inanıyoruz ile cümle
inanıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Bir fiyat indirimi yapabileceğinize inanıyoruz.We believe that you will be able to make a price concession.
Demokrasiye inanıyoruz.We believe in democracy.
Budizm'de inanıyoruz.We believe in Buddhism.
Hepimiz onun suçsuzluğuna inanıyoruz.We are all convinced of his innocence.
Biz Allah'ın varlığına inanıyoruz.We believe in the existence of God.
Biz Allah'a inanıyoruz.We believe in God.
Hepimiz onun suçlu olduğuna inanıyoruz.We are all convinced that he's guilty.
Ölüm saatinin 14:20 olduğuna inanıyoruz.We believe the time of death was 2:20 p.m.
Tom'un cinayeti işlediğine inanıyoruz.We believe that Tom committed the murder.
Tom'un Mary'yi bir buz kıracağı ile öldürdüğüne inanıyoruz.We believe that Tom killed Mary with an ice pick.
Mary'yi öldürenin Tom olduğuna inanıyoruz.We believe that it was Tom that killed Mary.
Tom'un Mary'yi zehirlemesinin mümkün olduğuna inanıyoruz.We believe it was possible that Tom poisoned Mary.
Hepimiz yalnız olduğumuza inanıyoruz.I trust we're all alone.
Size inanıyoruz.We believe you.
Sana inanıyoruz.We believe you.
Sana inanıyoruz, Tom.We believe you, Tom.
Biz Tom'a inanıyoruz.We believe Tom.
Biz ona inanıyoruz.We believe it.
Biz şimdi bu ilacın çocuklar için güvenli olmadığına inanıyoruz.We now believe this drug is unsafe for children.
Bunun mümkün olduğuna inanıyoruz.We believe it's possible.
Elbette sana inanıyoruz.Of course, we believe you.
Biz onlara inanıyoruz.We believe them.
Biz kendimize inanıyoruz.We believe in ourselves.
Biz Tom'un öldürüldüğüne inanıyoruz.We believe Tom was murdered.
Biz daha iyi bir dünyaya inanıyoruz.We believe in a better world.
Şeffaflığa inanıyoruz.We believe in transparency.
Bunun olacağına inanıyoruz.I believe that'll happen.
Onun olacağına hâlâ inanıyoruz.I still believe that'll happen.
Tom'un masum olduğuna hepimiz inanıyoruz.We're all convinced that Tom is innocent.
Tom ve Mary'nin öldürüldüğüne inanıyoruz.We believe that Tom and Mary were murdered.
Tom ve ben birbirimize inanıyoruz.Tom and I believe in each other.
Yaptığımız şeye yürekten inanıyoruz.We really believe in what we're doing.
Cinayeti onun işlediğine inanıyoruz.We believe that he committed the murder.
Tom'a inanıyoruz.We believe in Tom.
Birbirimize inanıyoruz ve bu bana yeter.We believe in each other, that's enough for me."
Biz böyle bir teori mümkün olduğuna, yine de, inanıyoruz.We believe, however, that such a theory is possible.
Eğer onlara bir güvence verilirse inanıyoruz ki hepsi gelip teslim olur.When we play bad, believe me I'll come here and tell you all.
Web sitemizin bu irtibat ve bağları güçlendireceğine inanıyoruz.The Internet allows these connections to be formed and fostered.
Bütün bunlar olurken hala pratik bir araç değildi,... ...fakat doğru rotada ilerlediğine inanıyoruz.Still not a practical vehicle during all of this, but moving in the right direction, we believe.
Biz Amerika'ya inanıyoruz.You see, we believe in America.
Biz kendimize inanıyoruz.We believe in ourselves.
Ancak başka bölgelerde de işe yarayacağına inanıyoruz.But we feel like this could work in other places.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.We believe this is one.
Biz bu doğruların tartışmasız doğru olduğuna, herkesin eşit yaratıldığına inanıyoruz.We hold these truths to be self-evident, that all men are created equal.
Yani değer odaklı harcamaların, kapitalizmi gelişmeye zorlayacağına inanıyoruz.So, we believe that values-driven spending will force capitalism to be better.
Ben ölmek gerektiğine inanıyoruz!I believe I should die!"
Tüm dünyayı yaratan bir Yaratıcı'ya inanıyoruz.We believe in one Creator who created the whole world.
Göremesek bile orada Kalaşların ruhları için büyük bir kale olduğuna inanıyoruz.We can't see it now, but we believe there's a big fort for the souls of the Kalash.
Ayrıca yaşam ihtimalinin suyla yakından alakalı olduğuna inanıyoruz.We also believe that the possibility of having life is very highly connected to having liquid water.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.And Ken and I believe that this is what practitioners actually want.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.We believe there is a unified theory underlying all the regularities.
Ona yardım ettiğinize inanıyoruz çünkü bunun için nedenlerimiz var.And we have reason to believe he was helped.
Ve yine gözlerimi senin gibi iyi olduğuna inanıyoruz. "And yet I believe that my eyes are as good as yours."
Ayrıca biz içeriğin asıl önemli olan şey olduğuna inanıyoruz.We also believe that it's the content that is more important.
Biz yapılabilieceğini inanıyoruz.We believe it is.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.In my industry, we believe that images can change the world.
Çünkü inanıyoruz ki matematik, her şey gibi uygulamalı öğretilmelidir. İşte yaptığımız şey de bu.So here's what we do.
Öğretmenlerin güçlendirilmesine inanıyoruz, yerine geçilmesine değil.We believe that teachers should be empowered, not replaced.
"Oh, hadi bakalım, şimdi hangi cadılara inanıyoruz?""Oh, let's see: What witches do we believe in now?"
Biz risk bilincine inanıyoruz.We believe in risk awareness.