inanmıyorum ile cümle
inanmıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Không tin rằng có một nguyên tử có nghĩa là ở trong đó. '
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I 거기에 의미를 원자가 믿을 수가 없어.
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Não acredito que há um átomo de significado nele. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Ne crois pas qu'il ya un atome de sens en elle. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Nem hisz van egy atom jelentése benne. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Nevěřím, že existuje atom významu v něm. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Neverím, že existuje atóm významu v ňom. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Ne verjamejo, da je atom smisla v njem. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Niet geloven dat er een atoom van betekenis in. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Nie wierzę, nie ma atom sensu w nim. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I No creo que haya un átomo de sentido en él. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Non credo ci sia un atomo di significato in esso. '
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Nu cred că există un atom de sensul cuvântului în ea. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Tidak percaya ada sebuah atom makna di dalamnya. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Tror ikke der er et atom af mening i det. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Tror inte det finns en atom av mening i det. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Usko siellä atomin merkitys siinä. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Δεν πιστεύω ότι υπάρχει ένα άτομο του έννοια σε αυτό ".
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Не верю, что в атоме в ней смысл.
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Не вірю, що в атомі в цьому сенс.
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Не вярвам, че има един атом на смисъла в него. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I לא מאמין שיש אטום של משמעות. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I لا نعتقد ان هناك ذرة من المعنى في ذلك. "
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. '陪審はすべてのスレートを下に書いた、"SHEはの原子があると信じていません
İkinize de inanmıyorum.Én nem hiszek egyikőtöknek sem.
İkinize de inanmıyorum.Не вярвам и на двама ви.
İnanmıyorum! Hayır, hayır, hayır!Det passer ikke!
İnanmıyorum! Hayır, hayır, hayır!Det stämmer inte!
İnanmıyorum! Hayır, hayır, hayır!Minä en usko sitä!
İnanmıyorum! Hayır, hayır, hayır!Nie kupuję tego.
İnanmıyorum sana.Nem hiszek magának.
İnanmıyorum sana.Tôi không tin cô đâu.
İnanmıyorum sana.Какви ги говориш?
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum.""James, conosco tutti i valzer di Brahms, e non penso che questo sia uno di quelli."
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum.""James, ich kenne alle Walzer von Brahms und ich glaube nicht, dass das einer davon ist."
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum.""James, ik ken alle walsen van Brahms en ik denk niet dat dit er ook een is."
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum.""James, je connais toutes les valses de Brahms, et je ne crois pas que celle-ci entre dans cette catégorie. "
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum.""James, știu toate valsurile lui Brahms, și nu cred că ăsta e unul dintre ele."
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum.""James, tôi biết tất cả những bản valse của Brahms, những tôi không tin đây là một trong những bản đó."
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum.""제임스, 나는 브람스 왈츠를 전부 알아요, 이게 그 카테고리에 있는 곡들 중 하나라는게 믿어지지 않네요."
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum.""Джеймс, аз знам всички валсове на Брамс, и не вярвам, че това е един от тази категория. "
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum.""Джеймс, про вальсы Брамса я знаю все, и я не думаю, что этот один из той категории."
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum.""ג'יימס, אני מכיר את כל הולסים של ברהמס, ואני לא מאמין שזה נכנס איתם לאותה קטגוריה."
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum."" جيمس, انا أعرف كل مقطوعات الفالس لـ برامز, و أنا لا أعتقد أن تلك المقطوعة مصنفة كـ فالس."
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum."これはブラームスの曲じゃない」
Kes şunu. İnanmıyorum!Nu cred că este!
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.Ale já nevěřím -
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.De én nem hiszem...
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.Det tror jag inte på- men det sägs så.
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.Eu nu prea cred - - dar aşa se spune.
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.Io non ci credo, ma e' quel che dicono.
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.Mas é o que dizem.
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.Nie wierzę w to - - ale tak mówią.
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.No creo... pero es lo que dicen.
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.Tätä en ihan usko, mutta näin puhutaan.
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.Tôi không tin. - Nhưng đó là điều họ nói.
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.Was ich nicht glaube. - aber das ist, was man sagt.
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.Yang aku sebenarnya tidak percaya - - tapi ya itu yang mereka bilang.
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.В което не вярвам - - но така казват.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.Eu nu cred că, compuşii chimici sunt nenaturali.