Ana içeriğe geç
Sözlük

inanca ile cümle

inanca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu inanca sahip kişilere Hristiyan denir.För första gången kallas de kristna.
Bu dönemde Katolik inanca dönmüştür.Hon konverterade till katolicismen vid denna tid.
İnanca göre Muhammed tüm peygamberlerin sonuncusu, kendisine kitap verilen bir peygamberdir.För dem är Muhammed den siste profeten och Koranen är alla de samlade uppenbarelser som denne mottog.
İnanca göre bu durumu değiştirmeleri mümkün değildi.І не вірилося, що вони можуть змінитися.
Bilime ve inanca küfür eder ve yeraltından kendine bir kılavuz gönderilmesi için yalvarır.Він проклинає науку і віру, і просить заступництва пекла.
Eski çağlarda Vulkanlar çok tanrılı bir inanca sahiptiler.В давні часи, люди часто вірили, що пекло знаходиться під вулканами.
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.My se pouze domníváme, máme určitou víru.
Lucker “Hala aynı inanca ve görüşlere sahibim ama her şeye daha açığım.Eu încă mai am aceleași credințe și puncte de vedere, dar eu sunt mai deschis la tot.
Bu dönemde Katolik inanca dönmüştür.Lakói ekkor már visszatértek a katolikus hitre.
Bu inanca göre Gök'ün yüce ruhu Tengri'ydi.A tengrizmus fő istensége Tengri, az égi Atya.
İnanca göre atın kişnemesi doğumu zorlaştıran gücü uzaklaştırır.Alapvetően az összeszedettség a ló azon képessége, hogy a súlypontját hátrébb hozza.
Bu kaynak baz alınırsa, Bessas (muhtemelen mutedil) monofizit inanca sahip biridir.Εάν η αναγνώριση αυτή είναι έγκυρη, τότε ο Βέσσας ήταν (πιθανώς μετριοπαθής) μονοφυσίτης.
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.Είμαι πράγματι συγκινημένος για την μεγάλη εμπιστοσύνη που μου έχετε δείξει.
Lucker “Hala aynı inanca ve görüşlere sahibim ama her şeye daha açığım.Jeg har stadig den samme tro og samme synspunkter, men jeg er mere åbne over for alt.
İnanca dayanır.Om troen.
Burada insanlar genel olarak bir inanca tabidir.På samme tid er folk godtroende.
Bu inanca tevhit inancı denir.None Dare Call It Conspiracy.
Yani Tanrı'nın oğlunun ölmesi o kadar saçmadır ki bu mantığa sığmaz, ancak inanca dayanabilir.)Mod gnostikerne argumenterede han med paradokser: "Guds søn er død; det er troværdigt, fordi det er tåbeligt.
İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler.De gode feer svækker dog forbandelsen så hun kun sover i 100 år.
Şintoist inanca göre Jimmu, güneş tanrıçası Amaterasu'nun soyundan gelir.Ifølge shintoistisk tro, stammer keiser Jimmu fra solgudinnen Amaterasu.
Koyu hristiyan inanca sahip olan ailesinin o küçükken televizyonları yoktu.Da hun var liten, hadde ikke familien hennes fjernsyn.
Nitekim bu sebeple Zurvanizm olarak anılan inanca Zurvanit Zerdüştlük de denmiştir.Videre gir den et sinnbilde på den sterke religiøsitet som preget samtiden (kriterium vi).
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.Dette indikerer en viss grad av tillit.
İnanca göre bu durumu değiştirmeleri mümkün değildi.Tidak berasumsi bahwa ini akan berubah...
İnanca dayanır.Teguh Pada Iman.
İnanca göre insanların en hayırlıları sahabeler, sonra tabiin ve sonra diğerleri gelir.Persahabatan karena kebaikan adalah persahabatan di mana anggota-anggotanya menikmati watak yang lainnya.
