Ana içeriğe geç
Sözlük

inancı ile cümle

inancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz? Böylesi bir inancı ben nasıl yaşarım?¿Y cómo viviríamos tal fe? ¿cómo viviría yo tal fe?
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz? Böylesi bir inancı ben nasıl yaşarım?Και πώς θα βιώναμε τέτοια πίστη; Πώς θα βίωνα τέτοια πίστη;
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz? Böylesi bir inancı ben nasıl yaşarım?Как же нам следует жить с такой верой?
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz? Böylesi bir inancı ben nasıl yaşarım?וכיצד נחייה באמונה כזו? כיצד אחיה אני באמונה כזו?
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz? Böylesi bir inancı ben nasıl yaşarım?كيف يمكن لنا أن نعيش مثل هذا الإيمان؟ كيف يمكن لي أن أعيش مثل هذا الإيمان؟
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz? Böylesi bir inancı ben nasıl yaşarım?心の奥深くで語りあう際に見られるような
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz?Come si potrebbe vivere una fede così?
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz?En hoe zouden we zo'n geloof beleven?
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz?Et comment vivrions-nous une telle foi ?
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz?I jak można żyć taką wiarą?
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz?Și cum să trăiești o așa credință?
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz?Und wie würden wir einen solchen Glauben leben?
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz?Và làm ta có thể sống trong một niềm tin như vậy?
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz?И как живеем с тази вяра?
Ve en olağanüstü kısmı da, hiçbir cevabımın olmamasıydı. İnancımı kaybetmiştim.A ta zvláštní věc na tom všem je, že jsem neměla žádnou odpověď, prostě jsem ztratila svou víru.
Ve en olağanüstü kısmı da, hiçbir cevabımın olmamasıydı. İnancımı kaybetmiştim.Và bạn biết đấy điều đặc biệt về nó đó là tôi chỉ đơn giản không có câu trả lời nào; tôi đã mất niềm tin.
Ve en olağanüstü kısmı da, hiçbir cevabımın olmamasıydı. İnancımı kaybetmiştim.Weet je, het buitengewone ervan is dat ik gewoon geen antwoorden had; ik was mijn geloof kwijt.
Ve en olağanüstü kısmı da, hiçbir cevabımın olmamasıydı. İnancımı kaybetmiştim.Y ya saben la parte extraordinaria de esto es que simplemente no tenía respuestas; había perdido mi confianza.
Ve en olağanüstü kısmı da, hiçbir cevabımın olmamasıydı. İnancımı kaybetmiştim.Και ξέρεις το εξαιρετικό κομμάτι όλου αυτού είναι ότι απλά δεν είχα απαντήσεις, είχα χάσει την πίστη μου.
Ve en olağanüstü kısmı da, hiçbir cevabımın olmamasıydı. İnancımı kaybetmiştim.И вы знаете, самое удивительное, что у меня просто не было ответов; я потеряла свою веру.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.A verím, že musíme mať vieru.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.E credo che bisogna aver fede.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.Então, temos que ser paciente.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.És azt is hiszem, hogy hit is kell.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.Et je crois que nous devons avoir la foi.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.Jestem też przekonany, że trzeba mieć wiarę.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.또 제가 믿기로는 우리는 반드시 믿음이 있어야해요.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.Og jeg mener at vi skal have tro.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.Saya percaya bahwa kita harus memiliki iman.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.Şi cred că trebuie să avem încredere.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.Und ich glaube, wir müssen Vertrauen haben.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.Và tôi tin rằng chúng ta phải có lòng tin
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.Y creo que debemos tener fe.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.Και πιστεύω πως πρέπει να έχουμε πίστη.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.И вярвам, че трябва да имаме вяра.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.І, думаю, ми повинні вірити.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.Я верю, что нам нужна вера.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.ואני מאמין שחייבים אמונה.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.كما اعتقد انه يتوجب علينا الإيمان.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.大事なことは信じることだ
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?A jak bychom prohlubovali takovou víru?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?A jak można pogłębiać taką wiarę?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?Come si potrebbe approfondire una tale fede?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?Comment chacun appréhendrait une telle foi?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?Cum se poate aprofunda o așa credință?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?En hoe zou men zo'n geloof verdiepen?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?어떻게 우리가 그러한 신앙을 깊게 할 수 있을까요?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?Und wie vertieft man einen solchen Glauben?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?Và sao một người củng cố được niềm tin ấy?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?¿Y cómo puede uno profundizar tal fe?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?Και πώς εμβαθύνει κανείς σε τέτοια πίστη;
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?И как бихте задълбочили такава вяра?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?Можем ли мы усилить нашу веру?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?וכיצד ניתן להעמיק באמונה כזו?
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?كيف يمكن للمرء أن يعمق مثل هذا الإيمان؟
Ve kişi bu inancı nasıl derinleştiebilir?万事に宿る内を探るのです
Ve yaptıklarınız en basitinden inancınızın kanıtı olarak hizmet eder.A to co děláte jednoduše slouží jako důkaz toho, v co věříte.
Ve yaptıklarınız en basitinden inancınızın kanıtı olarak hizmet eder.A to co robisz służy po prostu za dowód tego w co wierzysz.
Ve yaptıklarınız en basitinden inancınızın kanıtı olarak hizmet eder.A to, čo robíte, jednoducho slúži ako dôkaz toho, v čo veríte.
Ve yaptıklarınız en basitinden inancınızın kanıtı olarak hizmet eder.Csak annyit kell tenni, hogy megmutatod, hogy miben hiszel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod