inandı ile cümle
inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Wir ließen die Menschen so tun, als sei das ein gelöstes Problem.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Είχαμε ανθρώπους που προσποιούνταν ότι αυτό είναι ένα πρόβλημα που μπορεί να διορθωθεί.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Ведь мы только делаем вид, что решили эту проблему.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Има хора, които претендират, че проблема е решен.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.Нам траплялися люди, які вдавали, що ця проблема вирішена.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.יש אנשים שאמרו לנו שהבעיה הזו תוקנה.
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.قابلنا أشخاص قد ادعوا أنه قد تم حل المشكلة
Aramızda, bu sorunun çözümlendiğine kendini inandırmış insanlar var.最初に 治験を申請するときには口を揃えて
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Az emberek csak azt teszik meg amiben hisznek is.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.De facto, as pessoas fazem coisas que provam aquilo em que acreditam.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.De fapt, oamenii vor face lucrurile care dovedesc ceea ce cred.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.De hecho, la gente hará las cosas que demuestren sus creencias.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Di fatto, la gente fa le cose che testimoniano ciò in cui credono.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.En fait, les gens vont agir pour prouver ce en quoi ils croient.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Faktanya, orang-orang akan selalu melakukan hal-hal untuk membuktikan apa yang mereka yakini.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Faktisk, vil mennesker gøre ting der beviser hvad de tror på.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Faktum är folk kommer göra sakerna som bevisar vad de tror på.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.사실상, 사람들은 그들의 신념을 증명하는 일을 할 것입니다.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Lidé dělají věci, které ukazují, v co věří.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Ludzie będą robić rzeczy, które odzwierciedlą to, w co wierzą.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Mensen doen die dingen die bewijzen wat ze geloven.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Pravzaprav bodo ljudje počeli stvari, ki potrjujejo, kar verjamejo.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Tatsächlich, werden Menschen die Dinge tun, die beweisen, was sie glauben.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Thực tế, người ta sẽ làm những thứ mà chúng minh được cái mà họ tin.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.V skutočnosti, ľudia budú robiť veci, ktoré dokazujú to, v čo veria.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Στην πραγματικότητα, οι άνθρωποι κάνουν πράγματα που αποδεικνύουν σε τι πιστεύουν.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Всъщност, хората ще направят нещата, които доказват онова, в което вярват.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Люди склонны к поступкам, которые созвучны с тем, во что они верят.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.По суті, люди схильні до вчинків, які сходяться із тим, в що вони вірять.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.למעשה אנשים יעשו דברים שמעידים על מה שהם מאמינים בו.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.وفي الواقع،يقوم الناس بأشياء تؤكد مايؤمنون به.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.示すために行動します iPhone を買うために
Aslında insanlar inandıklarını ispatlayan şeyleri yapıyor.En fait, les gens feront les choses qui prouvent ce en quoi ils croient.
Aslında insanlar inandıklarını ispatlayan şeyleri yapıyor.En realidad, la gente va a hacer cosas que demuestran aquello en lo que cree.
Aslında insanlar inandıklarını ispatlayan şeyleri yapıyor.iPhone を買うために 6時間も列に並んで
Aslında insanlar inandıklarını ispatlayan şeyleri yapıyor.사실 사람들은 그들이 믿는 것을 증명할 만한 일을 하게 됩니다.
Aslında insanlar inandıklarını ispatlayan şeyleri yapıyor.Насправді, люди будуть робити речі, які доводять те, у що вони вірять.
Bana bak. Şans hakkında bana söylediklerine inandım. Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba.Ich hab' an Ihre Geschichten geglaubt, vom Glück, vom Kleeblatt, "alles ist einfach", Farah Diba.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.A, mon avis, les résultats des études sont très convaincants et la logique de tout cela est très convaincante.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.Así que en mi opinión, la evidencia científica es contundente y la lógica de esto es convincente.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.După mine, datele studiilor sunt convingătoare și logica este convingătoare.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.Ik vind het bewijs overduidelijk, en de logica hierachter klopt.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.즉 연구 결과도, 논리적으로도, 이것은 분명하다는 것이 제 의견입니다.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.Na minha opinião, os resultados das pesquisas são convincentes e a sua lógica é convincente.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.Quindi a mio avviso, le prove sono convincenti e la logica è convincente.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.Uważam, że te dane są przekonujące, tak samo jak to rozumowanie.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.Vì thế trong quan điểm của tôi, những bằng chứng nghiên cứu đều thuyết phục và tất cả đều rất lô-gíc
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.Έτσι, κατά τη γνώμη μου, τα στοιχεία της έρευνας<br /> είναι πειστικά και η λογική τους είναι πειστική.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.На мій погляд, докази досліджень, як і логіка обчислень, є переконливими.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.По моему мнению, научные доказательства неоспоримы, как и логика всего этого.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.Смятам, че данните от проучванията са убедителни и логиката им е убедителна.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.אז לדעתי, ראיות המחקר משכנעות וההיגיון בכך משכנע.
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.لذا في رأيي، الأدلة البحثية مقنعة و منطق هذا الأمر مقنع أيضاً
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.論理的です ではこれを成し遂げるための障害とは何でしょう
"Bana inandı mı bilmiyorum ama, bizim gitmeyeceğimizi gayet iyi biliyordu.Dice ella, "No sé si él lo hizo porque creía, pero él sabía que no nos íbamos a ir.
"Bana inandı mı bilmiyorum ama, bizim gitmeyeceğimizi gayet iyi biliyordu.Ea mi-a spus, "Nu ştiu dacă a făcut-o pentru că a crezut în asta, însă a înţeles că nu vom pleca.
"Bana inandı mı bilmiyorum ama, bizim gitmeyeceğimizi gayet iyi biliyordu.Elle a dit, "Je ne sais pas s'il l'a fait parce qu'il y croyait, mais il savait que nous ne partirions pas.
"Bana inandı mı bilmiyorum ama, bizim gitmeyeceğimizi gayet iyi biliyordu.그녀는 말합니다. "그가 정말 그걸 믿어서 그런건지는 몰라도 그는 우리가 해산하지 않을꺼란걸 알고있었던거야
"Bana inandı mı bilmiyorum ama, bizim gitmeyeceğimizi gayet iyi biliyordu.Mi dice, "Non so se lo abbia fatto perchè ci credeva, ma sapeva che non ce ne saremmo andate via.
"Bana inandı mı bilmiyorum ama, bizim gitmeyeceğimizi gayet iyi biliyordu."Nem tudom, azért tette-e a rendőr, mert hitt ebben, de tudta, hogy nem fogunk elmenni.
İlgili Sayfalar