Ana içeriğe geç
Sözlük

inan ile cümle

inan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ölümden sonraki yaşama inanmıyor.He wasn't concerned with his afterlife.
O buna inanıyor.He believes it.
O ona inanıyor.She believes it.
Mary ona inanır.Mary believes it.
Biz ona inanıyoruz.We believe it.
Sana inanıyor.He believes you.
Tom sana inanıyor.Tom believes you.
Mary sana inanıyor.Mary believes you.
Yaşlı adama hiç bir şekilde inanmadım.I didn't believe the old man at all.
Büyükbabama hiç inanmıyordum.I didn't believe a word my grandfather said.
Bu inanılmaz olurdu.That would be incredible.
Başkalarının söylediklerine niye inanıyorsun?Why do you believe others' words?
Mucizelere inanır mısın? İnanmaz mısın? Ama onlar sana inanıyor.Do you believe in miracles? You don't? But they believe in you.
Bunu gerçekten gördüğüme inanamıyorum.I can't believe I'm actually seeing this.
Bunu gerçekten yaptığıma inanamıyorum.I can't believe I'm actually doing this.
Hepimiz onun suçlu olduğuna inandık.We're all convinced of her guilt.
Gelecek, rüyalarının güzelliğine inananlara aittir.The future belongs to those who believe in the beauty of their dreams.
Kime inanacaksın?Who are you going to believe?
Ona inanmayın.Don't believe him.
Bunun bir kelimesine bile inanmıyorum.I don't believe a word of it.
Kendinizde yeterince inancınız yok.You don't have enough faith in yourself.
Bunun doğru olduğuna inanmıyorum.I don't believe that's the truth.
Tom'un söylediğinin ne kadarına inanıyorsun?How much of what Tom said do you believe?
Kimseye inanmıyorum. Kendime inanmıyorum. Ben umutsuz bir adamım.I believe nobody. I don't believe myself. I'm a hopeless man.
Aptal yığınlar Mandela'nın iyi bir adam olduğuna inanıyorlar.The dumb masses believe that Mandela was a decent man.
Onun yeteneklerine tam bir inancım var.I have complete faith in his abilities.
Sana inanıyorum ama ne yazık ki Tom inanmıyor.I believe you, but unfortunately Tom doesn't.
Şimdi benim inanç konusunda gerçekten kafam karıştı.I'm really confused about my faith right now.
Birbirimizin inançlarına saygı göstermeliyiz.We should respect each other's beliefs.
Ne inanılmaz bir gol!What an amazing goal!
Bana inanmalısın.You must believe me.
Bana inanman gerekiyor.You must believe me.
Unuttuğumuz hız sadece inanılmaz.The speed with which we forget is just unbelievable.
Onun öldüğüne inanamıyorum!I can't believe he's dead!
Hiç kimse buna inanmayacak.Nobody's going to believe this.
Bazı insanlar on üçün şanssız bir sayı olduğuna inanmaktadır.Some people believe that thirteen is an unlucky number.
Gerçeği söylediğimde neden hiç kimse bana inanmıyor?Why does no one believe me when I'm telling the truth?
Neden hiç kimse bana inanmıyor?Why does no one believe me?
Tom'un gerçekten bir zaman yolcusu olduğuna inanan bir sürü insan var.There are a lot of people who believe that Tom really is a time traveler.
Tom'a inanıyor musunuz?Do you believe Tom?
Tom gerçekten Mary'nin uzaylılar tarafından kaçırıldığına inanıyor mu?Does Tom really believe that Mary was abducted by aliens?
Yirminin üzerinde kimseye inanma.Don't trust anyone over twenty.
Hayattaki amacımın seni mutlu etmek olduğuna inanıyorum.I believe my purpose in life is to make you happy.
2.30'da planlanan bir personel toplantımız olduğuna inanıyorum.I believe we have a staff meeting scheduled for 2:30.
Bunun asla bir olasılık olduğuna inanmıyorum.I don't believe that was ever a possibility.
Her birinize inancım var.I have faith in each and every one of you.
Bazı insanlar onların tarihi yeniden yazabileceklerine inanıyorlar.Some people believe they can rewrite history.
Polis kurbanın katilini tanıdığına inanıyor.The police believe the victim knew his killer.
İstediğine inanabilirsin.You can believe what you want.
Muhtemelen ona gerçekten inanamazsın.You can't possibly really believe that.
Buna gerçekten inanıyor olamazsın.You can't possibly really believe that.
Bana inanmalısınız.You should believe me.
Bunu seveceksin, inan bana.You'll like it, believe me.
Bu şeye inanmaya başlamıyorsun, değil mi?You're not starting to believe this stuff, are you?
Tom gerçekten geleceği tahmin edebileceğine inanıyordu.Tom actually believed he could predict the future.
Tom aslında geleceği tahmin edebileceğine inanıyordu.Tom believed he could actually predict the future.
Tom Mary'nin kendisine söylediğinin doğru olduğuna inanıyordu.Tom believed that what Mary told him was true.
Tom başlangıçta buna inanmadı.Tom didn't believe it at first.
Tom Mary'nin hırsızlıkla bir ilgisi olmadığına inanmadı.Tom didn't believe that Mary had anything to do with the theft.
Tom inanılmaz derecede zeki.Tom is incredibly brilliant.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod