inandı ile cümle

inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fir'avn: "Ben size izin vermeden ona inandınız mı?" dedi.But Pharaoh said: "You have come to accept belief in Him without my permission!
Hiç özür dilemeyin, siz inandıktan sonra inkar ettiniz.Do not make excuses: You turned unbelievers after having come to faith.
Şimdi mi (inandınız)?Indeed, you will believe it then.
Onlar ki, inandılar ve korunurlardı.Those who believe and obey God,
(Fir'avn): "Ben size izin vermeden ona inandınız ha?(The Pharaoh) said: "You have come to believe without my dispensation.
Dediler: "Alemlerin Rabbine inandık."And said: "We (affirm and) believe in the Lord of all the worlds,
(Fir'avn) dedi: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız?Said (the Pharaoh): "You have come to believe in him before I gave you leave.
Onlara (Kur'an) okunduğu zaman: "Ona inandık, o, Rabbimizden gelen gerçektir...And when it is read out to them, say: "We believe in it. It's the truth from our Lord.
İnsanlar yalnız "inandık" demekle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?Do men think they will get away by saying: "We believe," and will not be tried?
Ona inandık demektedirler, ama uzak yerden (ta dünyadan imanı) nasıl alabilsinler?They will say: "We believe in it." How could they reach it from a place of no return?
Ben sizin Rabbinize inandım, (gelin) beni dinleyin.I believe in your Lord, so listen to me."
İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.And they came to believe; so We allowed them to enjoy the good things of life for an age.
Göçebe Araplar: "İnandık" dediler.The Arabs of the desert say: "We believe."
Ancak ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi inkar etti.But dissensions arose, some believed, some denied.
(Allah ona:) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım), ancak kalbimin tatmin olması için" dedi.Do you not believe?" "I do," answered Abraham.
"Rabbimiz, biz indirdiğine inandık ve elçiye uyduk."O Lord, we believe in Your revelations and follow this Apostle.
(Firavun) Dedi ki: "Ben size izin vermeden önce ona inandınız öyle mi?(The Pharaoh) said: "You have come to believe without my dispensation.
(Firavun) Dedi ki: "Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız?Said (the Pharaoh): "You have come to believe in him before I gave you leave.
Fakat ayrılığa düştüler, kimi inandı, kimi inkar etti.But dissensions arose, some believed, some denied.
Peygamber ve inananlar, ona Rabb'inden indirilene inandı.The Prophet believes in what has been revealed to him by his Lord, and so do the faithful.
"Rabbimiz! İndirdiğine inandık, Peygambere uyduk; bizi sahid olanlarla beraber yaz"."O Lord, we believe in Your revelations and follow this Apostle. Enroll us among the witnesses."
Sihirbazlar secdeye kapanıp, "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.The sorcerers fell to the ground in homage,
Firavun: "Ben size izin vermeden mi O'na inandınız?But Pharaoh said: "You have come to accept belief in Him without my permission!
Özür beyan etmeyin, inandıktan sonra inkar ettiniz.Do not make excuses: You turned unbelievers after having come to faith.
O'na: "Şimdi mi inandın? Daha önce baş kaldırmış ve bozgunculuk etmiştin" dendi."Yes, now" (was the answer), "though before this you were disobedient and rebellious.
Firavun "Ben size izin vermeden mi O'na inandınız?(The Pharaoh) said: "You have come to believe without my dispensation.
"Şüphesiz ben Rabbinize inandım, beni dinleyin."I believe in your Lord, so listen to me."
Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.And they came to believe; so We allowed them to enjoy the good things of life for an age.
De ki: "Bizim inandığımız ve kendisine güvendiğimiz, Rahman olan Allah'tır.Say: "He is the benevolent; in Him do we believe, and in Him do we place our trust.
Rabbimiz, inandık indirdiğine, uyduk Peygambere, bizi buna tanık olanlarla haşret."O Lord, we believe in Your revelations and follow this Apostle. Enroll us among the witnesses."
Onlar da biz dediler, onun vasıtasıyla gönderilenlere inandık.They said: "Indeed we believe in the message he has brought."
İnandık dediler, alemlerin Rabbine.And said: "We have come to believe in the Lord of all the worlds,
Musa, ey kavmim dedi, Allah'a inandıysanız ve ona teslim olduysanız güvenin, dayanın ona.Moses said: "O my people, if you do believe in God place your trust in Him if you are obedient."
Siz dedi Firavun, ben size izin vermeden inandınız mı ona?(The Pharaoh) said: "You have come to believe without my dispensation.
Alemlerin Rabbine inandık dediler.And said: "We (affirm and) believe in the Lord of all the worlds,
İnsanlar, sanırlar mı ki inandık derler de öylece bırakılıverirler ve sınanmaz onlar?Do men think they will get away by saying: "We believe," and will not be tried?
Şüphe yok ki ben, Rabbinize inandım, duyun sözümü.I believe in your Lord, so listen to me."
Derken inandılar da onları muayyen bir zamanadek yaşattık, geçindirdik.And they came to believe; so We allowed them to enjoy the good things of life for an age.
Rabbimiz, bizden azabı, gider, şüphe yok ki inandık biz."O Lord, take away this torment from us," (they will pray); "we have come to believe."
"İnandım, dedi, ancak kalbimin tatmin olması için...""I do," answered Abraham.
Kibre sapanlar şöyle konuştu: "Biz sizin inandığınızı inkâr edenleriz."Those who were arrogant answered: "We do not believe in what you believe."
Firavun dedi ki: "Demek ben size izin vermeden ona inandınız ha!But Pharaoh said: "You have come to accept belief in Him without my permission!
Firavun dedi: "Ben izin vermeden ona inandınız öyle mi?(The Pharaoh) said: "You have come to believe without my dispensation.
Dediler: "İnandık âlemlerin Rabbi'ne."And said: "We (affirm and) believe in the Lord of all the worlds,
Firavun haykırdı: "Ben size izin vermeden ona inandınız ha!Said (the Pharaoh): "You have come to believe in him before I gave you leave.
O, onlara okunduğu zaman şöyle derler: "İnandık buna, Rabbimizden gelmiş haktır o.And when it is read out to them, say: "We believe in it. It's the truth from our Lord.
"Ona inandık!" dediler.They will say: "We believe in it."
Onlar inandılar. Biz de onları bir vakte kadar nimetlendirdik.And they came to believe; so We allowed them to enjoy the good things of life for an age.
De ki: "Rahman'dır O, O'na inandık biz ve yalnız O'na güvendik.Say: "He is the benevolent; in Him do we believe, and in Him do we place our trust.
İnandım, fakat kalbimin mutmain olması için (görmek istedim), dedi."I only ask for my heart's assurance."
(Havariler:) Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber'e uyduk."O Lord, we believe in Your revelations and follow this Apostle.
Büyüklük taslayanlar dediler ki: "Biz de sizin inandığınızı inkar edenleriz."Those who were arrogant answered: "We do not believe in what you believe."
(Firavun) Şöyle dedi: Ben size izin vermeden önce ona inandınız öyle mi!(The Pharaoh) said: "You have come to believe without my dispensation.
"Şüphesiz ben, Rabbinize inandım, beni dinleyin."I believe in your Lord, so listen to me."
Bedeviler "İnandık" dediler.The Arabs of the desert say: "We believe."
İbrahim: "İnandım, fakat kalbim iyice yatışsın diye istiyorum." dedi."I do," answered Abraham. "I only ask for my heart's assurance."
Büyüklük taslayanlar: "Biz, sizin inandığınızı inkâr edenleriz!" dediler.Those who were arrogant answered: "We do not believe in what you believe."
Bedevîler "inandık" dediler.The Arabs of the desert say: "We believe."
İbrâhim şöyle cevap verdi: “Elbette inandım, lâkin sırf kalbim tatmin olsun diye bunu istedim.”Do you not believe?"
“Ya!” dedi Firavun, “benden izin çıkmadan ona inandınız ha!(The Pharaoh) said: "You have come to believe without my dispensation.
İlgili Sayfalar