inandı ile cümle

inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra uzerinde hemfikir olmadıgına inandıgım düşüncelerimiz var.Luego están las ideas en conflicto.
Sonra uzerinde hemfikir olmadıgına inandıgım düşüncelerimiz var.Następne idee są sporne.
Sonra uzerinde hemfikir olmadıgına inandıgım düşüncelerimiz var.Pak tu máme sporné myšlenky.
Sonra uzerinde hemfikir olmadıgına inandıgım düşüncelerimiz var.Poi abbiamo quella che io considero idee in conflitto.
Sonra uzerinde hemfikir olmadıgına inandıgım düşüncelerimiz var.Puis nous avons ce que je crois être les idées en conflit.
Sonra uzerinde hemfikir olmadıgına inandıgım düşüncelerimiz var.Và chúng ta biết những gì tôi tin là những ý tưởng đang xung đột với nhau.
Sonra uzerinde hemfikir olmadıgına inandıgım düşüncelerimiz var.Затем идет категория "спорных" идей.
Sonra uzerinde hemfikir olmadıgına inandıgım düşüncelerimiz var.После имаме онова, която смятам, че са идеите в конфликт.
Sonra uzerinde hemfikir olmadıgına inandıgım düşüncelerimiz var.אח"כ יש לנו, אני מאמין את הרעיונות שבקונפליקט
Sonra uzerinde hemfikir olmadıgına inandıgım düşüncelerimiz var.ثم لدينا ما أعتقد أنها أفكار متصارعة
Sonra uzerinde hemfikir olmadıgına inandıgım düşüncelerimiz var.議論の最中にあるアイデアです
• Sonuçlar inandırıcı mı?• Les résultats sontils crédibles?
• Sonuçlar inandırıcı mı?• ¿Son creíbles los resultados?
Sonuç olarak ona doktorlardan daha çok inandık!À la fin, nous te croyions plus que les médecins.
Sonuç olarak ona doktorlardan daha çok inandık!Hän oli niin vakuuttava, että uskoimme häntä.
Sonuç olarak ona doktorlardan daha çok inandık!Hon var så övertygande så vi trodde mer på henne än på läkarna.
Sonuç olarak ona doktorlardan daha çok inandık!¡Llegamos a creerla más a ella que a los doctores!
Sonuç olarak ona doktorlardan daha çok inandık!Pânã la urmã am crezut-o pe ea mai mult decât pe doctori!
Sonuç olarak ona doktorlardan daha çok inandık!Sie war so überzeugend, dass wir ihr mehr glaubten als den Ärzten!
Sonuç olarak ona doktorlardan daha çok inandık!Sie war so überzeugend, dass wir ihr mehr glaubten als den Ärzten!
Söylendiğine göre yani, neyse. Ben inandım buna.뭐 일설에 그랬다고 합니다. 전 믿음이 가네요.
Söylendiğine göre yani, neyse. Ben inandım buna.Supostamente, pelo menos.
Söylendiğine göre yani, neyse. Ben inandım buna.Zo gaat het verhaal, al geloof ik dat wel.
Söylendiğine göre yani, neyse. Ben inandım buna.לכאורה, לפחות. אני מאמין בזה.
Söylendiğine göre yani, neyse. Ben inandım buna.من المفترض ، على أي حال. وأعتقد أن واحدة.
Söylendiğine göre yani, neyse. Ben inandım buna.低コスト大量生産の農業の歴史ですね
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Așadar Steve Jobs întotdeauna a crezut in simplicitate și eleganța si frumusețe.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Así que Steve Jobs siempre ha creído en la simplicidad y elegancia y belleza.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Grazie.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.스티브잡스는 항상 심플함과 우아한
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Merci.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Steve Jobs đã luôn tin vào sự giản đơn và sự tao nhã và sự đẹp đẽ.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Steve Jobs geloofde altijd al in eenvoud en elegantie en schoonheid.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Steve Jobs hat also immer an Einfachheit geglaubt, an Eleganz und Schönheit.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Zatem Steve Jobs zawsze wierzył w prostotę, elegancję i piękno.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Ευχαριστώ. Έτσι, ο Στιβ Τζομπς πίστευε πάντα στην απλότητα, την κομψότητα και την ομορφιά.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Спасибо.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Така че Стив Джобс винаги е вярвал в простотата, и в елегантността, и красотата.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.תודה. אז סטיב ג'ובס תמיד האמין בפשטות
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.شكرا لكم. ستيف جوبز دوما كان يؤمن بالبساطة
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.シンプルさ エレガンス 美しさを信奉していました
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Als we had u foto's maken op de Sumatraanse trip ... zij zouden hebben geloofd mijn boek.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Bare tag et kig på disse. Du har ikke vise sig så varmt som jæger, Doc, men åh, hvad en fotograf.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Če bi mi imeli vas, da fotografije na potovanju sumatrskih ... so morda verjeli moji knjigi.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Chỉ cần có một cái nhìn tại các. Bạn đã không nóng như một thợ săn, Doc, nhưng oh, những gì một nhiếp ảnh gia.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Dacă am fi avut sa faci poze privind călătoria Sumatra ... s-ar putea au crezut cartea mea.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Ha volna még, hogy készítsen képeket A szumátrai út ... lehet, hogy nem hittek a könyvem.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Katsokaapa näitä. Et osoittautua niin kuuma kuin metsästäjä, Doc, mutta oi, mitä valokuvaaja.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Kdybychom vás měli s sebou jako fotografa na našem výletu na Sumatru, možná by má kniha byla uvěřitelná..
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Si nous vous avions eu pour notre voyage à Sumatra vous auriez pu illustrer mon livre
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Stačí sa pozrieť na toto. Vy ste to dopadlo tak horúce, ako lovec, Doc, ale ach, to je fotograf.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Ta bara en titt på dessa. Du blev inte så varmt som en jägare, Doc, men oj, vad en fotograf.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Wystarczy spojrzeć na te. Nie okazują się tak gorąco, jak myśliwy Doc, ale oh, co za fotografa.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Ако ние бихме имали можете да правите снимки на пътуването Суматра ... те може да има, че моята книга.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Просто взгляните на них. Вы не получиться так жарко, как охотник, Док, ну да, то, что фотограф.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.Просто погляньте на них. Ви не вийти так жарко, як мисливець, Док, ну да, те, що фотограф.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.صبي! مجرد إلقاء نظرة على هذه. أنت لم تتحول حتى الساخنة صياد ، وثيقة ، ولكن أوه ، يا له من المصور.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.あなたは、狩人ほど熱い判明していない DOCが、ああ、何の写真家。 我々はあなたが写真を撮っていたのなら スマトラの旅行に...
Superman ile ilgili çekici olan şey size bir insanın uçabileceğine inandırmasıdır.슈퍼맨이 여러분이 믿도록 만드는 한 가지는 사람이 날 수 있다는 것입니다.
Superman ile ilgili çekici olan şey size bir insanın uçabileceğine inandırmasıdır.laat Superman je geloven dat een mens kan vliegen.
İlgili Sayfalar