inandı ile cümle
inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öyleyse, sen de ki: “İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”Say: "Then why do you not obey and fear Him?"
Kullarımdan, bir kısmı “inandık ya Rabbî!But you ridiculed them.
Çünkü onlar önce inandıklarını iddia ettiler, sonra inkâra gittiler.That is because they came to believe, and then renounced (their faith).
Sizin inandığınız gibi inansalar doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, karşıt olmuş olurlar.If they come to believe as you did, they will find the right path.
Fakat anlaşmazlığa düştüler. Kimisi inandı, kimisi inkar etti.But dissensions arose, some believed, some denied.
Elçi, Rabbinden kendisine indirilene inandı, inananlar da...The Prophet believes in what has been revealed to him by his Lord, and so do the faithful.
Onlar ki: "Rabbimiz, biz inandık, günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru," derler.who say: "O Lord, we believe; forgive our trespasses and save us the torment of Hell."
Öğrencileri, "Biz ALLAH'ın yardımcılarıyız; ALLAH'a inandık."We," the disciples answered, "shall be the helpers of God.
"Rabbimiz, indirdiğine inandık ve elçiye uyduk, bizi tanıklar listesine yaz!""O Lord, we believe in Your revelations and follow this Apostle. Enroll us among the witnesses."
Büyüklük taslayanlar, "Biz, sizin inandığınız şeyi inkar ediyoruz," dediler.Those who were arrogant answered: "We do not believe in what you believe."
"Evrenlerin Rabbine inandık," dediler,And said: "We have come to believe in the Lord of all the worlds,
Firavun: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız? Bu bir plandır.But Pharaoh said: "You have come to accept belief in Him without my permission!
Özür dilemeyiniz. Siz inandıktan sonra inkar ettiniz.Do not make excuses: You turned unbelievers after having come to faith.
Onlar ki, inandılar ve erdemli davrandılar.Those who believe and obey God,
"Size izin vermeden mi ona inandınız?(The Pharaoh) said: "You have come to believe without my dispensation.
Dediler, "Evrenlerin Rabbine inandık,"And said: "We (affirm and) believe in the Lord of all the worlds,
Dedi ki, "Ben size izin vermeden mi ona inandınız?Said (the Pharaoh): "You have come to believe in him before I gave you leave.
Kendilerine okunduğu zaman, "Ona inandık.And when it is read out to them, say: "We believe in it.
İnsanlar, sadece "İnandık" demeleriyle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sanıyor?Do men think they will get away by saying: "We believe," and will not be tried?
Bunun üzerine ona Lut inandı ve, "Ben Rabbime göç ediyorum.Then Lot believed in him; and (Abraham) said: "I will separate myself and take refuge in my Lord.
Bizi döndür de erdemli davranalım. şimdi biz kesin olarak inandık."So send us back. We shall do the right, for we have come to believe with certainty."
"Ona inandık," derler.They will say: "We believe in it."
"Ben sizin Rabbinize inandım; lütfen beni dinleyin."I believe in your Lord, so listen to me."
Araplar "İnandık," dediler.The Arabs of the desert say: "We believe."
De ki, "O Rahman'dır; biz O'na inandık ve O'na güvendik.Say: "He is the benevolent; in Him do we believe, and in Him do we place our trust.
İnandıktan sonra fısk adı, ne kötü bir şeydir! Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalimdirler.And whoever does not repent – then it is they who are unjust.
O'na: "Şimdi mi inandın?“What! Now?* Whereas you were disobedient from the start and you were mischievous!”
Firavun "Ben size izin vermeden mi O'na inandınız? Doğrusu size sihri öğreten, büyüğünüz odur.Said Firaun, “You accepted faith in him before I permitted you!
Firavun dedi: "Ben izin vermeden ona inandınız öyle mi? O size, büyüyü öğreten büyüğünüzdür.Said Firaun, “You accepted faith in him before I permitted you!
Eğer Allah'a inandıysanız ve O'na teslim olduysanız sadece O'na güvenip dayanın.If you have accepted faith in Allah, then you should rely only upon Him, if you are Muslims.”
