Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Ez a mi hitünk és mi hűek leszünk hozzá."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Het is ons geloof en we zullen er trouw aan blijven."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Inilah agama kami, dan kami akan tetap setia kepadanya."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Je to naša viera a my jej budeme verní."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."그것이 우리의 신앙이며 믿음을 가져야 겠군."하고 말할 수 있습니다.
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."To nasza wiara, i będziemy wobec niej lojalni."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Είναι η πίστη μας και θα μείνουμε πιστοί σε αυτήν."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Това е нашата вяра и ние сме лоялни към нея."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Це наша віра і ми будемо дотримуватись її".
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Это наша вера и мы будем ей верны."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."זו האמונה שלנו, ואנחנו נהיה נאמנים לה."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."وهو محور إيماننا .. ويجب ان نكون مخلصين له "
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."それが中世の時間感覚や環境によって解釈されたものならば
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.C'est doublement ironique, dans ce cas, parce que leur absolutisme est en fait le contraire de la foi.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Doppiamente ironico, in questo caso, perché il loro assolutismo in realtà è il contrario della fede.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Dubbelt ironiskt i det här fallet eftersom deras absolutism faktiskt är motsatsen till tro.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Dvojnásobne ironické, v tomto prípade, pretože ich absolutizmus je v skutočnosti opakom viery.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Ebben az esetben duplán ironikus, mert az abszolutizmusuk tulajdonképpen az ellentéte a hitnek.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Eine doppelte Ironie, denn ihr Absolutismus ist eigentlich das Gegenteil von Glaube.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.E o dublă ironie aici, pentru că absolutismul lor e de fapt opusul credinței.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Ironi ganda, dalam kasus ini, karena absolutisme mereka sesungguhnya lawan dari keyakinan.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.절대주의는 믿음의 정반대이기 때문에 이 경우는 두 배로 아이러니합니다.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.To podwójnie paradoksalne, bo ich absolutyzm jest odwrotnością wiary.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Trớ trêu gấp đôi, trong trường hợp này, là vì tính tuyệt đối của chúng Những từ này trái nghĩa với đức tin.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Είναι διπλά ειρωνικό επειδή η απολυτότητά τους είναι στη πραγματικότητα το αντίθετο της πίστης.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Вдвойне иронично то, что их абсолютизм, на самом деле, противоречит вере.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Още по-иронично е, че в този случай техния абсолютизъм е всъщност обратното на вярата.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Тут прихована навіть подвійна іронія, оскільки їхній абсолютизм не має насправді нічого спільного з вірою.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.אירוני כפליים, במקרה זה, שהאבסולוטיזם שלהם הוא למעשה ההפך מאמונה.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.والسخرية مضاعفة، في هذه الحالة، أن حكمهم المطلق هو في الحقيقة عكس اﻹيمان.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.実際には信仰とは正反対のものだ という点です 実は 彼らこそが異教徒なのです
Bu, her bireyin kendi inancına/ dinine sahip olması ve kendi dininin /Chacun dispose du droit de reconnaître et de pratiquer sa religion.
Bu, her bireyin kendi inancına/ dinine sahip olması ve kendi dininin /I Finland råder religionsfrihet (uskonnonvapaus).
Bu, her bireyin kendi inancına/ dinine sahip olması ve kendi dininin /Jokaisella on siis oikeus tunnustaa ja harjoittaa omaa uskontoaan.
Bu, her bireyin kendi inancına/ dinine sahip olması ve kendi dininin /Todas las personas tienen derecho a reconocer y practicar su propia religión.
Bu, her bireyin kendi inancına/ dinine sahip olması ve kendi dininin /Var och en har alltså rätt att bekänna och utöva sin religion.
Bu, her bireyin kendi inancına/ dinine sahip olması ve kendi dininin /يحق لكل إنسان الإيمان بديانته وممارستها، كما يحق له أن يختار دينه بحرية.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Átfogalmazza elképzelésüket lélekről és hitről.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Den kommer att omdefiniera hur du känner inför andlighet och tro.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Den vil omdefinere din sans for spiritualitet og tro.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Es wird Ihren Sinn für Spirituelles und den Glauben neu bestimmen.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Het zal je kijk op spiritualiteit en geloof veranderen.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Il va redéfinir vos notions de spiritualité et de foi.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Irá permitir redefinir o sentido da espiritualidade e da fé.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .이것은 여러분의 정신성과 믿음을 재정의할 것입니다.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Na novo bo definiralo vaš čut duhovnosti in vere.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Nó sẽ xác định lại ý thức của bạn về tâm linh và đức tin.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Oživí váš zmysel pre duchovno a vieru.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Przedefiniuje to wasze poczucie duchowości i wiary.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Ridefinirà il vostro senso di spiritualità e di fede.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Va a redefinir el sentido de la espiritualidad y la fe.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Vă va redefini simţul spiritualităţii şi credinţei.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Znovu to bude definovat vaši víru a spiritualitu.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Θα επαναπροσδιορίσει την αντίληψη σας για την πνευματικότητα και την πίστη.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Він надасть нове визначення вашому почуттю духовності та віри.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Вы заново почувствуете, что для вас значат духовность и вера.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Ще предефинира чувството ви на духовност и вярата.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .זה יגדיר מחדש את האמונה והרוחניות שלכם.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .وكيف اعادت تعريف مفاهيمك عن الايمان و الروحانيات
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .再定義してくれるでしょう 身体に対する新たな理解と