inanmıyor ile cümle

inanmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
C. G. Jung'un deyimiyle: "Ben inanmıyorum, biliyorum."In the words of C.G. Jung: "I do not believe, I know."
Kendimi diğer insanlardan farklı hissettiğime inanmıyorum.I don't believe I feel differently from other people.
İnanmıyorsanız, dedelerinize sorun da söylesinler, Köşektaş'lıların Herikli'lerin asileri olduğunu."Its truth is human, but you can hear it only from the mouths of puppets."
("Görüyorum, ama inanmıyorum!") diye yazdı.But, she said, "I made up my mind I will not look back.
Düşünürler artık dünyanın sürekli daha iyiye yol aldığına inanmıyorlardı.Intellectuals no longer believed the world was automatically getting better and better.
Gerçekten inanmıyorum.Not really.
"Hayır inanmıyoruum..."I can't believe it...
(Marenka, ve diğerleri:"Hayır, hayır. Ben buna inanmıyorum.").(Quill answered, "I don't believe so" and "I don't know.")
O nedenle böyle bir toplantının gerçekleştirilmiş olacağına inanmıyorum.No evidence exists that such a meeting ever actually occurred.
- Sen de bana inanmıyorsun, değil mi?You don't believe me either.
Ve eğer bana inanmıyorsanız eksi sembolünü dağıtın.And if you don't believe me, distribute out this negative sign.
Herhangi bir dine inanmıyorum. Çünkü ayrıma inanmıyorum.I refuse to affiliate with religion because I don't believe in separation.
Herhangi bir dine inanmıyorum.So
O doğruyu konuşan inanmıyordu. >She did not believe she was speaking the truth. >
"Sen bugün bana kapıyı göstermek gerekir, ama ben seni tanıyorum inanmıyorum!""You ought to show me the door today; but I don't believe you know!"
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.But I don't really believe in architectural problems;
Ben personel den sordum heryeri cotrol etmeye, ama burada oldugna inanmiyorum.I asked all the staff to check everywhere, but I don't think it is here.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.They said, at one point, you know, we don't really believe you went to the moon, but you did.
Çünkü ben Ütopya diye birşeyin varlığına inanmıyorum.Because I believe there is no such thing as Utopia.
Hayır! Howard böyle bir şey olduğuna inanmıyordu.Howard doesn't believe that there is such a thing.
Ve kaldırılması gerektiğine de inanmıyorum.And I don't believe that software should ever be removed.
Bana inanmıyorsanız çarpabilirsiniz.And you can multiply this out if you don't believe me.
Burada olmamız gerektiğine inanmıyorsun. Ne düşünüyorum biliyor musun? Ne düşündüğümün önemi yok.It's his first time out.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.You believe a proposition, P, and I don't.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.-that young people today believe that copyright is wrong.
Bana inanmıyorsanız gerçek bir örnek yapabiliriz. -And if you don't believe me, we can do it with an actual example.
Onun şehirli olduğuna inanmıyoruz.We don't believe he's from the city.
Eklemlere inanmıyorum ama vücudumuzu onlar bir arada tutuyor." --I don't believe in joints, but they do hold your body together.'" --
Yine de objectivism gibi bir şey olduğuna inanmıyorum.I don't believe there's such a thing as objectivism anyway.
Sadece bu kadar salgın bir hastalık olduğuna inanmıyorum.I just don't believe it's an epidemic like this.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.I think before I did the "Vagina Monologues," I didn't really believe in happiness.
Neden bana inanmıyorsunuz ?Why don't you believe me?
Bana inanmıyorHe won't believe me.
Eğer bana inanmıyorsanız, hidrojen bakmak.If you don't believe me, look at hydrogen.
Eğer bana inanmıyorsanız, sadece durumda bana bir daha yapalım.Let me do one more, just in case you don't believe me.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Because I wasn't believing in me, really me, all the bits of me -- all the bits of all of us.
Ve yanıt şu ki, ben inanmıyorum ki insanlar böyle hareket edeceğinize inanmıyor.And the answer is I don\'92t believe people think that\'92s the case --\ OBAMA:
Ben inanmıyorum ki..I don\'92t believe...\
İnanmıyor musun? göster ona, Hoiwai!You don't believe me? Show him, Hoiwai!
Sana inanmıyorum !I don't believe it!
Ben buna inanmıyorum, ve durumun değiştiğini düşünüyorum.I don't believe that, and I think the situation is changing.
Birincisi, kimsenin inanacağı bir piyasa fiyatı oluşturulabileceğine inanmıyorum.One, I don't think it'll actually create a real market price that anyone would believe.
I Anlamı bir atom var inanmıyorum. 'I don't believe there's an atom of meaning in it.'
Ve inanmıyor, inanmıyor Benim gördüğümü onun görmemesi üzücüAnd it's so, its so sad to think she don't see what I see.
Biraz cebir, bana inanmıyorsanız kendiniz deneyebilirsiniz. -If you do a little bit of algebra with that, and if you don't believe me, try it out.
Buna inanmıyorum.I don't believe that.
(Çocuklara baskı yapmaya inanmıyoruz. Doğru zaman gelince uygun cinsiyeti seçeceklerdir.)We don't inherit an identity; we get to invent it.
Soyledikleri dogruymus, fakat kendi basima gelinceye kadar inanmiyordum.It's true what they say, and I didn't believe it until it happened to me.
Hala inanmıyor musunuz?Still don't believe?
Bana inanmıyorsanız, Sam'e sormanız yeter.If you don't believe me, just ask Sam.
Buna inanmıyorum." Sizce ne olur?I'm not a fan."
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.The Khmer Rouge didn't believe in money.
Çünkü hala Prenses olduğuna inanmıyorsun.That's because you don't think of yourself as a princess.
Bana inanmıyordu.He wouldn't believe me.
Ama bana inanmıyorsun, değil mi?But you don't believe me, do you.
Bana inanmıyorsun, değil mi?You don't believe me, too?
Ki ben buna inanmıyorum- ama işte öyle diyorlar.Which I don't believe - - but that's what they say.
"Biz sana inanmıyoruz."We don't believe you.
"Yani sen, doğal maddelerin şifa verdiğine inanmıyor musun?""So you don't believe In ANY Natural remedies?"
"Bunu yapabileceğine inanmıyorum."I don't believe you can do it.

İlgili Sayfalar