Tengricilik inancına göre doğadaki tüm nesneler birer tine sahiptir (Animizm).Tengrismin mukaan jokaisessa elävässä olennossa oli tengri eli luonnonhenki.
Cehennem inancı yüzyıllardır Hristiyanlıkta ateşli bir yer olarak kabul görmüştür.Kuvitteellisia helvettinäkyjä sepitettiin kristillisessä perinteessä jo toiselta vuosisadalta lähtien.
Filipinler'de halkın yaklaşık %1'i Budizm ve Taoizm inancına sahiptir.Muiden uskontojen osuus on 15 prosenttia väestöstä, josta pääosa on hinduja ja buddhalaisia.
Yöneticileri Şii inancına sahipti.Latvian hallitus erosi HS.fi.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Μεγάλωσε με ιουδαϊκή ανατροφή.
Dini inancı İslam'dır.Η κυρίαρχη θρησκεία είναι το Ισλάμ.
Kutsal Ruh, Hristiyanlıktaki teslis inancının üçüncü ayağı.Το Άγιο Πνεύμα στον Χριστιανισμό είναι το τρίτο πρόσωπο της Αγίας Τριάδας.
Sansürlerden sonra, devrime olan inancını tümden yitirdi.Με το μπαρούτι αυτό τροφοδοτούσαν όλη την επανάσταση.
Doğuştan Musevi olmasına rağmen, 1976’da Yunan Ortodoks inancını tercih etti ve Rozalia Eskenazi adını aldı.Παρόλο που είχε γεννηθεί Εβραία, βαπτίστηκε Ορθόδοξη Χριστιανή το 1976 και πήρε το όνομα Ροζαλία Εσκενάζυ.
Arnavutlar içinde küçük ir kesim de Ortodoks inancı içindedir.Υπήρξαν ομάδες ακόμα και μέσα στην Ανατολική Ορθοδοξία.
Halen de bu inancı taşıyorum.Έχω μεγαλώσει με αυτή την πεποίθηση.
(2009), Alevice: İnancımız ve Direncimiz.(2009), Γλώσσα και Σκέψη.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Σύμφωνα με το Χριστιανισμό, ο Ιησούς εξαγόρασε με τη θυσία του τις αμαρτίες του κόσμου.
Günah işlemiş ancak imanlı olan kişiler ise İslam inancına göre cehennemde bir müddet kalacaklardır.For at citere Koranen: »Til dem, der er vantro, vil der blive skåret kæder af ild.
Hristiyanlık inancına sahip olup, İsa'ya iman eden kişiler vaftiz olurlar.Det menneske, som tror og bliver døbt er kristent.
Kami inancı, özünde, yerel ve kadim bir inançtır.Både vores tro og religion er vores hjemland.
1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.I 1980'erne konverterede hun til katolicismen.
Dini inancı İslam'dır.Den dominerende religion er islam.
Hiçbir dini kültürle yetiştirilmedi ve dini inancı olmadı.Der blev ikke gjort indgreb i religion og kultus.
Diğeri ise yazarın uluslarüstü organizasyonlara olan inancıdır.Han anses for at være en af ophavsmændene til international ret.
Bu inanca tevhit inancı denir.None Dare Call It Conspiracy.
Her halkın kendi dili, inancı ve kültürü vardı.Alle har sine egne sprog og kulturelle traditioner.
Hristiyan inancındaki Aden Cennet bahçesine benzerdir.I Christians Sogn ligger Christianskirken.
Kimsenin haddine düşmez insanın dini ve inancıyla dalga geçmek.Lad være med at gøre grin med vores religion.
Ülke nüfusunun yarısından fazlası Hristiyan inancını benimsemektedir.Over halvdelen af befolkningen betragter sig selv som kristne.
Gıyaseddin '' İnancın Omzu'' anlamına gelir.Medlemmerne opfatter deres tro som "sandheden".
İslam inancına göre de şeytan da aslında meleklerin içerisindedir fakat sonradan isyan etmiştir.I islam regnes Satan for en djinni, en ildånd, modsat englene, der er lavet af lys.
Tevhîd inancına göre evrende olan bütün her şey Allah tarafından yaratılır.Ham har Gud innsatt som arving over alle ting, for ved ham skapte han verden.»
Kullandığı yöntemler, Hristiyan inancının, kara büyünün ve doğal tıbbın bir karışımıydı.Metodene hun brukte var en blanding av kristen tro, svartekunst og naturmedisin.
İslam inancında bolluk, mutluluk, refah gibi iyi kavramlarla özdeşleşmiştir.Rettferdiggjøring kommer gjennom tro, sammen med gode gjerninger og lydighet.
Herkesin inancının aksine, bu albüm Dupont ve Dupond'un ilk çıktığı albüm değildir.I motsetningen til hva mange tror var ikke dette det første albumet hvor detektivene Dupond og Dupont opptrer.
Halkın %75.7'sinin herhangi bir dini inancı yoktur.15,5 % hadde ingen religion.
Nüfusun %60'ının dinî inancı yoktur.12 % hadde ingen religionstilhørighet.
Yahudilik ve Hristiyanlık inancına göre Lut, peygamber değil yalnızca bir din büyüğüdür.Han ble altså verken troende kristen eller troende jøde.
İslâm inancında bu sebeple “iyilikler Allah'tan bilindiği gibi kötülükler de Allah'tandır” denilir.Tanken ved disse var at Gud ville gi seieren til den som hadde rett.
Katolik inancının statüsü tanınsa da inançlara tolerans korundu.De respekterte den katolske kirken, men viste også toleranse overfor andre trosretninger.
Bütün bunlar işçi devrimin başırıya ulaşacağı inancına sahip olunmuştu.Spørsmålet er hvor revolusjonært partiet egentlig hadde vært.
Ayrıca, inançsal bakımdan da yine tamamı Alevi inancına mensuptur.Det skiller seg også på apostasi, som er et fullstendig frafall fra troen.
1967 yılında Carol Schwartz ile evlendi ve Yahudi inancını aldı.I 1967 giftet han seg med Carol Schwartz.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Samfunnet er nå tilknyttet reformert jødedom.
Yüe-çiler, önce Çin kültürünü, sonra da Budizm inancını benimsediler.Mauryanerne introduserte indisk kultur og tok buddhismen med seg.
(Kybele de büyük olasılıkla aynı inancın devamıdır.)(Det reelle tallet er trolig langt høyere.)
İspanyollar hristiyanlık inancını Japonya'da yaymak istiyorlardı.Spanyol berkeinginan untuk menyebarluaskan Kekristenan di Jepang.
Anastasia'nın dini inancı bilinmemektedir.Afiliasi agama Anastasia tidak diketahui.
Yahudi tarihi, Yahudi halkının, inancının ve kültürünün tarihidir.Sejarah Yahudi adalah sejarah bangsa, agama dan budaya Yahudi.
Çifte doğruluk önermesini ileri sürer; aklın doğruları ve inancın doğruları.Hati Umar mulai diterangi cahaya kebenaran dan keimanan.
Tasavvuf inancına göre, evrende Allah'ın varlığından başka gerçek varlık yoktur.Basilides memahami Allah yang super-eksistensi, tetapi tidak bereksistensi atau Allah yang absolut.
Protestan inancıyla yetiştirildi.Anak-anak mereka dibesarkan dalam keyakinan Protestan.
Orada "İnancın koruyucusu" olarak yüceltildi ve el-Malik el-Mansur, galip kral, unvanı verildi.Zengi sendiri dipuji sebagai "pelindung kepercayaan" dan al-Malik al-Mansur, "raja yang berjaya".
İslam inancına göre Allah, her varlık için bir yaşama süresi belirlemiştir.Sebagai Nabi, ia percaya bahwa Allah adalah pemberi segala sesuatu dan kehidupan.
Bir kişi böylece bir inancı ifade ettiğinde, o artık bir Hristiyan olmuştur.Ketika seseorang membuat komitmen iman, mereka menjadi Kristen.
Bu sıfat, Şiîlerin inancına göre On İki İmam ve Peygamber'in kızı Fatıma Zehra için de geçerlidir.Dari perkawinannya dengan Zahara, ia dikaruniai dua putra, yaitu Muhammad Dian dan Muhammad bin Deliar Noer.
Halen de bu inancı taşıyorum.Juga: menganut kepercayaan ini.
Madonna ve ailesi Katolik inancındandır.Dia dan keluarganya beragama Katolik.
Bu İslâm'daki tevhîd inancının bir gereğidir.Jihad itu menurut kefahaman Islam adalah berupa penimbang kepada keimanan.
Katolik inancının icra edilmesi yasaklanır.Ia dipaksa untuk menyangkal iman Katolik.
Dini inancı İslam'dır.Agama yang dianut adalah Islam.
Diğeri ise yazarın uluslarüstü organizasyonlara olan inancıdır.Ia adalah seorang penulis kawakan di bidang internasionalisme.
Cannon annesinden Yahudilik inancını almıştır.Scott mendapatkan darah Yahudi dari pihak ibunya.
İngiltere'de Hıristiyan inancıyla yetiştirildi.Ia dibesarkan dalam kepercayaan Kristen Anglikan dari keluarganya.