Şintoist inanca göre Jimmu, güneş tanrıçası Amaterasu'nun soyundan gelir.Theo niềm tin Thần đạo, Jimmu được coi là hậu duệ trực tiếp của nữ thần Mặt trời Amaterasu.
Nitekim bu sebeple Zurvanizm olarak anılan inanca Zurvanit Zerdüştlük de denmiştir.したがって、これは外法として考えられることもある忌まれる信仰でもあった。
Düzen olmadan kaosun, kaos olmadan da düzenin var olamayacağına dair inanca dayanan düşünceden yola çıkar.また無政府状態は、無秩序・混乱・混沌を意味しない点に注意しなければならない。
Bu dönemde Katolik inanca dönmüştür.この場合、遡ってカトリック信仰であったことを意味する。
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.关于某种信仰所产生出的情绪。
İnanca dayanır.能安能忍。
Özelikle inanca ve vahye, akıl temelli getirilen itirazlar bu şekilde aşılmaya çalışılmıştır.基於宗教信仰的緣故,耶和華見證人的信徒抗拒接受外來的血液。
İnanca göre bundan sonraki âleme geçebilmek yeryüzündeki varlıklar için mümkün değildir.이 때가 되면 생명체는 지구상에 존재할 수 없게 된다.
İnanca dayanır.신앙을 수단화한다.
Varlık oluşurken, gerçek de inanca dönüşür.하지만 허구가 현실로 변환되는 순간, 허구는 진실이 된다.
Pasquale çok derin bir Katolik Hristiyan inanca sahipti.גיל היה איש בעל אמונה נוצרית קתולית עמוקה.
Bu inanca sahip kişilere Hristiyan denir.מי שחושב שזה יהיה על חשבונם של הנוצרים טועה.
Bu inanca sahip kişilere Hristiyan denir.Последователите на християнската вяра се назовават християни.
Bu inanca tevhit inancı denir.Затова празникът се нарича още и Прошка.
Budizm, Buda'nın ifadesiyle inanca veya tanrıya dair değildir.Не използвай Буда, за да се кланяш на Буда.
Bu dönemde Katolik inanca dönmüştür.S vremenom je postala uvjerena katolkinja.
İnanca göre insanların en hayırlıları sahabeler, sonra tabiin ve sonra diğerleri gelir.Crkva uživa ugled i kod vjernika drugih vjera, pa ju posjećuju pravoslavni i vjernici.
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.Viem, že veľa ľudí má svoju konkrétnu vieru.
Bu inanca göre Gök'ün yüce ruhu Tengri'ydi.Obstaja samo en vrhovni bog, Tengri.
Bu dönemde Katolik inanca dönmüştür.V tem času je prestopila v katoliško vero.
Bu inanca sahip kişilere Hristiyan denir.Ljudje s takimi prepričanji se imenujejo karnisti.
Bu inanca göre Gök'ün yüce ruhu Tengri'ydi.Jų tikėjimuose dangus buvo siejamas su Tengri.
Pasquale çok derin bir Katolik Hristiyan inanca sahipti.Kogu oma elu vältel oli Maria sügavalt usklik katoliiklane.
İnanca dayanır.Toivo Tänavsuu.
Bu inanca tevhit inancı denir.Nimetame seda lahkarvamuseks uskumuses.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Cá nhân tôi không đủ đức tin để làm một kẻ vô thần.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Eu personal nu am destulă încredere pentru a fi ateu.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Ich persönlich habe nicht genug Glauben, um ein Atheist zu sein.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Ja osobne nemám dosť viery k tomu, aby som bol ateista.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Já osobně nemám dost víry k tomu, abych byl ateista.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.저 개인적으로는 무신론자가 되기에는 믿음이 많이 부족합니다.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Nekem személy szerint nincs elég hitem ahhoz, hogy ateista legyek.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Osobiście nie mam wystarczająco wiary, aby być ateistą.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Personalmente non ho abbastanza fede per essere ateo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod