inanmış ile cümle

inanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
46
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.Ο Νεύτωνας πίστευε ότι το φως απαρτίζεται από μικροσκοπικά σωματίδια σαν τα άτομα, που αποκάλεσε corpuscles.
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.Ньютон считал, что свет состоит из крошечных частиц, подобных атомам, которые он называл "корпускулами".
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.Нютон вярвал, че светлината е съставена от малки, подобни на атом частици, които той нарекъл корпускули.
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.ניוטון האמין שאור עשוי מחלקיקים קטנטנים, דמויי אטומים, להם הוא קרא קורפוסלס.
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.إعتقد نيوتن أن الضوء يتكون من جزيئات صغيرة، مثل الذرة، كان يدعوها " كريات الضوء "
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.粒子からできていると信じ これをcorpuscles と名づけました この考えをもとに 光の持つ特性を説明しました
Orta Doğudaki sorunların kaynağının her zaman ABD olduğuna inanmışımdır.Eu sempre acreditei que a origem do problema no Oriente Médio é os EUA.
Orta Doğudaki sorunların kaynağının her zaman ABD olduğuna inanmışımdır.Hari ini Trump membuat kebijakan Jerusalem sebagai Ibu Kota Israel.
Orta Doğudaki sorunların kaynağının her zaman ABD olduğuna inanmışımdır.Je reste convaincu que la source du problème du Moyen-Orient, ce sont les USA.
Orta Doğudaki sorunların kaynağının her zaman ABD olduğuna inanmışımdır.Siempre creo que la fuente del problema de Medio Oriente es Estados Unidos.
Orta Doğudaki sorunların kaynağının her zaman ABD olduğuna inanmışımdır.Я всегда считал, что источником проблем на Ближнем Востоке является США.
Pek çok matematikçi bunu modellemenin imkansız olduğuna inanmıştı.그걸 만드는 것은 불가능하다고 생각했어요.
Pek çok matematikçi bunu modellemenin imkansız olduğuna inanmıştı.אז סברו שזהו מודל בלתי אפשרי.
Pek çok matematikçi bunu modellemenin imkansız olduğuna inanmıştı.علماء الرياضيات أنه مستحيل نمذجته في الواقع.
Pek çok matematikçi bunu modellemenin imkansız olduğuna inanmıştı.本来 この種の構造は
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.En olisi uskonut tha 'voisi tehdä sen. " En ole koskaan ohitetaan ennen ", Maria sanoi.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Eu não teria acreditado tha "poderia fazê-lo." "Eu nunca pulou antes", disse Mary.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Ich hätte nicht geglaubt tha 'könnte es zu tun haben. " Ich habe nie übersprungen zuvor ", sagte Mary.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Ik zou niet geloofd hebben tha 'zou kunnen doen. " Ik heb nooit eerder overgeslagen,' zei Mary.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.I nie uwierzyłbym tha "może to zrobić." "Nigdy nie pominięte wcześniej," Maryja rzekła.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Já bych tomu nevěřil tha "by to mohl udělat." "Nikdy jsem přeskočeny dříve," řekla Mary.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Ja by som tomu neveril tha "by to mohol urobiť." "Nikdy som preskočené skôr," povedala Mary.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Jag skulle inte ha trott tha 'kunde göra det. " Jag har aldrig hoppat förut ", sade Maria.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Jeg ville ikke have troet tha 'kunne gøre det. " Jeg har aldrig sprunget før, "sagde Mary.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Je n'aurais pas cru tha 'pouvait le faire. " Je n'ai jamais sauté avant ", dit Marie.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.N-aş fi crezut "tha-ar putea face". "N-am sărit în faţa", a spus Maria.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Ne bi verjel, tha "bi lahko to naredil." "Nikoli nisem preskočila prej," je dejal Mary.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Nem szeretném, ha úgy tha "lehet csinálni." "Soha nem kihagyott előtt," mondta Mary.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Non avrei mai creduto tha 'potrebbe farlo. " Non ho mai saltato prima ", ha detto Maria.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Saya tidak akan percaya 'tha bisa melakukannya "." Saya tidak pernah melewatkan sebelumnya, "kata Mary.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.나는 ". THA '할 수 믿지 않았을 것이다"나는 전에 건너뛴 적이, "메리 고 말했다.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Tôi sẽ không tha có thể làm điều đó "." Tôi không bao giờ bỏ qua trước khi, "Mary nói.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Yo no lo habría creído tha 'podría hacerlo. " Nunca antes de saltar ", dijo María.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Εγώ δεν θα πίστευε "tha μπορούσε να το κάνει." "Ποτέ δεν παραλείπονται πριν", δήλωσε ο Μαρία.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Не бих повярвал, THA може да го направи. " Никога не съм отстраняват преди ", каза Мери.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Я б не повірив тха "міг би зробити це". "Я ніколи не пропустив раніше", сказала Мері.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.Я бы не поверил тха "мог бы сделать это". "Я никогда не пропустил раньше", сказала Мэри.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.אני לא הייתי מאמינה "tha יכול לעשות את זה." "מעולם לא החסיר לפני," אמרה מרי.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi.لم أكن لأصدق 'ثا يمكن أن نفعل ذلك." "أنا لم تخطي من قبل" ، وقالت ماري.
"Tha 'yapabileceğini inanmış olmaz" Daha önce atlanır asla, "Mary" dedi."私はちょうど始めている。
Umarım bunun doğru olduğunu inanmışsınızdır, ve nasıl kullanacağınıza dair bir fikriniz vardır.Mam więc nadzieję, że jesteście przekonani, że to jest prawda i macie odrobinę intuicji, jak tego używać.
Umarım bunun doğru olduğunu inanmışsınızdır, ve nasıl kullanacağınıza dair bir fikriniz vardır.Quindi spero tu sia soddisfatti che questo è vero e hai un'idea di come usarlo.
Umarım bunun doğru olduğunu inanmışsınızdır, ve nasıl kullanacağınıza dair bir fikriniz vardır.اتمنى انكم استوعبتم ان هذا صحيحاً وانكم حصلتم على بعض البداهة لمعرفة كيفية استخدامه
Umarım bunun doğru olduğunu inanmışsınızdır, ve nasıl kullanacağınıza dair bir fikriniz vardır.これを使用するにすこし勘が必要です。 この特性を使用する例の
Ve ayrıca birim vektör gösteriminin kullanışlı olduğuna inanmışsınızdır. -Но, после того, как мы это все рассмотрели, вы убеждены, что разложение по базису - вещь полезная.
Ve ayrıca birim vektör gösteriminin kullanışlı olduğuna inanmışsınızdır. -עכשיו שיצאנו לדרך, ואני מקווה שאתם משוכנעים שהייצוג לפי וקטורי היחידה הוא מועיל, נוכל

İlgili Sayfalar