Bunun üzerine Allah, kendi izniyle inananları, onların üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti.Then Allah by His Leave guided those who believed to the truth of that wherein they differed.
Allah, inananların dostudur.Allah is the Wali (Protector or Guardian) of those who believe.
Ey inananlar, belirli bir süreye kadar birbirinize borç verdiğiniz zaman onu yazın.O you who believe! When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Allah, inananları, ayrılığa düştükleri gerçeğe kendi izni ile eriştirdi.Then Allah by His Leave guided those who believed to the truth of that wherein they differed.
Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.Allah is the Wali (Protector or Guardian) of those who believe.
Allah inananların dostudur.And Allah is the Wali (Protector and Helper) of the believers.
Namaz şüphesiz, inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
Allah inkarcılara, inananlar aleyhinde asla fırsat vermeyecektir.And never will Allah grant to the disbelievers a way (to triumph) over the believers.
Buyruğumuz gelince, Şuayb'ı ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak kurtardık.And when Our Commandment came, We saved Shu'aib and those who believed with him by a Mercy from Us.
De ki: "Bu, inananlara doğruluk rehberi ve gönüllerine şifadır."Say: "It is for those who believe, a guide and a healing.
Oysa ey inananlar!You did not think that they would get out.
Ey inananlar, sabretmek ve namaz kılmakla Allah'tan yardım dileyin.O you who believe! Seek help in patience and As-Salat (the prayer).
Allah, dostudur inananların.Allah is the Wali (Protector or Guardian) of those who believe.
Ey inananlar, muayyen bir müddet için borçlandığınız vakit bunu mutlaka yazın.O you who believe! When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Allah, inananların dostu ve yardımcısıdır.And Allah is the Wali (Protector and Helper) of the believers.
Sonra Allah kendi izniyle, inananları, üzerinde tartışmaya girdikleri gerçeğe tekrar ulaştırdı.Then Allah by His Leave guided those who believed to the truth of that wherein they differed.
Yalnız Allah'a güvenip dayansın inananlar."And in Allah let the believers put their trust.
Ey inananlar! Bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin!O you who believe!
Allah onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Ey inanan akıl sahipleri!Allah has prepared for them a severe torment.
Fakat ALLAH, izniyle inananları onların anlaşmazlığa düştüğü gerçeğe ulaştırdı.Then Allah by His Leave guided those who believed to the truth of that wherein they differed.
ALLAH inananların egemeni ve dostudur.And Allah is the Wali (Protector and Helper) of the believers.
Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
ALLAH inkarcılara, inananlar üzerine egemen olma fırsatını vermeyecekAnd never will Allah grant to the disbelievers a way (to triumph) over the believers.
ALLAH inananlara daha sonra büyük bir ödül verecek.And Allah will grant to the believers a great reward.
Ey inananlar, sizi kuşatıp saldıran kafirlerle savaşın.O you who believe!
Ey inananlar, öldürmelerde kısas size farz kılındı.O you who believe!
Onlardan inananlar da var, ama çokları yoldan çıkmışlardır.Among them are the believers, but most of them are sinners.
Ey inananlar, kadınları miras yoluyla zorla almanız size helal değildir.O you who believe! It is not permitted for you to inherit women against their will.
Allah, inananlarla beraberdir.God is with the believers.
İnanan erkekler ve inanan kadınlar, birbirlerinin velisidirler.The believing men and believing women are friends of one another.
Allah, inananları, dünya hayatında da, ahirette de sağlam sözle tesbit eder.God gives firmness to those who believe, with the firm word, in this life, and in the Hereafter.
Allah, inanan ve iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar.But God will admit those who believe and do good deeds into Gardens beneath which rivers flow.
Kendilerine Kitabı verdiklerimiz, ona inanırlar: Şunlardan (şu Araplardan) da ona inananlar vardır.Those to whom We gave the Scripture believe in it, and some of these believe in it.
