inanmıyorum ile cümle

inanmıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Jen nevěřím, že by to byla až taková epidemie.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.현재 이 질병이 이렇게 퍼져나가고 있다고 간주되는 것을 믿지 않을 뿐입니다.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Ma non credo che ci sia un'epidemia del genere.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Não acredito é que seja uma epidemia, como dizem.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Ne verjamem pa, da je takšna epidemija.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Nie wierzę tylko w epidemię.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Saya hanya tidak percaya itu adalah epidemi seperti definisi sekarang.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Simplemente no creo que sea una epidemia como tal.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Simplement, je ne crois pas à une épidémie de cette ampleur.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Tôi chỉ không nghĩ rằng nó là một thứ bệnh dịch như vậy.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Απλά δεν πιστεύω πως είναι τέτοια επιδημία.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Но я просто не верю, что это прям такая эпидемия.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Просто не вярвам, че е чак такава епидемия.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Я просто не вірю, що це вже аж така епідемія.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.אני רק לא מאמין שיש מגפה בהיקף כזה.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.أنا فقط لا أعتقد أنه وبائي.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.子供に座ったまま 何時間も
'Sana inanmıyorum."Jag tror dig inte.
'Sana inanmıyorum."Je ne vous crois pas.
'Sana inanmıyorum."No te creo.
'Sana inanmıyorum."Δεν σας πιστεύουμε.
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Ar trebui să-mi arate uşa astăzi, dar nu cred că ştii!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Azt kellene megmutatni nekem az ajtót, ma, de nem hiszem, tudod!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Bạn phải chỉ cho tôi cửa ngày hôm nay, nhưng tôi không tin rằng bạn biết!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Bi si da bi mi pokazal vrata danes, vendar ne verjamem, veš!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Dovresti farmi vedere la porta oggi, ma non credo che lo sai!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Du borde visa mig dörren idag, men jag tror inte du vet!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Du burde vise mig døren i dag, men jeg tror ikke du kender!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Je moet mij de deur vandaag, maar ik geloof je niet weten!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Kau harus menunjukkan pintu hari ini, tetapi aku tidak percaya kau tahu!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""당신은 오늘 내게 문을 보여주어야한다고,하지만 당신이 알고 믿을 수가 없어!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Mal by ste mi ukázať dvere, dnes, ale nemyslím si, že by ste vedieť!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Měl byste mi ukázat dveře, dnes, ale nemyslím si, že byste vědět!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Sie sollten zeigen, mir die Tür heute, aber ich glaube nicht, dass du weißt!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Sinun pitäisi näyttää minulle oven tänään, mutta en usko että tiedät!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Tendrías que me muestre la puerta hoy, pero no creo que te conozco!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Trzeba było pokazać mi drzwi dziś, ale nie wierzę, wiesz!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Tu devrais me montrer la porte aujourd'hui, mais je ne crois pas que vous savez!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Você deveria me mostrar a porta hoje, mas eu não acredito que você sabe!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Θα έπρεπε να μου δείξει την πόρτα σήμερα? Αλλά δεν πιστεύω ότι ξέρεις!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Би трябвало да ми покаже вратата днес, но аз не вярвам, че знаете!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Ти повинен показати мені двері сьогодні, але я не вірю, ви знаєте!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""Ты должен показать мне дверь сегодня, но я не верю, вы знаете!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""אתה צריך להראות לי את הדלת היום, אבל אני לא מאמין שאתה יודע!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""يجب عليك أن تظهر لي الباب اليوم ، ولكن لا أعتقد أنك تعرف!"
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!"ロビンは、壁の上へ上ツタの彼のスイングスプレーから飛んできて、彼はオープン
- Senin için kararları o mu veriyor? - Hayır, vermiyor. Öyle bir şeye inanmıyorum.No creo en el del todo, Creo en el universo.
- Senin için kararları o mu veriyor? - Hayır, vermiyor. Öyle bir şeye inanmıyorum.Като цяло не вярвам в него, а във Вселената.
Sizi esir olarak tutmuş felan filan- - ama biliyor musunuz. İkinize de inanmıyorum.Mereka terus menjebakmu... ...tapi aku tidak percaya padamu.
Sizi esir olarak tutmuş felan filan- - ama biliyor musunuz. İkinize de inanmıyorum.Θα κρατηθεί ως φυλακισμένος κλπ, αλλά να ξέρεις εγώ δεν σας πιστεύω.
"Tanrıya inanmıyorum" dediğinizde hepsi birden size "NE?!" diye cevap verir."في اجتماع بالكنيسة, سيقولون "ماذا؟!
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.Dupa aceea el mi-a zis, "Dar nu cred ca poti sa faci asta.". Eu am zis, "Bine.".
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.E ele disse: "Mas eu não acredito que seja capaz". E eu disse:
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.E lui di nuovo: "Ma non credo che tu possa farlo." E io dissi: "Sì."
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.Et puis il a dit : "Mais je ne crois pas que vous puissiez faire ça." J"ai donc dit : "OK."
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.Hij zegt: "Maar ik geloof niet dat je dit kunt." Dus ik zeg: "Ok."
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.그런데도 허프씨는 "정말 못 믿겠다고요." 그러더군요. 그래서 제가 그랬죠. "한번 믿어 보시라고요."
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.On povedal, "Ale ja neverím, že to dokážeš." Povedal som: "OK."
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.On wtedy stwierdził: "Ale nie wierzę, że ci się uda". Odparłem tylko "OK".
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.Und dann sagte er: "Aber ich glaube nicht, dass du das machen kannst." Also sagte ich: "Ok."

İlgili Sayfalar