inanıyorum ile cümle

inanıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Creo que estos son los ladrillos para la paz futura.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Dit zijn de bouwstenen voor toekomstige vrede.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Eu acredito que estes sejam os alicerces para a paz futura.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Hiszem, hogy ezek a jövő békéjének építőkövei.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Ich glaube, dass dies die Grundsteine für Frieden in der Zukunft sind.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Jag tror att detta är byggstenarna till fred i framtiden.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Jeg tror at de er byggematerialerne for fremtidens fred.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Je pense que ce sont les fondations d'une paix future.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.저는 이들이 미래의 평화를 위한 토대라고 믿습니다.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Saya percaya hal ini adalah dasar untuk perdamaian di masa depan.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Tôi tin rằng đây là nền tảng cho hòa bình trong tương lai.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Věřím, že právě oni jsou ty stavební kameny pro budoucí mír.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Wierzę, że będą fundamentem pokoju.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Πιστεύω πως αυτά είναι τα θεμέλια για μια μελλοντική ειρήνη.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Вярвам, че това са елементите на бъдещия мир.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Я верю, что они сделают всё для строительства мира.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Я переконана, що це основа побудови миру у майбутньому.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.אני מאמינה שאלו אבני הבניין לשלום עתידי.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.أعتقد أن هؤلاء هم أحجار البناء للسلام في المستقبل.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.A já věřím, že to můžeme dělat společně.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.E eu acredito que o podemos fazer juntos.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.És hiszem, hogy együtt képesek vagyunk rá.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.E sono convinto che possiamo farlo insieme.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.Et je pense que nous pouvons le faire ensemble.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.Ich glaube, gemeinsam können wir es schaffen.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.Ik geloof dat we dat samen kunnen doen.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.I wierzę, że razem nam się uda.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.우리 모두가 같이 할 수있다고 믿습니다.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.Și cred că o putem face împreună.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.Và tôi tin rằng chúng ta có thể làm điều này cùng nhau.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.Y creo que podemos hacerlo juntos.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.І я вірю, що ми можемо зробити це разом.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.Я верю, что вместе мы сможем это сделать.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.אני מאמין שנוכל לעשות זאת יחד!
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.و انا اؤمن أننا يمكننا فعل ذلك معاً.
İnanıyorum ki bunu hep beraber yapabiliriz.どうもありがとうございました
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Acredito que sabemos isto, mas acabamos presos numa espécie de círculo narrativo.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Cred că știm asta, dar suntem, totuși captivi într-un fel de buclă narativă.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Creo que lo sabemos bien, aunque nos encontramos atrapados en una forma de rizo narrativo.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Ich glaube, wir wissen das, und doch sind wir in einer Art Erzählschleife gefangen.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Ik denk dat we dit wel weten, toch blijven we gevangen in een soort verhalencyclus.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.제 생각엔 우리는 이걸 알고 있지만, 우리 자신이 서사의 루프같은 것에 갇혀 있죠.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Tôi tin chắc rằng chúng ta biết điều này, như tự bẫy chúng ta vào cái thòng lọng của những câu chuyện.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Verím, že to vieme, napriek tomu sa nachádzame uväznení v tejto rozprávačskej slučke.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Věřím, že to víme, a i přesto se nacházíme uvězněni v jakési vypravěčské smyčce.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Wierzę, że to wiemy, ale znaleźliśmy się w potrzasku pętli narracyjnej.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Νομίζω πως το γνωρίζουμε αυτό, όμως βρισκόμαστε παγιδευμένοι σε μια επαναλαμβανόμενη διαδικασία.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Вярвам, че ние знаем това и въпреки това се оказваме хванати в капана на нашия разказ.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Я вважаю, що ми знаємо це, тим не менше ми знаходимо себе в пастці свого роду оповідної петлі.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Я думаю, что мы знаем это, иначе мы снова обнаружим себя в сказочной ловушке.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.ולדעתי אנו יודעים זאת, אך אנו מוצאים עצמנו במעגל קסמים של אגדות.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.وانا اعتقد اننا نعي هذا جيداً ولكن رغم هذا نجد انفسنا في دائرة مغلقة
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.しかし同じ物語の繰り返しから抜け出せずにいるのです 同じような退屈な物語を
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Acredito que existe uma forma.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.A ja verím, že existuje spôsob, ako to dosiahnuť.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Cred că există o cale de a face asta.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.És azt hiszem, van rá mód, hogy ezt tegyük.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Et je crois que nous avons un moyen de le faire.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Ich bin überzeugt, dass es so eine Lösung gibt.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Ik geloof dat dat mogelijk is.

İlgili Sayfalar