Sen inananları savaş için duracakları yerlere yerleştirmek üzere, erkenden evinden ayrılmıştın.Remember when you left your home in the morning, to assign battle-positions for the believers.
Allah inananları sizin durumunuzda bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır.God will not leave the believers as you are, without distinguishing the wicked from the sincere.
Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı.That He may bestow upon the believers an excellent reward.
Allah inananlarla beraberdir.God is with the believers.
Allah inanan erkek ve kadınların tevbelerini kabul buyuracaktır.And God will redeem the believers, men and women.
Allah, inananları, şu bulunduğunuz halde bırakmayacak, sonucu, pisi temizden mutlaka ayırt edecek.God will not leave the believers as you are, without distinguishing the wicked from the sincere.
Böyleleri, inanan ve gönülleri Allah'ın zikriyle/Kur'an'ıyla tatmin bulan kişilerdir.Those who believe, and whose hearts find comfort in the remembrance of God.
Allah, inananları dünya hayatında da âhirette de tutarlı sözle sağlamlaştırır.God gives firmness to those who believe, with the firm word, in this life, and in the Hereafter.
Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar içinden de ona inananlar vardır.Those to whom We gave the Scripture believe in it, and some of these believe in it.
Rabbine inanan kişi ne hakkının eksik verilmesinden korkar ne de tecavüze uğrayıp kuşatılmaktan."Whoever believes in his Lord fears neither loss, nor burden.
(Bu), kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğüt vermen için sana indirilen bir kitaptır.A Scripture was revealed to you, so let there be no anxiety in your heart because of it.
İnananlar, inananları bırakıp inkarcıları dost edinmesin.Believers are not to take disbelievers for friends instead of believers.
İçlerinde inananlar olmakla birlikte çoğunluğu yoldan çıkmıştırAmong them are the believers, but most of them are sinners.
O inananlar ki, savaşta yara aldıktan sonra bile ALLAH'ın ve elçisinin çağrısına uydular.Those who responded to God and the Messenger, despite the persecution they had suffered.
ALLAH inananları şu içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değil. İyiyi kötüden ayıracaktır.God will not leave the believers as you are, without distinguishing the wicked from the sincere.
İnsanların arasında inananların en azılı düşmanı olarak Yahudileri ve müşrikleri bulacaksın.You will find that the people most hostile towards the believers are the Jews and the polytheists.
Fakat böylece inananları güzel bir sınavla ödüllendirir.That He may bestow upon the believers an excellent reward.
Ey inananlar, ALLAH'a ve elçisine uyunuz.O you who believe!
Ey inananlar, size hayat verecek şeylere çağırdığında ALLAH'a ve elçisine yanıt verin.O you who believe! Respond to God and to the Messenger when He calls you to what will revive you.
Sonradan inananlar, göç edenler ve sizinle birlikte çaba gösterenler de sizdendir.As for those who believed afterwards, and emigrated and struggled with you—these belong with you.
O, ALLAH'a inanır ve inananlara güvenir. İçinizdeki inananlar için de bir rahmettir.He believes in God, and trusts the believers, and is mercy for those of you who believe.”
İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostudur.The believing men and believing women are friends of one another.
"Çalışın; ALLAH, elçisi ve inananlar yaptığınızı görecektir.Say, “Work. God will see your work, and so will His Messenger, and the believers.
ALLAH inananların canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır.God has purchased from the believers their lives and their properties in exchange for Paradise.
ALLAH inananları dünya hayatında da, ahirette de kanıtlanmış sözle destekler.God gives firmness to those who believe, with the firm word, in this life, and in the Hereafter.
Tevbe eden, inanan, erdemli yaşayan ve sürekli doğruyu arayanlar için Bağışlayıcıyım.And I am Forgiving towards him who repents, believes, acts righteously, and then remains guided.
Ey inananlar, Musa'yı incitenler gibi olmayın. ALLAH onu onların suçlamalarından akladı.O you who believe! Do not be like those who abused Moses; but God cleared him of what they said.