Ana içeriğe geç
Sözlük

inancı ile cümle

inancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .重新定义你对于 精神和信仰的认知
Bu nedenle, başkasının pozitif inancı sizinle tutması büyük fark yaratır.כך שזה הבדל גדול אם מישהו נוסף מחזיק באמונה החיובית יחד איתך.
Bunu öylece görmezden gelemezsin.' İşte bu senin inancın...Végül is ez az utad az élethez: megnézni, megoldani...így fejlődünk, így tanulunk.
Bunu öylece görmezden gelemezsin.' İşte bu senin inancın... Ya da derin bir sorumsuzluktur bu!Mais tu dis : ' Mais non, non, non... mon problème n'a rien à voir avec ces problèmes là !'
Bunu öylece görmezden gelemezsin.' İşte bu senin inancın... Ya da derin bir sorumsuzluktur bu!Ты не можешь просто отбросить её... ты в нее веришь, а отказ от проблемы выглядет крайне безответственно...
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.Ce n'est que votre croyance qui le rend réel dans votre corps et donne un effet plus fort.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.Chính là niềm tin của bạn khiến nó trở thành thực trong cơ thể và tạo ra 1 tác dụng mạnh mẽ hơn.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.Ci doar încrederea noastră o face reală în corpul nostru şi produce un efect mai puternic.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.É apenas a nossa crença que o torna real no nosso corpo e tem um efeito mais forte.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.Es ist nur unser Glaube daran, der in uns eine stärkere Wirkung erzielt.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.È solo il vostro credere che li rende reali nel vostro copro e rafforza l'effetto.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.Es únicamente tu creencia lo que la hace real en tu cuerpo y crea un efecto fuerte.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.Hanya kepercayaan Anda yang membuatnya menjadi nyata dalam tubuh Anda dan menghasilkan efek yang lebih kuat.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.Je to jen vaše přesvědčení, které to dělá reálným pro vaše tělo a dělá to silnější efekt.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.그저 여러분의 몸에서 진짜를 만들어 내는 것이죠 그리고 더욱더 강하게 만드는 여러분의 믿음입니다.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.len vaša viera to robí skutočným a spôsobuje silnejší účinok vo vašom tele.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.Slechts je geloof erin maakt het echt in je lichaam en creëert een sterker effect.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.To tylko ludzka wiara wywołuje prawdziwe działanie w organizmie.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.Вас лечит только вера в результат. Именно она влияет на тело.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.Единствено вярата ви ги прави истински в тялото ви и прави ефекта по-силен.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.Тільки ваша віра робить ці засоби реальними у вашому тілі і підвищує ефект.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.בפעם אחרת כשיהיו לנו שקופיות. הנקודה היא שהגלולה הלבנה לא טובה כמו הגלולה הכחולה,
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.انه فقط اعتقادكم الذي يجعلها حقيقية داخل أجسامكم ومنحها تأثير قوي عليكم.
Bunu vücudunda gerçek haline getiren ve etkisini artıran sadece senin inancın.効果を作り出しているのです 私はこれを応用してマジックに
Bu paylaştığımla ilgili sana ve senin bunu takip etme kapasitene bu derece inancım var.Ennyire hiszek abban, amit megosztottam veled, és abban is, hogy képes vagy végigcsinálni.
Bu paylaştığımla ilgili sana ve senin bunu takip etme kapasitene bu derece inancım var.Fallo. Ho cosi' tanta fiducia in cio' che ho condiviso con te e nella tua capacita' di seguirlo fino in fondo.
Bu paylaştığımla ilgili sana ve senin bunu takip etme kapasitene bu derece inancım var.Hazlo. Tengo toda esa fe en lo que he compartido contigo y en tu capacidad para atenerte a ello.
Burada olmak, bu salonda sizinle birlikte olmak inancınızı ve ülkenize olan sevginizi paylaşmak için."Solo para estar en esta sala con Uds., para compartir su fe y su amor por su país.
Bu senin inancın... 5 Yıldızlı Sorunlar"Nem lehet csak úgy figyelmen kívül hagyni!" Ezt hiszed.
