inanıyorum ile cümle
inanıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Ve ben iş hayatında, bunun çok işe yarayacağına inanıyorum.And I do believe that, for people in business this can be very useful.
İkisine de inanıyorum.And I believe in both of them.
Orada anlatılması gereken bir hikaye olduğuna inanıyorum.I believe a story there has to be told.
İnanıyorum ki bu beni çalışmama devam ettirdi.So I believe this kept me running.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.And I actually believe that the TED community needs to be more courageous.
Bu içgörüyü de kullanman gerektiğine inanıyorum.I believe you must also make use of this insight.
Hatta insanların çalışma Hazine hala ders kitabı göre çalışır inanıyorum.Even people working in the Treasury still believe it works according to the textbook.
Ve önemli olduğuna inanıyorum.And I believe that also is important.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.I believe this passionately, that we don't grow into creativity, we grow out of it.
Ve gerçekten inanıyorum ki, biz bunu değiştiririz. Her seferinde bir gülüşle.And I think, I truly believe, that we can change this thing one laugh at a time.
Bazen inanıyorum.Sometimes I do...
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.Because I believe a society will not be free if the women of that society are not free.
Bu olayın sorumluluğunu almamız gerektiğine inanıyorum.I believe that we need to take the blame for this matter.
İnanıyorum ki şu anda bunun kaçınılmaz olduğu bir devrilme noktasındayız.I believe we're at a tipping point where this is now something that we can't avoid.
İnanıyorum ki vaazlarınız daha etkili olacaktır.And I believe your sermons will have more impact.
Yardımlaşma dünyasını analogdan dijitale geçirmeye ihtiyaç duyduğumuza inanıyorum.I believe we need to bring the humanitarian world from analog to digital.
Ortalarda dolaştı ve insanlara ne inandığını söyledi. "İnanıyorum.He went around and told people what he believed.
İnanıyorum. İnanıyorum," İnsanlara söyledi."I believe, I believe, I believe," he told people.
Buradaki herkesin eşit olduğuna inanıyorum.I believe that every human being here is equal.
İşte ben buna inanıyorum.That is what I believe.
Ben ona inanıyorum, ama ya Tanrı yoksa?I believe in Him, but what if God isn't real?
Her neyse, bunun yardımcı olacağına inanıyorum.That would equal 8x to the third minus 7x squared plus 10x minus 5. Anyway, I hope that helps.
Önemli değil, gülebilirsiniz, gülebilirsiniz... ancak ben mutluluğa inanıyorum.It's ok, you can laugh... you can laugh but I believe in happiness.
Buradayım çünkü inanıyorum ki duygular hayatın temel gücü.I'm here because I believe emotion is the force of life.
Ve ben bunun üç kısımdan oluştuğuna inanıyorum.It's made up of three parts.
Şuna inanıyorum ki, toplumda gerçek yaratıcı görsel işler çok önemlidir.But I've come to believe that truly imaginative visual work is extremely important in society.
Bunu yaparak, büyük kitlelere gerçekten teknoloji sunabileceğimize inanıyorum.In doing this, I believe we can truly bring technology to the masses.
Olağandışı bir araç bu, ancak pek çok oyuncunun seveceğine inanıyorum.It's an unusual vehicle, but I believe a lot of players are going to love it.
Sana inanıyorum Lewis.I so believe in you Lewis.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.And I believe that we can do it together.
İşte bu yüzden, oyuncakların dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.And so that's why I think that toys can change the world.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.And I, for one, as a Muslim believe that the white man is intelligent enough.
-Yaptığımıza inanıyorum.- I believe we are, yes.
Evet, inanıyorum.Yes, I believe it
Evet, inanıyorum. Çünkü Tanrı asla yalan söylemez, ve biz onun sözlerinin içinde yaşıyoruz.Yes I believe that, because God never lies and we stand in his words.
Ve ben bunun çok doğru olduğuna inanıyorum, burda bitireceğim.And I think that may very well be true, so I'll close with this.
Ve hâlâ inanıyorum ki, harika bir dünyada yaşıyoruz.And I still believe we live in a wonderful world.
Bu yüzden bilgisayar tabanlı matematikte bir reform yapmamız gerektiğine inanıyorum.So I believe [there is] critical reform we have to do in computer-based math.
Ama aslında, iki ayrı Microsoft olduğuna inanıyorum.But actually, I believe there are really two Microsofts.
Ve bir yandan da, zamanın bu yeni özelliğinin tadını çıkarmaları gerektiğine inanıyorum.And have yet to really enjoy this new character of the time. [Home.
Ben hanelere inaniyorum.I believe, into the households.
Ve bir saniyeliğine lafı Einstein'e bırakıyorum, ki, üzerine düşeni yaptığına inanıyorum.And I'll yield the floor here for a second to Einstein, who, I believe, has paid his dues.
İnanıyorum ki uygulanabilir ve uygun maliyetli bir sisteme çok yakınız.We believe we're getting very close to something practical and affordable.
Buna inanıyorum.I believe this.
Yakında yapacağımıza inanıyorum.And I believe soon.
Evet. İnanıyorum.Yes, I believe.
Ben inanıyorum anlamak çok zor. Tanrı.What's so hard to understand that i believe in God.
"Jeeves, ben onu vurmak inanıyorum." Öyle fantezi, efendim. ""Jeeves, I believe you've hit it." "I fancy so, sir."
Başının şekli ile ilgili bir şey inanıyorum.I believe it's something to do with the shape of his head.
"Iki yüz dolar bir ay Hakkında inanıyorum.""About two hundred dollars a month, I believe."
İnanıyorum ki; en çirkin halimizden daha güzel olamayız.Because I really believe that we're never more beautiful than when we're most ugly.
Babanın buna karıştığına inanıyorum.I believe your father was included.
Bu çok uzak bir fikir fakat mümkün olabileceğine inanıyorum.That's a very far-fetched idea, but I really believe that it may be possible.
Dahası, bu durumdaki her hayvanın yaşamda ikinci bir şansı hakettiğine inanıyorum.In addition, I believe that every oiled animal deserves a second chance at life.
- Sana inanıyorum.</i> <i>Niçin ümidim artıyor?</i>Keep up the good work.
İnanıyorum ki; biri bir şarkı çalmaya başladı.I understand that somebody began to rend a song.
Bunun işe yarayacağına gerçekten inanıyorum.And I'm really optimistic that this is going to work.
Anlamış olabileceğine inaniyorum, Pile.I believe perhaps you understand now, Pile.
İsa'nın söylediği şeye tam olarak inanıyorum. Sizlerin bir tesadüf olmadığınıza inanıyorum.I do believe what Chris said; I believe that you're not an accident.
Ebeveynleriniz sizi planlamamış olabilirler, ama Tanrının sizi planladığına inanıyorum.Your parents may not have planned you, but I believe God did.