Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?هل فقدنا الثقة لهذه الدرجة في أن نكون بجانب بعضنا البعض؟
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?なくしたのでしょうか? 私は研究中
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.Als danseres vertrouwde ik er volledig op dat ik mijn lichaam kende, net zoals dat ik kleuren kon aanvoelen.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.댄서로서 저는 제 몸에 관해 아는 이 능력에 대해 굉장한 믿음을 가지고 있었습니다, 제가 색깔들을 분별할 수 있는 방법을 아는 것과 똑같이요.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.וכרקדנית היתה לי אמונה רבה ביכולת שלי לדעת את גופי, בדיוק כפי שידעתי כיצד לחוש צבעים.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.وكراقصة كان لدي هذا الايمان الكبير بمقدرتي على معرفة جسدي تماما كما عرفت كيفية الاحساس بالالوان
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.そして ダンサーとして私は 自分の身体を十分に知ることができます 色がわかるのと同じようにわかります
Bir inancınız var:Es gibt den Glauben:
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Acredito que várias coisas fluirão de seres humanos interligados.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Ai încredere: ceva va apărea din conectarea consumatorilor.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Anda memiliki kepercayaan: akan ada hal yang terjadi dari manusia-manusia yang saling berhubungan.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.C'è una convinzione: le cose arriveranno dalle persone connesse.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Je hebt een geloof: er zullen dingen voortvloeien uit verbonden mensen.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.서로 연결된 인간들 사이에서 뭔가가 흘러나올 것을 믿습니다.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Tienen la convicción de que las cosas surgirán de seres humanos conectados en internet.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Vous avez une croyance : les êtres humains connectés vont produire des trucs.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Wierzysz, że towar będzie wypływać z połączonych razem istot ludzkich.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Вы верите, что коллективный разум способен на многое.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.Имате вярата: нещата ще произтекат от взаимосвързаните хора.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.מאמינים: דברים יינבעו מבני אדם מחוברים.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.لديك إيمان: ستتدفق الأشياء إلى البشر الموصولين.
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.私が使える何かが提供されたら 私はそれをツールとして使って
Birlikte çalışırsak, Kopenhag'da bu anlaşmayı sağlıyacağımıza inancım tam.És hiszek abban, hogy ha együttműködünk, nagy eséllyel meg tudunk egyezni Koppenhágában.
Birlikte çalışırsak, Kopenhag'da bu anlaşmayı sağlıyacağımıza inancım tam.Ik denk echt dat het heel goed mogelijk is dat we in Kopenhagen samen tot een akkoord kunnen komen.
Birlikte çalışırsak, Kopenhag'da bu anlaşmayı sağlıyacağımıza inancım tam.그리고 만약 우리가 협력하면 코펜하겐에서 합의를 이룰 수 있을 가능성이 매우 높다고 생각합니다.
Birlikte çalışırsak, Kopenhag'da bu anlaşmayı sağlıyacağımıza inancım tam.Si cred ca exista o mare posibilitate, daca vom conlucra, sa ajungem la un acord la Copenhaga.
Birlikte çalışırsak, Kopenhag'da bu anlaşmayı sağlıyacağımıza inancım tam.Y creo que es muy posible que si trabajamos juntos lleguemos a un acuerdo en Copenhague.
Birlikte çalışırsak, Kopenhag'da bu anlaşmayı sağlıyacağımıza inancım tam.כי יש אפשרות טובה כי אם אנחנו נעבוד יחד, אנחנו יכולים להביא את ההסכם לקופנהגן.
Birlikte çalışırsak, Kopenhag'da bu anlaşmayı sağlıyacağımıza inancım tam.و انا اؤمن بالفعل انه هناك إمكانية كبيرة للتوصل إلى إتفاق في كوبنهاغن لو تعاونا معاً.
Birlikte çalışırsak, Kopenhag'da bu anlaşmayı sağlıyacağımıza inancım tam.コペンハーゲン国連気候変動会議で 合意に辿り着くことができると信じています
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.A přestala jsem si myslet, že se to může opravdu změnit.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.A prestala som očakávať, že sa veci naozaj zmenia.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.Dan saya berhenti berharap keadaan akan berubah.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.E deixei de esperar que as coisas mudassem. Mas continuei a dar.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.E ho smesso di aspettarmi che le cose cambiassero davvero.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.En enää odottanut asioiden muuttuvan.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.En ik verwachtte niet langer dat er echt iets zou veranderen.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.És már nem hittem, hogy a dolgok valaha változni fognak.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.Et j'ai arrêté de croire que les choses pouvaient vraiment changer.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.In nehala sem pričakovati, da se bodo stvari resnično spremenile.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.무언가가 정말 변할 것이라고 기대하지 않게 되었습니다.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.Przestałam oczekiwać, że coś się może zmienić.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.Și am încetat să mă aștept ca lucrurile să se schimbe cu adevărat.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.Und ich erwartete keine Änderungen mehr.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.Và tôi ngừng việc mong đợi mọi thứ sẽ thực sự thay đổi.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.Y dejé de esperar que las cosas cambiaran en verdad.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.Και σταμάτησα να περιμένω τα πράγματα να αλλάξουν πραγματικά.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.И спрях да очаквам, че нещата наистина ще се променят.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.И я перестала надеяться, что когда-либо что-либо изменится.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.І я припинила сподіватись, що речі дісно зміняться.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.הפסקתי לצפות לשיפור במצב.
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.وبدأت اتوقف عن التأمل بأن الوضع قد يختلف للافضل
Birşeylerin değişeceğine inancım kalmadı.でも 時間とお金を積極的に
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Brotamos de uma raiz plantada na esperança de que não somos o que nos chamaram.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Chúng ta phát triển từ cái rễ trong niềm tin rằng chúng ta không phải là thứ chúng ta bị gán cho.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Creștem dintr-o rădăcină a credinței că nu suntem ce eram numiți.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Discendiamo da una radice piantata nella convinzione di non essere l'insulto con cui ci chiamavano.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Egy olyan gyökérből nőttünk ki, amit abban a hitben ültettek, hogy nem azok vagyunk, aminek csúfoltak.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Kita berasal dari akar yang ditanam dalam keyakinan bahwa kita bukanlah apa panggilan kita.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.우리는 우리가 듣는 별명과 실제 우리 자신은 다르다는 믿음으로부터 생겨났습니다.