inanmıyorum ile cümle
inanmıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --Nem hiszek az ízületekben, de tényleg összetartják a tested.'" --
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --Nevěřím na klouby, ale drží naše tělo pohromadě." -
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --Nie wierzę w stawy, ale utrzymują one nasze ciało w jednym kawałku"
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --Non credo nelle giunture, ma tengono insieme il tuo corpo'" -
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --Nu cred în încheieturi dar ele ne țin corpul într-o bucată." --
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --Δεν πιστεύω στους συνδέσμους, αλλά πραγματικά κρατούν το σώμα ενωμένο." --
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --Не вярвам в ставите, но те държат тялото заедно. "--
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --Я не доверяю суставам, но благодаря им держится тело".
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --אני לא מאמינה בחיבורים אבל הם מחברים את כל הגוף'".--
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --أنا لا أعتقد بالمفاصل، ولكن انهم يعقدون جسمك معاً. "
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --体をつなげているからね』」 意味のない連想の一例です
"Eklemleri dosyalamalıyız. Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --No creo en las articulaciones, pero evitan que el cuerpo se desarme."
Emmanuel, sizin inancınıza, ben inanmıyorum.Emmanuel, bennem nincs meg a hited.
Emmanuel, sizin inancınıza, ben inanmıyorum.Emmanuel, eu nu am credinta ta.
Emmanuel, sizin inancınıza, ben inanmıyorum.Emmanuel, ich habe nicht deinen Glauben.
Emmanuel, sizin inancınıza, ben inanmıyorum.Emmanueli, nemám tvojí víru.
Emmanuel, sizin inancınıza, ben inanmıyorum.Emmanuel, io non ho la tua fede.
Emmanuel, sizin inancınıza, ben inanmıyorum.Emmanuel, ja nie mam twojej wiary.
Emmanuel, sizin inancınıza, ben inanmıyorum.Emmanuel, je n'ai pas votre foi.
Emmanuel, sizin inancınıza, ben inanmıyorum.Emmanuel, tôi không có niềm tin như anh.
Emmanuel, sizin inancınıza, ben inanmıyorum.Emmanuel, δεν έχω την πίστη σας.
Emmanuel, sizin inancınıza, ben inanmıyorum.Эммануэль, у меня нет такой веры.
- Evet, dur, aynı fikirde değilim. Ve kaldırılması gerektiğine de inanmıyorum.Au départ, on n'a jamais eu besoin de brevets dans ce domaine pour que cette activité ait lieu.
- Evet, dur, aynı fikirde değilim. Ve kaldırılması gerektiğine de inanmıyorum.Bè, io non sono ovviamente d'accordo con questo; e non credo che il software debba mai esser rimosso.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Ale ja nie wierzę w problemy architektoniczne.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Dar eu nu cred cu adevărat în probleme arhictecturale; eu cred numai în oportunităţi.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Ich glaube aber eigentlich nicht an architektonische Probleme; ich glaube nur an Möglichkeiten.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.하지만 저는 건축적 문제를 신뢰하지 않습니다.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Maar ik geloof niet echt in architecturale problemen; ik geloof enkel in kansen.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Ma io non credo troppo ai problemi architettonici; credo solo nelle opportunità.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Mais je ne crois pas vraiment aux problèmes architecturaux, je crois seulement aux opportunités.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Mas eu não acredito em problemas arquitectónicos;
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Nhưng tôi không thật sự tin tưởng vào những vấn đề kiến trúc;
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Tapi saya tidak benar-benar percaya pada masalah arsitektur; saya hanya percaya pada kesempatan.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Αλλά δεν πιστεύω πραγματικά σε αρχιτεκτονικά προβλήματα.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Но аз всъщност не вярвам в архитектурните проблеми; вярвам само във възможностите.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.אבל אני לא ממש מאמין בבעיות ארכיטקטואלית;
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.ولكني في الحقيقة لا أؤمن بالمشاكل المعمارية
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.機会だけを信じています
(Gülüşmeler) Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.lui a plutôt donné des airs de Sean Connery.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.- at unge mennesker i dag tror at ophavsret er forkert.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.-dass junge Menschen denke, dass Copyright falsch ist.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.- dass junge Menschen denken, Copyright sei falsch.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.-dat jongeren van nu geloven dat auteursrecht verkeerd is.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.-että tämän päivän nuoret uskovat että tekijänoikeudet olisivat pahasta.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.-giới trẻ ngày nay tin rằng quyền tác giả là sai trái.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.'저작권이 부당하다'고 여긴다는 생각에 반대합니다
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.-mladí lidé věří, že autorská práva jako taková jsou špatná.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.-młodzi ludzie uważają prawa autorskie za zło.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.-que la juventud de hoy piense que el copyright está mal.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.-Что молодые люди сегодня считают, что авторское право является неправильным.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.שאנשים צעירים בימינו- .מאמינים שזכויות יוצרים זו טעות
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.شباب اليوم يظنون أن حقوق الطبع و النشر هي من الخطأ
Hayır, inanmıyorum. İnanmıyorum.لا, لا اصدق, لا اصدق
Hayır, inanmıyorum.Nem... Nem hiszem el.
Hayır, inanmıyorum.Όχι, δεν το πιστεύω.
Herhangi bir dine inanmıyorum. Çünkü ayrıma inanmıyorum.Eu recuso associar-me a uma religiao porque não acredito na separação.
Herhangi bir dine inanmıyorum. Çünkü ayrıma inanmıyorum.Me rehúso a afiliarme con alguna religión porque yo no creo en la separación
Herhangi bir dine inanmıyorum. Çünkü ayrıma inanmıyorum.Refuz să mă asociez cu o religie pentru ca nu cred în separare.
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I Glaube nicht, es gibt eine Spur von Sinn darin. "