inanıyorum ile cümle

inanıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
İnanıyorum ki kullanabilirdik.I believe we could.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.I believe that we know this, yet we find ourselves trapped in a kind of narrative loop.
İnanıyorum ki harika bir dünya yaratabiliriz.I am convinced that we can make a wonderful world.
Çünkü ben senin beni sevebilmen için bir yol olduğuna inanıyorum.'Cause I believe there's a way you can love me because
Kimse yeterince dikkatli dinlemiyor. Ama ben bunun doğru olduğuna kesinlikle inanıyorum.No one's quite listening hard enough, but I very much believe it's true.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.I believe our generation will be judged by our moral courage to protect what's right.
Buradakilerin iyi olacağına inanıyorum.This crowd is going to be fine, I think.
Tüm kalbimle inanıyorum ki, bu ileriye taşımamız gereken mesajdır.And I firmly believe that that's the message that we have to carry forward.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.I believe they've heard your talk.
İnanıyorum ki, geleceğin uçakları kendi bilinçlerine sahip olacak.My belief is that the airplane of the future will get its own consciousness.
Ancak son söz olarak eklemeliyim: Başaracağımıza inanıyorum.But I think the final note really is that we can do it.
İnanıyorum ki, programlayarak dersin içeriğini diğer herhangi bir yöntemden daha iyi öğrenirsiniz.I believe that through programming you learn the material much better than any other way.
TED gibi, ben de insanlara inanıyorum.Like TED, I believe in people.
Biz, Anayası'nın ikinci düzeltmesine inanan bir ulusuz. Ben de bu düzeltmeye inanıyorum.We\'92re a nation that believes in the Second Amendment, and I believe in the
Ben Vali Romney'nin iyi bir insan olduğuna inanıyorum.I believe Governor Romney is a good man.
Ailesini sevdiğine, inançlı olduğuna inanıyorum.Loves his family, cares about his faith.
Bu yüzden bu tür deneyleri doğru şekilde yorumlamamız gerektiğine inanıyorum.So I think it's very important that we interpret these things in the right way.
Ve inanıyorum ki bu olmaya başlıyor.And I believe this is coming.
Ve inanıyorum ki bir sonraki adıma gideceksiniz, dinleyicilerin gerçek rüyasına.And I believe you'll get to the next step, the real dream of listeners.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.And so, in addition to digging, I think we have some answers from the dinosaur record.
"Sayın Tezsler, sizin bir çok beyaz işçiyi işe alacağınıza inanıyorum" demiş."Mr. Teszler, I trust you're going to be hiring a lot of white workers."
Lübnan'dan geliyorum ve koşmanın dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.I come from Lebanon, and I believe that running can change the world.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.I believe these are the building blocks for future peace.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.So I believe that my main interest is to memory.
Yani evet, her yapıda aldığımız riske inanıyorum.So yes, I do believe that the risk we take in every building.
Ben demokrasiye inanıyorum.Now I am a believer in democracy.
Yani demokrasiye inanıyorum, ne kadar zor olursa olsun.So democracy, as difficult as it is, I believe in it.
Ve hala, uzlaşma, işbirliği, ben bunlara inanıyorum.And yet, compromise, consensus, that is what I believe in.
Çünkü filmin sizi sınırların ötesine götürebilecek vasfı olduğuna inanıyorum.Because I believe that film has the ability to take you across borders,
Yani bence bi de bu yönde ilerliyoruz ve oraya ulaşacağımıza inanıyorum.And so I think we're making progress in that direction, and I feel confident that we'll get there.
Çünkü ben inanıyorum...Coz I believe...
Çünkü ben inanıyorumCoz I believe
İnanıyorum, inanıyorum, inanıyorum, inanıyorumI believe I believe, I believe I believe
Bunun çok ilerilere gidebileceğine inanıyorum.I do. I think it can go too far.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.I'm able to see the contradiction that you may not be able to see.
Ve burada bir diğer felsefik yapının olduğuna inanıyorum.I think there's another philosophical construction.
Onurluluğun burada başladığına gönülden inanıyorum.I truly believe it's where dignity starts.
Şu an hâlihazırda Sitopia'da yaşadığımıza inanıyorum.I believe we already live in Sitopia.
İnanıyorum ki, Darwinizm'in özü dinî inancı derinden sarsmaktadır.I believe a true understanding of Darwinism is deeply corrosive to religious faith.
Şimdi, inanıyorum ki eğer bunu yaparsanız, inanılmaz bir şey olacak.Now, I believe that one really amazing thing will happen if you do this.
Hayır, hayır, sana inanıyorum.No, no, I believe you.
Gerçekten inanıyorum.I really do.
"Ben de öyle inanıyorum" Alice düşünceli cevap verdi.'I believe so,' Alice replied thoughtfully.
'Onlar ayakkabı boyası ile bitti, ben inanıyorum.' Deniz altında çizme ve ayakkabılar, ''They're done with blacking, I believe.' 'Boots and shoes under the sea,' the
İnanıyorum ki, gelmiş geçmiş en etkileyici uzay gemisi Grumman Lunar Lander'di.The most impressive spaceship ever, I believe, was a Grumman Lunar Lander.
Ve inanıyorum ki coğrafik bilgiler sizi de beni de çok sağlıklı yapabilir.And I believe that geographic information can make both you and me very healthy. Thank you.
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara."I believe my girls will have plenty of opportunities in their lives," I wrote these men.
Yeni teknoloji ile, bir gün tamamen kurtulacağımıza inanıyorum, karbondioksiti azaltıyoruz.And with new technology, we're reducing -- and I believe, someday we'll eliminate -- CO2 emissions.
Büyük zorluklarla karşılaştığımızda elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza inanıyorum.I believe we're at our best when we're confronted with big issues.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.I believe this wish reflects a painful truth that I've learned in the past 15 years.
Üzerinde çalıştığımız alanlardan bir kaçının çok önemli olduğuna inanıyorum.I have a few areas that I believe are especially important that we address.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.I really do believe that, and, no, it ain't wishful thinking.
Niyet orada, ve işte bu niyetin dışarı çıkartılmasıyla ben başarabileceğimize inanıyorum.The will is out there... ...and it has to be brought forth... ...and I think we can do it.
Ve inanıyorum ki yarış sonuna kadar devam etmek üzere başladı.And I believe the race is ultimately on.
Ve ben inanıyorum ki bir gün gerçekleşecek.And I truly believe that this can happen.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.I believe that we must believe, truly believe.
İnanıyorum ki bir filozofun söylemiş olduğu gibi -- hayır, hayır.I believe it was one great philosopher who said -- no, no -- Cervantes.
Bu tarz sistemlerin önemli olduğuna inanıyorum.What is the tenor of your communications? So these kind of systems, I believe, are important.
Ve ben gerçekten orada olduğumuza inanıyorum.And I do think that that's where we are.
Ben bu konuda, ortada buluşmamız gerekitiğine inanıyorum.So, I'm willing to accept that we split the difference.

İlgili Sayfalar