Ana içeriğe geç
Sözlük

inan ile cümle

inan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ne inanılmaz bir gösteri.What an incredible show!
Kulağa hiç inandırıcı gelmiyor.That sounds terribly farfetched.
O, inanılmaz şekilde iyi çalışır.It works incredibly well.
Tom'un gerçekten dürüst olduğuna inanıyorum.I believe that Tom is really honest.
Erkek arkadaşının masum olduğuna inanıyor.She believes her boyfriend is innocent.
Erkek arkadaşının suçsuz olduğuna inanıyor.She believes her boyfriend is innocent.
Onun öldüğüne inanamadı.She couldn't believe he was dead.
O hikayeye inanmıyorum.I don't believe that story.
Birçok kişi, Tom ve Mary'nin birbirlerine gizlice aşık olduklarına inanıyor.Many people believe that Tom and Mary are secretly in love with each other.
Onun bekar olduğuna inanamıyorum.I can't believe he's single.
Onun hala bekar olduğuna inanamıyorum.I can't believe he's still single.
Senin hala bekar olduğuna inanamıyorum.I can't believe you're still single.
Tom'un hâlâ bekar olduğuna inanmak zor.It's hard to believe that Tom is still single.
Tom'un hâlâ bekar olduğuna inanamıyorum.I can't believe Tom is still single.
Bu yeni teknoloji inanılmazdır.This new technology is amazing.
O inanılmaz bir deneyimdi.That was an amazing experience.
Bu inanılmaz bir buluş.This is an amazing discovery.
Bu inanılmaz bir deneyimdi.It was an amazing experience.
Tom inanılmaz bir film yapımcısı.Tom is an amazing filmmaker.
Tom inanılmaz bir iş başardı.Tom has done an amazing job.
Tom Mary'nin inanılmaz olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is amazing.
Her şey inanılmaz.The whole thing is amazing.
Tom inanılmaz biri.Tom is an amazing person.
Tom inanılmaz bir baba.Tom is an amazing father.
Tom inanılmaz bir şey yaptı.Tom did an amazing thing.
Mary inanılmaz bir kadın.Mary is an amazing woman.
Kendimi inanılmaz aptal hissettim.I felt incredibly stupid.
Tom inanılmaz bir kayakçı.Tom is an amazing skier.
Tom inanılmaz bir adam.Tom is an amazing man.
Bu inanılmaz biçimde kolaydı.It was amazingly easy.
Tom inançlı değildir.Tom is not religious.
Yolculuk inanılmazdı.The trip was amazing.
Birçok insan ülkemiz politikacılarının yozlaşmış olduğuna inanıyor.Many people believe that our country's politicians are corrupt.
Bu örümcek inanılmaz derecede agresif.This spider is incredibly aggressive.
İnsanın hayal gücünün sınırsız olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.I strongly believe that human imagination is limitless.
Birçok farklı acayip şeylere inanıyorum.I believe in many different spooky things.
Böylesine saçmalığa nasıl inanabileceğini bilmiyorum.I don't know how you can believe such nonsense.
Ben Tom'un suçsuz olduğuna inanıyorum.I believe that Tom is not guilty.
Hayaletlerin var olduğuna gerçekten inanıyor musun?Do you really believe ghosts exist?
Davet edildiğimize inanamıyorum.I can't believe we got invited!
Davet edilmediğime inanamıyorum.I can't believe I didn't get invited.
Açıkçası, ben onu inanılması zor buluyorum.Frankly, I find that hard to believe.
Başta inanmıştım ona.I believed him at first.
Başlangıçta Tom'a inanıyordum.I believed Tom at first.
Tom'a inanmaya eğilimliydim.I was inclined to believe Tom.
Tom kendinde inanılmaz suçluluk hissetti.Tom felt tremendous guilt.
Onun hikayesine inanamadı.He couldn't believe her story.
Antik dönem Gnostikleri maddesel dünyanın içkin olarak kötücül olduğuna inanıyorlardı.The ancient Gnostics believed that this material world was innately malevolent.
Kinsey ölçeğine inanıyor musun?Do you believe in the Kinsey scale?
Ay'da kolonileşmeye inanıyorum artık.Now, I believe in lunar colonization.
Polis artık Tom'un Mary'yi öldürdüğüne inanmıyor.The police no longer believe that Tom murdered Mary.
Tom'un Mary'den daha yaşlı olduğuna inanamıyorum.I can't believe that Tom is older than Mary.
Tom buna gerçekten inanmıyor, değil mi?Tom doesn't really believe that, does he?
Tom aslında buna inanmıyordu, değil mi?Tom didn't actually believe that, did he?
Tom'un hâlâ hayatta olduğuna hiç kimse inanmıyor.Nobody else believes Tom is still alive.
Hayaletlerin gerçekten var olduğuna inanmış değilim.I'm not convinced ghosts actually exist.
Polis Tom'un öldürüldüğüne inanıyor.The police believe Tom was murdered.
Tom'un gerçekten onu yaptığına inanamıyorum.I can't believe Tom really did that.
Gerçekten inanılmaz, değil mi?It's really unbelievable, isn't it?
Onların onu yapacaklarına inanmıyorum.I don't believe they would do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod