda çaresiz kalır.كان فيكتور عاجزًا عن منعها من الشنق لأنه عَلِمَ أن لا أحد سيصدق قصته.
Ancak kimse buna inanmaz.ولكن لا يبدو أن أحدا يصدّقه.
Allah'ın tapınılmayı hak eden gerçek ilâh, onun dışında tapınılanların ise batıl ilâhlar olduğuna inanmak.مثلا : (لا إله إلا الله خيرُ ما يقولُ مؤمنٌ).
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.إن لم تؤمن بالله وكان الله موجوداً، فسيكون جزاؤك الخلود في جهنم، وهذه خسارة لامحدودة.
Enfeksiyona neden olan iltihabı bilinmiyor ama patologlar, buna bir virüsün sebep olduğuna inanmakta.وسبب تلك العدوى المسببه للإلتهاب غير معروفه، ولكن يعتقد الباثولوجيين أنه فيروس.
Ama Sorgucu ona inanmaz, çünkü Valentine'dan oğlunu öldürdüğü için intikam almak istemektedir.جايس يحول إخباره بأن هذا لن يفلح لكن المحقق لا يتقبل لأنه يخطط للإنتقام من فالنتاين لأنه قتل ابنه.
Fakat Stoney, bu yüklerin atomlara sabitlenmiş olduğuna ve ayrılamayacağına inanmaktaydı.واعتقد ستوني بأن تلك الشحنات مرتبطة بصورة دائمة بالذرات ولا يمكن إزالتها.
Bu meleklerin varlığı Kur'an'da geçmektedir ve bu nedenle bu meleklere inanmak Müslümanlara farzdır (şarttır).الصلاة من الملائكة على المؤمنين: تكون استغفار ودعاء لهم عند الله.
Ancak Ferit'de dahil olmak üzere kendisine hiç kimse inanmaz.إلا أنه لم يُعترف به إلا في فارس.
Entreri: "Gerçeği ise inansan da inanmasan da öldürebilir."قال محمد لبن سليم: "إذا كنت تؤمن بها حقًا فعليك تنفيذها".
Cinnet hâlindeki kişi, kötülüğe uğradığına ya da uğrayacağına inanmaktadır.مجيء زمان يصبح الرجل مؤمنًا ويمسي كافرًا.
Eğer size gerçekleri söylersem, buna inanmakta zorlanabilirsiniz.من أجل الحصول على ما هو شيء، يجب علينا التفكير في ذلك.
Ancak ne gelecekten geldiğine, ne de bir salgının yaklaştığına kimse inanmayacaktır.ومن يتبعَ غير الإسلام ديناً فلن يقبل منه وهو في الآخرة من الخاسرين.
Bu sözcüğün Tanrı’ya inanmayışı ifade etmesi için 20. yüzyıla gelinmesi beklenecekti.درج هذا المصطلح في القرن العشرين ليشير بوضوح إلى الفارق عن الإنسانية الدينية.
Bittiğini söylemeye inanmak bile zor."لقد كان مخطئا في ظنه بأنها كانت النهاية". ."
Buna karşılık, Kanada nüfusunun %23.9'u ise, herhangi bir dine inanmamaktadır.أفاد تعداد كندا 2011 أن 23.9 ٪ من الكنديين لا يعلنون أي انتماء ديني.
Greeley ise tanrıya inanmayanların nüfusa oranını % 27 olarak tespit etmiştir.وفي 2003 وجد غريللي "Greeley" أن 27% من السكان لا يؤمنون بوجود إله.
Ne humanis crede İnsana inanma.لكننا كليبراليين، نؤمن بالناس.
Ezherî'ye göre zındık ahirete ve Allah'ın birliğine inanmayan demektir.وقال: «والله لا يؤمن، والله لا يؤمن، والله لا يؤمن»، قيل: يا رسول الله!
Kendilerine öğretilse bile kabul etmez ve inanmazlar.إنهم ليسوا علي دين، وليسوا بمؤمنين وإنما هم كافرون.
Biz süt vermeyiz." diyerek inanmazlar.ومعنى: "إنا لا نأكل الصدقة".
Eğer bazı insanlar bana inanmazsa, sorun değil.وفقا لاعتقادي لا يتواجد في المنطقة الوسطى، هذا ليس سهلاً.
Hemen hemen hiç kimse ona inanmadı.لم يصدقها أحد البتّة.
Eğer bazı insanlar bana inanmazsa, sorun değil.Se alguns não creem em mim, não tem problema.
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.Satã é o deus dos demônios em Gehenna e um ser de poder ilimitado.
Binlerce yıl boyunca birkaç istisna haricinde insanoğlu Güneş Sistemi’nin varlığına inanmadı.Por milênios a humanidade não reconheceu a existência do Sistema Solar.
Ana madde: İslam'da melek Meleklere inanmak İslam dini akidesinin bir parçasıdır, yani iman esaslarındandır.12 E de quando o teu Senhor revelou aos anjos: Estou convosco; firmeza, pois, aos fiéis!
Ahiret gününe inanmak.Uma Jornada de Fé.
İnkâr edeceği İsa tarafından Son Yemek'te kendisine bildirilmiştir ancak Petrus buna inanmamıştır.Jesus os dispensa e diz: «Não temas, crê somente!»
On İki İmama inanmalarından dolayı (Onikicilik/On İki İmamcılık) olarak adlandırıldıkları da olur.Há uma segunda chamada (iqama) que convoca os fiéis a se enfileirarem para o início das orações.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod