Ana içeriğe geç
Sözlük

inanma ile cümle

inanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sizdeki kitabı da doğrulayıcıdır o. Ona ilk inanmayan siz olmayın.(Tafsir At-Tabari, Vol.
Ona inanmayanlarsa ziyankarların ta kendileridir.Vol. 2, Page 95).
Biz, Allah'ı apaçık görmedikçe sana asla inanmayacağız."We shall never believe in you till we see Allah plainly."
De ki: "İster inanın ona, ister inanmayın.Say (O Muhammad SAW to them): "Believe in it (the Quran) or do not believe (in it).
Gerçek şu ki, âhirete inanmayanlar, dönüşü olmayan bir sapıklık ve bir azap içindedirler.Nay, but those who disbelieve in the Hereafter are (themselves) in a torment, and in far error.
Ve biz sana inanmayız."And we are not believers in you.
Artık Allah'a ve âyetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanacaklar?Then in which speech after Allah and His Ayat will they believe?
Biz Allah'ı açıkça görmedikçe sana inanmayız!” dediniz.We shall never believe in you till we see Allah plainly."
De ki: “İster inanın ona, ister inanmayın.Say (O Muhammad SAW to them): "Believe in it (the Quran) or do not believe (in it).
Ne var ki halkın çoğunluğu inanmaz.Verily, it is the truth from your Lord, but most of the mankind believe not.
De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın!"Say (O Muhammad SAW to them): "Believe in it (the Quran) or do not believe (in it).
(Onlar) her mu'cizeyi görseler de yine ona inanmazlar.Even if they see every sign, they will not believe in it.
Ahirete inanmayanların durumu, kötüdür. En yüce durum, Allah'ındır.Those who do not believe in the Hereafter set a bad example, while God sets the Highest Example.
İşte israf eden ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız.Thus We recompense him who transgresses and does not believe in the revelations of his Lord.
İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onlara bir körlüktür.But as for those who do not believe: there is heaviness in their ears, and it is blindness for them.
Onlar, hangi 'apaçık-belgeyi' görseler, yine ona inanmazlar.Even if they see every sign, they will not believe in it.
Onlar artık inanmazlar.They have no faith.
Ahirete inanmayanların kötü örnekleri vardır, en Yüce örnekler ise Allah'a aittir.Those who do not believe in the Hereafter set a bad example, while God sets the Highest Example.
Yalanı, yalnızca Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur.It is those who do not believe in God’s revelations who fabricate falsehood.
Bir kent halkı inanmalı değil miydi ki, imanları kendilerine fayda versin!If only there was one town that believed and benefited by its belief.
Ahirete inanmayanlar kötülük misalidirler. En üstün misali ise Allah verir.Those who do not believe in the Hereafter set a bad example, while God sets the Highest Example.
Yalan uyduranlar ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlardır.It is those who do not believe in God’s revelations who fabricate falsehood.
İşte haddi aşanları, Rabbinin ayetlerine inanmayanları böylece cezalandıracağız.Thus We recompense him who transgresses and does not believe in the revelations of his Lord.
Biz ona inanmayız."We have no faith in him.”
Bir zamanlar ya Musa demiştiniz, Allah'ı apaçık görmedikçe inanmayız sana.And recall that you said, “O Moses, we will not believe in you unless we see God plainly.”
De ki: Deliller, Allah katındadır, fakat delil gelse de inanmayacaklarını anlamaz mısınız?But how do you know? Even if it did come, they still would not believe.
Siz şunu da söylemiştiniz: "Ey Mûsa! Biz, Allah'ı apaçık görmedikçe sana asla inanmayacağız."And recall that you said, “O Moses, we will not believe in you unless we see God plainly.”
Tüm mucizeleri görseler de onlara inanmazlar.Even if they see every sign, they will not believe in it.
Âhirete inanmayanlar için kötülük örneği var. En yüce örnekse Allah içindir.Those who do not believe in the Hereafter set a bad example, while God sets the Highest Example.
Yalanı ancak, Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydururlar.It is those who do not believe in God’s revelations who fabricate falsehood.
İsraf eden/haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayan kimseleri biz böyle cezalandırırız.Thus We recompense him who transgresses and does not believe in the revelations of his Lord.
İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Ve Kur'an, onlar için bir körlüktür.But as for those who do not believe: there is heaviness in their ears, and it is blindness for them.
Onlar her türlü mucizeyi görseler bile yine de ona inanmazlar.Even if they see every sign, they will not believe in it.
Kötü sıfat, ahirete inanmayanlar içindir. En yüce sıfatlar ise Allah'a aittir.Those who do not believe in the Hereafter set a bad example, while God sets the Highest Example.
Allah'ın ayetlerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur.It is those who do not believe in God’s revelations who fabricate falsehood.
Doğru yoldan sapanı ve Rabbinin ayetlerine inanmayanı işte böyle cezalandırırız.Thus We recompense him who transgresses and does not believe in the revelations of his Lord.
(Buna) iyice inanmamış olanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin!And do not let those who lack certainty belittle you.
İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur'an onlara kapalıdır.But as for those who do not believe: there is heaviness in their ears, and it is blindness for them.
Onlar, bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar.Even if they see every sign, they will not believe in it.
Senden izin isteyenler, olsa olsa Allah'a ve ahiret gününe inanmayanlar olabilir.Only those who do not believe in God and the Last Day ask you for exemption.
Yalanı ancak Allah'ın âyetlerine inanmayanlar uydurur.It is those who do not believe in God’s revelations who fabricate falsehood.
Ona çıktığına da asla inanmayız.Or you ascend into the sky.
İşte haddi aşanları, Rabbinin âyetlerine inanmayanları biz böyle cezalandırırız.Thus We recompense him who transgresses and does not believe in the revelations of his Lord.
Bir zaman da: “Ey Mûsâ! Biz Allah'ı açıkça görmedikçe sana inanmayız!” dediniz.And recall that you said, “O Moses, we will not believe in you unless we see God plainly.”
Bir zamanlar, "Ey Musa, ALLAH'ı fiziksel olarak görmedikçe inanmayız," demiştiniz.And recall that you said, “O Moses, we will not believe in you unless we see God plainly.”
Elçi Rabbinizden gerçeği getirmiştir. Kendi yararınız için inanmalısınız.The Messenger has come to you with the truth from your Lord, so believe—that is best for you.
Her bir mucizeyi görseler de ona inanmazlar.Even if they see every sign, they will not believe in it.
ALLAH'a ve ümmi olan elçisine inanın, nitekim o da ALLAH'a ve sözlerine inanmaktadır.So believe in God and His Messenger, the Unlettered Prophet, who believes in God and His words.
Ama biz doğru söylesek de sen bize inanmazsın!We know that you will not believe us howsoever truthful we might be."
Fakat insanların çoğu inanmazlar.Yet most people do not believe.
Ona inanmayanlar, onun çabuk gelmesini isterler.Those who do not believe in it seek to hasten its coming.
Böylece onlar, az bir bölümü dışında, inanmazlar.Scarcely do they believe.
Onda acele edenler, (gerçekte) ona inanmayanlardır.Those who do not believe in it seek to hasten its coming.
Doğrusu biz Rabbinize inanın diye inanmaya çağıran bir çağırıcıyı işittik de iman ettik.Indeed we heard a crier calling to the faith saying: "Believe in your Lord"; so we did believe.
Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar.they do not believe in it.
Size asla inanmayacağız!We will not believe you.
Ona inanmazlar.they do not believe in it.
Fakat insanların çokları inanmazlar.Yet most people do not believe.
Ona inanmayanlar onun çabucak gelmesini isterler.Those who do not believe in it seek to hasten its coming.
Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.Yet most people do not believe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod