inandı ile cümle

inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi Çin hem sermayeye hem devlete inandığına göre.Vedite, da Kitajska verjame predvsem v trg in državo.
Şimdi Çin hem sermayeye hem devlete inandığına göre.Vězte, že Čína věří v trh i ve stát.
Şimdi Çin hem sermayeye hem devlete inandığına göre.Vid, at Kina tror på markedet og staten.
Şimdi Çin hem sermayeye hem devlete inandığına göre.Weet dat China in de markt én in de staat gelooft.
Şimdi Çin hem sermayeye hem devlete inandığına göre.Να ξέρετε ότι η Κίνα πιστεύει στην αγορά και στο κράτος.
Şimdi Çin hem sermayeye hem devlete inandığına göre.Китай верит в рынок и государство.
Şimdi Çin hem sermayeye hem devlete inandığına göre.Помнете, че Китай вярва в пазара и държавата.
Şimdi Çin hem sermayeye hem devlete inandığına göre.Треба знати, що Китай вірить в ринок і в державу.
Şimdi Çin hem sermayeye hem devlete inandığına göre.דעו שסין מאמינה בשוק ובמדינה.
Şimdi Çin hem sermayeye hem devlete inandığına göre.علينا ان نعلم .. ان الصين تؤمن بالسوق ,وبالدولة
Şimdi Çin hem sermayeye hem devlete inandığına göre.アダム・スミスは
Şimdi de eskiden inandıklarımza göz atalım ve şu anda bildiklerimizle kıyaslayalım.이제 기존의 인식을 살펴본 다음, 우리가 알게 된 것과 비교해 보죠
Şimdi de eskiden inandıklarımza göz atalım ve şu anda bildiklerimizle kıyaslayalım.Spójrzmy na to, w co kiedyś wierzyliśmy i porównajmy to z tym, co wiemy teraz.
Şimdi de eskiden inandıklarımza göz atalım ve şu anda bildiklerimizle kıyaslayalım.Veamos lo que solíamos creer y luego lo comparamos con lo que ya sabemos.
Şimdi de eskiden inandıklarımza göz atalım ve şu anda bildiklerimizle kıyaslayalım.А тепер давайте поглянемо на те, в що ми звикли вірити з одного боку та на те, що ми зараз знаємо з іншого.
Şimdi de eskiden inandıklarımza göz atalım ve şu anda bildiklerimizle kıyaslayalım.لنلقي نظرة على اعتقادنا السابق لنقارنه مع ما نعرفه الآن.
Şimdi de eskiden inandıklarımza göz atalım ve şu anda bildiklerimizle kıyaslayalım.今までの考え方で大きく間違っていたことは
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Ahora lo que creo que está pasando es que las fuerzas de insurgencia evolucionan a través del tiempo.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Ceea ce cred eu este că forţele insurgente evoluează în timp. Se adaptează.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Já si myslím, že to, co se děje, je, že povstalecké síly se časem mění.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.저는 반란군들 자체가 시간의 흐름에 따라 바뀐다고 생각합니다. 즉, 바뀌는 환경에 적응한다는 것이죠.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Maintenant ce que je pense qu'il se passe est que les forces insurgées, elles évoluent dans le temps.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Myslíme si, že tieto útočiace skupiny sa vyvíjajú. Prispôsobujú sa.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Secondo me, la cosa si spiega così
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Úgy hiszem jelenleg, hogy a felkelők változnak az idő függvényében.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Bây giờ tôi nghĩ điều đang diễn ra chính là các lực lượng nổi dậy, họ phát triển theo thời gian.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Hal yang terjadi menurut saya adalah kekuatan pemberontak berkembang dari waktu ke waktu.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Nu tror jeg at hvad det foregår er at oprørstyrkerne, de udvikler sig over tid.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.O que eu acredito que se esteja a passar é que as forças rebeldes evoluem com o tempo, adaptam-se.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Was ich glaube das hier passiert, ist dass sich die Aufständischen Kräfte mit der Zeit entwickeln.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Wat gebeurt, is, volgens mij, dat de rebellenmachten in de tijd evolueren.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Αυτό που πιστεύω ότι συμβαίνει είναι ότι οι επαναστατικές δυνάμεις εξελίσσονται με τον χρόνο.