"Size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyü öğreten ustanız olmalı.Said Firaun, “You accepted faith in him before I permitted you!
İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde "Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler.And some men there are who say, 'We believe in God and the Last Day'; but they are not believers.
Rabbimiz, biz, 'Rabbinize inanın' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen inandık.Our Lord, we have heard a caller calling us to belief, saying, "Believe you in your Lord!"
Derler ki: "Rabbimiz, inandık, bizi şahidlerle beraber yaz!"They say, 'Our Lord, we believe; so do Thou write us down among the witnesses.
Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yeyin ve inandığınız Allah'tan korkun!Eat of what God has provided you lawful and good; and fear God, in whom you are believers.
(Azab) başınıza geldikten sonra mı ona inanacaksınız? Şimdi mi (inandınız)?What, when it has come to pass, will you then believe in it?
Allah'a ve Elçiye inandık ve ita'at ettik, diyorlar.They say, 'We believe in God and the Messenger, and we obey.'
İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.And fear God, in whom you believe.
İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti.And a party of the Children of Israel believed, and a party disbelieved.
Doğru yola iletiyor, ona inandık.guiding to rectitude.
Mü'minler sırf aziz, övgüye layık Allah'a inandıkları için o (zalim)ler onlardan öc aldılar.They took revenge on them only because they believed in the All-mighty, the Al-laudable,
Derler ki: "Rabbimiz inandık; öyleyse bizi şahidlerle birlikte yaz."They say, 'Our Lord, we believe; so do Thou write us down among the witnesses.
İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler vardır.And some men there are who say, 'We believe in God and the Last Day'; but they are not believers.
Allah'ın size verdiği rızıktan temiz ve helal olarak yiyin. İnandığınız Allah'tan sakının.Eat of what God has provided you lawful and good; and fear God, in whom you are believers.
İnsanlardan Allah'a ve son güne inandık diyenler de var, inanmamışlardır.And some men there are who say, 'We believe in God and the Last Day'; but they are not believers.
Yüzleri kararanlara, inandıktan sonra denir, kafir mi oldunuz?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Derler ki: Rabbimiz, inandık biz, bizi gerçeğe tanık olanlardan et.They say, 'Our Lord, we believe; so do Thou write us down among the witnesses.
Ve ancak üstün ve hamde layık Allah'a inandıkları için onları azaplandırmadalar.They took revenge on them only because they believed in the All-mighty, the Al-laudable,
"Ona inandık!" dediler. Ama nasıl mümkün olur onlar için imana ulaşmak o uzak yerden!and they say, 'We believe in it'; but how can they reach from a place far away,
Kendisine inandığınız Allah'tan korkun.And fear God, in whom you believe.
Biz de inandık ona. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."We believe in it, and we will not associate with our Lord anyone.
İnsanlardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde "Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler.And some men there are who say, 'We believe in God and the Last Day'; but they are not believers.
Kendileri de bunlara yakinen inandıkları halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onları inkar ettiler.and they denied them, though their souls acknowledged them, wrongfully and out of pride.
İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık." derler.And some men there are who say, 'We believe in God and the Last Day'; but they are not believers.
Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yeyin ve inandığınız Allah'tan korkun.Eat of what God has provided you lawful and good; and fear God, in whom you are believers.
Ama O'na ortak koşulunca inandınız. Artık hüküm, o yüce ve büyük Allah'ındır."Judgment belongs to God, the All-high, the All-great.
Halktan öyle kimseler var ki aslında inanmadıkları halde "ALLAH'a ve ahiret gününe inandık," derler.And some men there are who say, 'We believe in God and the Last Day'; but they are not believers.
Derler ki, "Rabbimiz, inandık, bizi tanıklardan say.They say, 'Our Lord, we believe; so do Thou write us down among the witnesses.
ALLAH'ın size rızık olarak verdiklerini, helal ve temiz olarak yeyin. İnandığınız ALLAH'ı dinleyin.Eat of what God has provided you lawful and good; and fear God, in whom you are believers.
Firavun: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız?Said Pharaoh, 'You have believed in Him before I gave you leave.
İlgili Sayfalar