Bütün insanların eşit yaratıldığı, ve kaderlerini belirlemek için özgürlüğü hakettikleri inancından güç aldık.모든 사람은 평등하게 창조되었고, 그들의 운명을 결정할 자유를 당연히 가진다는 믿음입니다.
Bütün insanların eşit yaratıldığı, ve kaderlerini belirlemek için özgürlüğü hakettikleri inancından güç aldık.la creencia de que todos han sido creados iguales y que merecen la libertad para determinar su destino.
Bütün insanların eşit yaratıldığı, ve kaderlerini belirlemek için özgürlüğü hakettikleri inancından güç aldık.この理想は、いまだに私たちを導き続けています。
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Bár semmiképpen sem azt javaslom, hogy embereket akaratuk ellenére kényszerítsünk a nyilvánosság elé lépésre.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.En la mayoría de los casos, la gente que se manifieste ayudará a destruir el mito de que está mal ser ateo.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.대부분의 경우 무신론자로 커밍아웃한 사람들을 통해 무신론자에게 뭔가 문제가 있다는 잘못된 통념을 타파하게 될 것입니다.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Meestal zullen mensen die zich 'outen' helpen om de mythe te breken dat er iets mis is met atheïsten.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Useimmiten ulos tulevat ihmiset auttavat tuhoamaan myyttiä siitä, että ateisteissa on jotakin vikaa.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Ve většině případů ti, kteří takto vystoupí, pomůžou zničit ten mýtus, že na ateistech je něco špatného.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Vo väčšine prípadov, ľudia, ktorí odhalia sami seba pomôžu zničiť mýtus, že na ateizme je niečo zlé.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.V večini primerov bodo ljudje, ki se bodo razkrili, pomagali uničiti mit, da je z ateisti nekaj narobe.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Większość ludzi, którzy się ujawnili pomoże zniszczyć mit, że z ateistami jest coś nie tak.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.في معظم الاحوال، الافصاح بحقيقة الحادهم.. ..سيساعد على تصحيح الصورة السلبية التي في أذهان الناس عن الالحاد.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.無神論者はどこかおかしい という俗説を破壊してくれるでしょうし それどころか
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.Der erste Mythos, den wir zerstören müssen, ist dass Afrika kein Land ist.
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.E il primo mito da sfatare è che l'Africa non è uno stato.
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.Et le premier mythe à dissiper est que l'Afrique n'est pas un pays.
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.염두해야 할 첫번째는 아프리카는 나라가 아니라는 겁니다
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.Pierwszym mitem do obalenia jest fakt, że Afryka jest krajem.
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.Primul mit pe care trebuie să îl spulberăm: Africa nu e o țară.
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.Prvý mýtus, ktorý musíme prekonať, je, že Afrika je jedna krajina.
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.Ο πρώτος μύθος που πρέπει να σπάσει είναι ότι η Αφρική δεν είναι χώρα.
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.Первый миф, который нужно разрушить, это то, что Африка не является страной.
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.Първият мит за разсейване е, че Африка не е държава.
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.המיתוס הראשון שצריך לשבור הוא שאפריקה היא לא מדינה
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.والخرافة الأولى التي يجب تبديدها هي أن أفريقيا ليست دولة.
Defedilmesi gereken ilk inanış, Afrika'nın bir ülke olmadığı inancıdır.アフリカは
"dinazorların, bir asteroid yüzünden öldüğü inancı -- (Kahkahalar) --A következő:
"dinazorların, bir asteroid yüzünden öldüğü inancı -- (Kahkahalar) --Bersedia Mengungkapkan Keyakinan Batin"-- (Tawa) --
"dinazorların, bir asteroid yüzünden öldüğü inancı -- (Kahkahalar) --강한 내부적인 확신을 받아" -- (웃음) --
"dinazorların, bir asteroid yüzünden öldüğü inancı -- (Kahkahalar) --láskavo poskytnuté silné vnútorné presvedčenie" -- (smiech)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod