Ana içeriğe geç
Sözlük

inancı ile cümle

inancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ülke nüfusunun %50'lik bir kesmi İslam inancını benimsemektedir.50% stanovništva je islamske vjeroispovjesti.
İslam inancının en önemli kaynağı Kur'an'da birçok yerde geçmiştir.Postoji veliki broj vjernika koji znaju tekst cijelog Kur'ana napamet - hafizi.
Abdallar ise yine Alevi inancına sahip bir topluluktur.Po vjeri su muslimani .
Şovenizm, özgün anlamda abartılı, saldırgan bir vatanseverlik ve ulusal üstünlük inancıdır.Šovinizam je u izvornom smislu oblik pretjeranog ili čak i agresivno pretjeranog nacionalizma.
Harrison'un Hinduism inancı ölümüne dek devam etti.Lightsideri vjeruju u hrabru borbu do smrti.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Štern je odgojen u židovskoj vjeri.
Yahudiliğin temel inancı, Tanrı'nın tekliği ve kesin birliğidir.Juditina vjera u Boga je čista i nepokolebljiva.
Albümün adı, bir katolik inancı olan Rituale Romanum'un alaylı bir versiyonudur.Ime albuma parodija je na vjerski tekst katoličke vjere, Rituale Romanum.
Sarı renk güneş ışığının yanı sıra Hristiyanlık inancı ile gelen barışı ve aydınlanmayı temsil etmektedir.Tim simbolima označava se svjetlost i nada koju donosi kršćanstvo.
Ülke nüfusunun %90'ı İslam inancına göre yaşamaktadır.Islam je religija 90% stanovništva.
Bu inancın tanrısı Ahura Mazda'dır.Također je i jedan od naslova za boga Ahuru Mazdu.
İspanyollar hristiyanlık inancını Japonya'da yaymak istiyorlardı.Pomagao je širenju isusovaca u Španjolskoj.
2001 yılında yapılan nüfus sayımına göre Kanada'nın %16.2'sinin dini inancı bulunmamaktadır.V roku 2001 sčítanie v Kanade ukázalo 16.5% populácie bez náboženskej príslušnosti.
Bear Grylls bir Hristiyan ve inancını hayatının omurgası olarak ifade ediyor.Grylls je kresťanom, ktorý svoju vieru označuje ako veľkú oporu svojho života.
Halkın büyük kesimi Konfüçyüsçülük ve Budizm inancındadırlar. %25 kadar Hıristiyan vardır.Najrozšírenejšími náboženstvami sú budhizmus a kresťanstvo (každé v priemere 25 % z populácie).
Azeri halk kültüründe ve halk inancında kendine özgü bir vampir türüdür.Za skutočné arché považovali ľudskú kultúru, ba dokonca samotného človeka.
Hristiyan inancında yasa koyucu ve kral olarak saygı görür."Zomieram ako verný služobník Boží a kráľov".
Halen de bu inancı taşıyorum.Napriek tomu budeme túto konvenciu používať.
Ve şunları söylemiştir: “Dinde ve bilimde tanrı inancı gerekebilir.Podľa slov spoločnosti "V našej viere je komunikácia svätá."
Şiilikte eşyanın bazısının doğası hasebiyle içten iyi, bazısınınsa kötü olduğu inancı mevcuttur.Na tejto planéte je veľa múdrych ľudí,ktorí aj zo zlého vyťažia niečo dobré."
Popüler inancın aksine, evler su üzerinde değil, bataklık topraklarında inşa edildi.V nasprotju s splošnim prepričanjem, hiše niso bile postavljene nad vodo, ampak na bližnjem močvirnem ozemlju.
Bu, insanlara motivasyon bulmak ve hedefler koymak için bir amaca ihtiyaç duydukları inancını yansıtır.Odraža prepričanje, da ljudje potrebujejo namen, da najdejo motivacijo in uveljavijo cilje.
Dini inancı İslam'dır.Državna vera je bil islam.
Budist inancında, Tibet'te, Rahu dokuz gezegenin tanrısı ve krodhadevatas'tandır (dehşet uyandıran tanrılar).Pri budistih v Tibetu pa je Rahu planetni bog in gospodar devtih planetov; eden od Krodhadevat.
Ayrıca Hristiyan inancına göre Tanrı kilisede (yani tapınakta) değil, her yerde mevcuttur.Po njegovem mnenju Kristus ne sme biti navzoč samo v cerkvi, temveč povsod.
Ve buna çözüm olarak inancı ileri sürdü.Kot odgovor na to vprašanje se je pojavila kreacija.
Protestan inancıyla yetiştirildi.Oče ga je vzgajal v protestantskem duhu.
