inanmıyorum ile cümle
inanmıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.Ich glaube nicht, dass Chemikalien unnatürlich sind.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.Ik geloof niet dat chemicaliën onnatuurlijk zijn.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.Je ne crois pas que les substances chimiques soient non-naturelles.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.화학적인 것이 자연스럽지 않다는 것은 더더욱 믿지 않죠.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.Não acredito que compostos químicos sejam antinaturais.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.Nie wierzę, że chemia jest nienaturalna.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.No creo que los químicos sean antinaturales.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.Non credo che la chimica sia innaturale.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.Tôi không tin các chât hoá học là không tự nhiên.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.Δεν πιστεύω πως τα χημικά είναι αφύσικα.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.Не вярвам, че химикалите са неестествени.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.Я не считаю, что подобные соединения ненатуральными.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.אני לא מאמין שכימיקלים הם לא טבעיים.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.لا أؤمن بان المواد الكيميائية غير طبيعية
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.不愉快な話をすると先に言いました
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Bohužel já osobně nevěřím v Marshallův plán.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Đáng tiếc, cá nhân tôi không tin vào kế hoạch Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Din pacate, eu personal nu cred in planul Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Infelizmente, não acredito no Plano Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.유감스럽게도 저는 개인적으로 마샬 플랜을 신뢰하지 않습니다.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Leider glaube ich nicht an den Marshall-Plan.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Malheureusement, personnellement, je ne crois pas au plan Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Niestety, ja w to nie wierzę.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Persoonlijk geloof ik niet in het Marshall Plan.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Por desgracia, yo no creo en el Plan Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Sajnos, én személyesen nem hiszek a Marshall Tervben.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Sayangnya, saya pribadi tidak percaya dengan Marshall Plan ini.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Sfortunatamente, io, personalmente, non credo nel piano Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Δυστυχώς, εγώ προσωπικά δεν πιστεύω στο Σχέδιο Μάρσαλ.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.За съжаление, аз не вярвам в Плана Маршал.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.К сожалению, лично я не верю в План Маршала.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.למרבה הצער, אני אישית לא מאמין בתוכנית מרשל.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.وللأسف، انا شخصياً لا أؤمن بخطة مارشال.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.まず、マーシャルプランがもたらす利益は大げさに言われているからです。
Monet'nin tüm bunlara, bir öncü olmak için, tüm kuralları değiştirmek için giriştiğine inanmıyorum."Аз ще съм авангард и ще наруша правилата." просто е искал да направи нещо, което е смятал за завладяващо.
Monet'nin tüm bunlara, bir öncü olmak için, tüm kuralları değiştirmek için giriştiğine inanmıyorum.أتوقع أنه كان يقول "أنا سأكون في الطليعة و سأكسر كل القواعد"
Önsezi denen şeye inanmıyorum.En usko ennaltanäkemiseen.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Et comme la plupart d'entre vous, je présume, je ne crois pas que les gens puissent vraiment prédire l'avenir.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Ich glaube nicht an die sogenannte Präkognition.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Ik geloof niet in helderziendheid.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Jeg tror ikke på forudsigelser og hver gang
Önsezi denen şeye inanmıyorum.저는 예언 같은 건 믿지 않습니다.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Não acredito na precognição.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Saya tidak pernah dan tidak akan percaya pada ramalan,
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Δεν πιστεύω στην πρόγνωση.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.אני לא מאמין בראיית-הנולד, ומידי פעם,
Önsezi denen şeye inanmıyorum.أنا لا أؤمن بالعرافة، ومن حين إلى آخر،
Önsezi denen şeye inanmıyorum.未来を予知していたという話もありますが
Öyle bir şeye inanmıyorum. Ben, evrene inanıyorum. Hiç bir cevabım yok.No non lo fa.Non credo per niente a lui,credo nell universo.Non ho nessuna risposta
Oyununda bahsettiğin gibi, iyi bir insanın düşüncelerini... ...değiştirebileceğine inanmıyorum.După cum spuneai, cred că dragostea şi devotamentul unui om nu pot fi schimbate printr-o piesă.
Oyununda bahsettiğin gibi, iyi bir insanın düşüncelerini... ...değiştirebileceğine inanmıyorum..אבל זה מה שכולנו אוהבים במחזות שלך ,אהבת האדם, האנשים הטובים .שמאמינים כי אדם יכול להשתנות...
Oyununda bahsettiğin gibi, iyi bir insanın düşüncelerini... ...değiştirebileceğine inanmıyorum.كما قلت اعتقد ان وجود الرجل في الحب والإيمان لن يتغير بمسرحية واحدة
Ram orada doğmuş diyorlar. Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.On dit que Ram est né là-bas ce que je ne crois pas. - mais c'est ce qu'on dit.
Ram orada doğmuş diyorlar. Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.אמרו שראמה נולד שם. אני לא קונה את זה, אבל כך אמרו.
Ram orada doğmuş diyorlar. Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.アヨーディアは ウッタル・プラデーシュ州にある
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Dar nu cred că e o mare epidemie.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Ich glaube nur nicht, dass es so weit verbreitet ist.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Ik geloof alleen niet dat het een epidemie is.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Jag är bara inte säker på att det är en epidemi.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.Jeg tror bare ikke på at det er en epidemi på denne måde.