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Това което смятам, че се случва е че бунтовническите сили еволюират с времето.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Wydaje mi się, że siły bojowników zmieniają się w czasie.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Я сейчас объясняю это так: по ходу времени группы сопротивления развиваются. Адаптируются.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.מה שאני מאמין שקורה הוא שהכוחות המורדים, מתפתחים עם הזמן. הם מתאימים את עצמם.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.الآن أعتقد أن ما يجري هو أن القوات المتمردة تتطور عبر الزمن، و تتكيف
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.武装勢力は、時と共に進化、順応してゆくという現象です 一回りも二回りも強大な敵と戦うために
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.A szimulátor elhiteti hogy a különböző eredmények eltérőbbek annál, mint amilyenek a valóságban.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.De a te face să crezi că diferitele rezultate sunt mai diferite decât sunt ele de fapt.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.Il simulatore può farvi credere che vari esiti saranno più diversi di quanto in realtà non siano.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.시뮬레이터는 우리가 실제로 겪는 것보다 더 괴롭게 느끼리라 예상합니다.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.Sen taipumusta uskotella ihmiselle, että eri vaihtoehdot ovat erilaisempia kuin ne todellisuudessa ovat.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.Simulator akan membuat anda percaya bahwa hasil yang berbeda lebih berbeda dari pada yang semestinya.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.Simulátor nás nechá veriť v iné výsledky, ako skutočne prídu.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.Simulatorns benägenhet att få dig tro att olika utfall är mer olika än de egentligen är.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.Simulator vas prepriča v to, da so različni izidi bolj različni, kot v resnici drži.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.Simulátor Vás přesvědčuje, že různé výsledky se od sebe liší víc, než tomu doopravdy je.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.Symulator przekonuje nas, że różnica między wynikami jest większa niż w rzeczywistości.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.Заставляющей симулятор убеждать вас в том, что возможных вариантов значительно больше, чем есть на самом деле.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.Тому що симулятор переконує вас, що між різними результатами є більша різниця, аніж насправді.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.כדי השסימולטור יגרום לך להאמין שתוצאות שונות הן למעשה שונות יותר ממה שהן באמת.
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.حيث يشعرك جهاز المحاكاة بان النتائج المُختلفة هي مختلفة اكثر مما هي عليه بالواقع
Simülatörün sizi, farklı sonuçların gerçek hallerinden çok daha farklı olduğuna inandırması.実際以上に大きいと思ってしまうのです フィールドワークや実験室での研究において分かってきたのは
Size söylemek istediğim son söz, inandığım ve Mısırlıların doğruluğunu ispatladığı bir şey:Aquilo com que vos deixo é uma expressão em que acredito, e que os egípcios provaram ser verdade:
Size söylemek istediğim son söz, inandığım ve Mısırlıların doğruluğunu ispatladığı bir şey:마지막으로 말씀드리고 싶은 것은 이집트인들이 사실임을 증명했다고 믿는 표현입니다.
Size söylemek istediğim son söz, inandığım ve Mısırlıların doğruluğunu ispatladığı bir şey:Mon dernier mot pour vous est une déclaration en laquelle je crois, que les Égyptiens ont rendue vraie.
Size söylemek istediğim son söz, inandığım ve Mısırlıların doğruluğunu ispatladığı bir şey:W ostatnich słowach, przekażę wam myśl, której prawdy dowiedli Egipcjanie:
Size söylemek istediğim son söz, inandığım ve Mısırlıların doğruluğunu ispatladığı bir şey:והוא לא תלוי בכל הפרטים הקטנים. אסיים במשפט שאני מאמין בו
Size söylemek istediğim son söz, inandığım ve Mısırlıların doğruluğunu ispatladığı bir şey:آخر كلمة أقولها لكم هي مقولة أثبت المصريون صحتها
İlgili Sayfalar