İslam inancında imanın şartlarından biri "kitaplara iman"dır.Muhammad) Verovanje v svete knjige je za muslimane eden od verskih stebrov.
Allah inancı kuvvetli ve dindar biri.Molite veliko in zaupno!
1967 yılında Carol Schwartz ile evlendi ve Yahudi inancını aldı.Leta 1967 se je oženil s Carol Schwartzevo, s katero živi še danes.
Orada "İnancın koruyucusu" olarak yüceltildi ve el-Malik el-Mansur, galip kral, unvanı verildi.V Mosulu so ga slavili kot »branilca vere« in ga imenovali al-Malik al-Mansur – zmagoviti kralj.
İngiltere'de Hıristiyan inancıyla yetiştirildi.Vzgojena je bila v duhu krščanske vere.
Halkın %75.7'sinin herhangi bir dini inancı yoktur.7,0 % prebivalcev je brez veroizpovedi.
Kurtarıcı inancı dinler tarihinin ortak paydası olarak görülmektedir.Nagrada po mnenju sponzorjev odraža zgodovino evropskega procesa združevanja.
Kocasının aksine Henrietta Yahudi dini inancına sadık kaldı.V nasprotju z njegovim očetom je mama obdržala judovsko vero.
Fakat Doss inancından ödün vermez.Beata noče verjeti svoji sreči.
İspanyollar hristiyanlık inancını Japonya'da yaymak istiyorlardı.Portugalai siekė skleisti krikščionybę.
Bear Grylls bir Hristiyan ve inancını hayatının omurgası olarak ifade ediyor.Grylls yra krikščionis ir apibūdina savo tikėjimą, kaip savo gyvenimo "stuburą".
1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.1940 m. perėjo į katalikų tikėjimą.
Protestan inancıyla yetiştirildi.Buvo krikštytas ir auklėjamas protestantų dvasioje.
Halkın %75.7'sinin herhangi bir dini inancı yoktur.5,2 % gyventojų neseka jokia religija.
Ancak Çepni inancı olan Bektaşiliği devam ettirmektedirler.Iš dalies tikėjimo nuostatas vis dar tebeveikia pagonybė.
Ülke nüfusunun %90'ı İslam inancına göre yaşamaktadır.Pagal religiją 90 % gyventojų yra katalikai.
Şiî İslam inancında Ali'nin çok özel bir yeri vardır.Ainų tikėjimo sistemoje svarbią vietą užima siela.
Dini inancı İslam'dır.Dominuojanti religija yra islamas.
1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.1980. aastail pöördus ta katoliku usku.
İnsan beyninin çalışması da dâhil, tüm dünya fenomenlerinin materiyalistik olduğu inancını benimsedi.Ta võttis omaks veendumuse, et kõik nähtused, sealhulgas inimese aju töö, on olemuselt materialistlikud.
Dini inancı İslam'dır.Riigiusk on islam.
Tamamı Alevilik inancına sahiptir.Usutunnistuse poolest on ta aleviit.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Kristluse järgi võttis Jeesus ristil surres enda peale karistuse inimkonna pattude eest.
Bu anlayışın temelinde ruhun yaşadığı evi kırk gün sonra terk ettiği inancı vardır.Õigeusu uskumuste järgi ei lahku pärast surma hing kehast 40 päeva jooksul.
Sonra birisinin diğerinin hiç inancı olmadığını düşünür; gerçekten de, hiç olmayanı hisseden gelecektir.Pane teine uskuma, et midagi on, kuigi tegelikult midagi pole.
Bölge nüfusunun büyük çoğunluğu Hristiyan inancına göre yaşamaktadır.Valdav osa vallutatud maade elanikest säilitas siiski kristliku usu.
Ana madde: Monoteizm Monoteizm, sadece tek bir tanrı olduğu inancıdır.Pikemalt artiklis: Monoteism Monoteism on usk ainsasse, universaalsesse, kõikehõlmavasse Jumalasse.
Buna göre nüfusun %85'i islam inancına göre yaşamını sürdürmektedir.85% inimeste emotsioonid muutuvad valetamise momendil.
Kadim Ortodoks inancına sahiptirler.Kirikut kasutavad õigeusklikud.
Osetlerin %40'ı Hristiyan, %30' u Müslüman ve geri kalan %30'luk kısmı da pagan inancına sahiptir.Religioon kristlus 40 %, moslem 20 %, muu/ ei religioon.
Ancak Çepni inancı olan Bektaşiliği devam ettirmektedirler.(2) Segamatu usu ellu viimine garanteeritakse.
Bu inanca tevhit inancı denir.Nimetame seda lahkarvamuseks uskumuses.
Böylece inancı yerine gelir.Sellest järeldub, et uskumus ei allu tahtele.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod