inanıyoruz ile cümle

inanıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.Last, but not least, we believe in profit with principles. We care how we make our profit.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.We also believe this cancer might be very old.
- Ben tahmin edebilirsiniz inanıyoruz, "diye ekledi yüksek sesle.--I believe I can guess that,' she added aloud.
Hepimiz, bence, şefkate inanıyoruz.We all, I think, believe in compassion.
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.looking at it through Western eyes, using Western concepts.
İnanıyoruz da.We do.
Ne kadar gerçekçiysek, aklın yoluna da o kadar inanıyoruz.As rational as we are, as committed to intellect as we are.
Hepimiz inanıyoruz diye düşünüyorum ki, bu değişimlerin çoğu benign türüdür.I think we can all believe that, that most of these changes are kind of benign.
Bütün bunların Big Bang nedeniyle olduğuna inanıyoruz-- sıcak, yoğun bir durum.We believe that all of this emerged from a Big Bang -- a hot, dense state.
Çünkü doğru değişikliğin sadece iş birliği ile başlayabileceğine inanıyoruz.Because we believe that true change can only start where collaboration begins.
Yani, evrenin o en gerideki ilk zamanlarında çok basit ve anlaşılabilir olduğuna inanıyoruz.So, way back in the early times of the universe, we believe it was very simple and understandable.
Çünkü biz onun biyolojide değil, kültürde yattığına inanıyoruz.Because we believe that it's not biology; it's culture.
Yani Europa'da aslında oldukça derin bir okyanusun varlığına inanıyoruz.So, we believe that on Europa there is, in fact, a deep ocean.
Biz Oblong'da şuna inanıyoruz, görseller daha çok ince-taneli halleriyle erişilebilir olmalıdır.We at Oblong believe that media should be accessible in much more fine-grained form.
I got it inanıyoruz.I believe you've got it.
Çoğumuz, dünyanın geleceğinin böyle olması gerektiğine inanıyoruz.A lot of us believe that that has to be the world's future.
Ben, birkaç gün önce Wikipedia'da okumak düşünüyorum, ben durumda olduğuna inanıyoruz.I think that I read it on Wikipedia a couple days ago, so I believe that's the case.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.It's a true actual goal. It's a very ambitious goal, but we truly believe that we can do it.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.We truly believe this is going to be the very first running humanoid robot in the United States.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.It's a very ambitious goal but we believe it can be achieved with political will.
İnanıyoruz, o kadar.We just believe.
Böylece diğerlerine, yakınlarımıza inanıyoruz.And we rely on others. We rely on proxies.
Bize hangi ilaçların güvenli olduğunu söyleyen devlet kurumlarına inanıyoruz.We rely on government agencies to tell us what pharmaceuticals are safe.
Bizler, Rab İsanın lütfuyla kurtulduğumuza inanıyoruz; onlar da öyle.››But we believe that we are saved through the grace of the Lord Jesus, just as they are."
Mesihle birlikte ölmüşsek, Onunla birlikte yaşayacağımıza da inanıyoruz.But if we died with Christ, we believe that we will also live with him;
Rabbimiz, bizden azabı kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz derler."O Lord, take away this torment from us," (they will pray); "we have come to believe."
Onlar: "Onun aracılığıyla gönderilene gerçekten inanıyoruz." dediler.They said: "Indeed we believe in the message he has brought."
Onun yerine bizden birini alıkoy. Senin iyilikseverlerden olduğuna inanıyoruz."We see you are a virtuous man."
Artık kesin olarak inanıyoruz."We shall do the right, for we have come to believe with certainty."
Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler)."O Lord, take away this torment from us," (they will pray); "we have come to believe."
Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz" derler."O Lord, take away this torment from us," (they will pray); "we have come to believe."
Onlar da: "Biz onun getirdiği mesaja inanıyoruz," dediler.They said: "Indeed we believe in the message he has brought."
"Sen sadece bizim gibi bir insansın ve biz senin yalan söylediğine inanıyoruz."You are nothing but a man like us, and we think you are a liar.
"Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır; biz inanıyoruz.""O Lord, take away this torment from us," (they will pray); "we have come to believe."
Senin iyilikseverlerden olduğuna inanıyoruz."Indeed we think that you are one of the Muhsinun (good-doers - see V. 2:112)."
Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).Lo! we are believers.
Artık biz inanıyoruz" derler.Lo! we are believers.
İnanıyoruz ki toplumda huzur da direniş olmadan var olmayacak.We believe that peace in society will not be born out of a lack of resistance.
Fakat insanların ulaşabildikleri ve de alıştıkları şeyleri satın alacağına inanıyoruz.”“But we think people are going to buy what they have access to and what they’re used to.”
Biser, "Artık durumun kontrol altına alındığına inanıyoruz."Now we believe that everything is under control.
Bunun turistler için de iyi bir imkan olduğuna inanıyoruz.We believe this can be a good tourist offer, too.
Zugiç, "Turizmin diğer sektörleri yukarı çektiğine inanıyoruz." dedi."We believe that tourism pushed up the other sectors," he concluded.
"Müzakerelerin sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz.""We believe the negotiations should be resumed."
Madalyalardan bir tanesini alabileceğimize inanıyoruz."I believe we can get one of the medals."
Ancak bunun geri kalan ortaklarımızla eşit bir ülke olarak yükümlülüğümüz olduğuna inanıyoruz.We believe, however, that this is our obligation as a country equal to the rest of our partners.
Biz, her iki tarafın da uzlaşmadan fayda göreceğine inanıyoruz." dedi.We believe both sides would benefit from a settlement," she said.
Ülkemizin olumlu değerlendirilme şansının olduğuna inanıyoruz."We believe the country has the chance for positive evaluations."
"Her iki ülke arasında güçlü bir dostluğa inanıyoruz, bunun alternatifi yok."We believe in a strong partnership of both countries, there is no alternative to it.
"Biz öncelikle insanlarımıza inanıyoruz."We primarily have faith in our people.
Türkiye'nin en önemli küresel unsurlardan biri olduğuna inanıyoruz." dedi.We believe that Turkey is one of the most important global factors," Tadic said.
Samarciç, "Müzakerelerin troyka raporuyla sona ermediğine inanıyoruz."We believe that the negotiations do not end with the troika's report.
Seydiu, "2006'nın Kosova için bağımsızlık yılı olacağına inanıyoruz." dedi."We believe that 2006 will be the year of independence for Kosovo," he said.
En iyi yaptığımız şeyi öne çıkardığımızda çok fazla fırsat olduğuna inanıyoruz.We believe there's a lot of opportunity out there when we feature what we do best.
Cevabı renk körü bir sinestez deneğinden öğrendiğimize inanıyoruz.We believe we've learned the answer from a colorblind synesthete subject.
Biz böyle bir teori mümkün olduğuna, yine de, inanıyoruz.Hierfür gibt es keine Belege, diese Theorie wird jedoch immer noch für möglich gehalten.
Heyecanlıyız, çünkü bu defa hedefe ulaşacağımıza samimiyetle inanıyoruz.On va savourer ce soir parce que notre objectif est atteint.
Eğer onlara bir güvence verilirse inanıyoruz ki hepsi gelip teslim olur.Leur faisant croire que l'Armée est ici, ils se rendent.
Mary'yi öldürenin Tom olduğuna inanıyoruz.Creemos que fue Tom quien mató a Mary.
Tom'un Mary'yi bir buz kıracağı ile öldürdüğüne inanıyoruz.Creemos que Tom mató a Mary con un picahielos.
Sana inanıyoruz.Creemos en ti.

İlgili Sayfalar