inanıyorum ile cümle
inanıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Cred că acesta este începutul adevăratei responsabilităţi faţă de mediu.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Credo che questo sia l'inizio di una autentica responsabilità ambientale.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Creo que este es el comienzo de una verdadera responsabilidad ambiental.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Ich glaube daran, dass dies der Anfang von wahrer Verantwortung gegenüber unserer Umwelt ist.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Ik denk dat dit het begin is van echte verantwoordelijkheid voor het milieu.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Je crois que c'est le commencemment d'une véritable responsabilité environnementale.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Jeg tror at dette er begyndelsen på sand miljøansvarlighed
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.저는 이것이 환경에 대한 진정한 책임의 시작이라고 믿습니다
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Saya yakin ini adalah permulaan dari pertanggungjawaban lingkungan yang sesungguhnya.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Tôi tin rằng đây là sự khởi đầu của trách nhiệm thật sự về môi trường.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Úgy hiszem, ez egy gyönyörű környezeti felelősség kezdete lehet.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Věřím, že tohle je začátek opravdové zodpovědnosti vůči přírodě.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Verím, že toto je začiatok skutočnej environmentálnej zodpovednosti.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Wierzę, że jest to początek prawdziwej odpowiedzialności za środowisko.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Πιστεύω πως αυτή είναι η αρχή πραγματικής περιβαλλοντικής ευθύνης.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Вярвам, че това е началото на истинската отговорност към околната среда.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Я верю, что это начало настоящей ответственности за окружающий мир.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.Я вірю, що це покладе початок справжній відповідальності за наш вплив на навколишнє середовище.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.אני מאמינה שזוהי ההתחלה של אחריות סביבתית אמיתית.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.أعتقد بأن هذه هي البداية للمسؤولية البيئية الحقيقية.
İnanıyorum ki bu gerçek bir çevresel sorumluluğın başlangıcıdır.考えます ありがとう
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.Cred că discutând politică azi, probabil are sens să ne uităm şi la acest tip de poveste.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.És azt hiszem, hogy amikor manapság politikáról vitázunk, talán érdemes az ilyen fajta történetre is figyelni.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.Je crois que lorsqu'on discute politique actuellement, il est sensé de regarder aussi ce genre d'histoire.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.Jeg mener, at når vi diskuterer politik i dag, så giver det mening at kigge på dette scenarie.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.그리고 우리가 요즘 정치를 말할때, 이런 종류의 이야기를 하는 것은 당연할지도 모릅니다.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.Skoro mowa o dzisiejszej polityce, uważam, że warto także rozpatrzyć taką historię.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.Và tôi tin khi ta bàn về chính trị ngày nay, có lẽ cũng có lí nếu xem xét kiểu câu chuyện này.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.Вярвам, че когато разговаряме за съвременната политика, може би има смисъл да разгледаме и тази история.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.І я справді вважаю, що, обговорюючи політику в наші дні, можливо є сенс також подивитися і на цю історію.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.Я считаю, что, разговаривая о политике в наши дни, было бы разумно посмотреть и на эту сторону дела.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.ואני מאמין שכשאנו דנים בפוליטיקה בימינו, זה כנראה הגיוני לבחון גם סיפור מהסוג הזה.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.وأنا أعتقد أننا عندما نتناقش في السياسة هذه الأيام يكون من المنطق على الأرجح أن ننظر أيضا لهذا النوع من القصص.
İnanıyorum ki, bu günlerde siyaseti tartışırken bu gibi hikayelere bakmak gayet mantıklı geliyor.このような話をよく吟味することが 大切だと思うのです 忘れてはなりません 暴露は同時に遮蔽でもあるのです
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.A věřím, že skvělá komunikace je klíčem k otevření oněch dveří.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Cred că cheia care deschide acea uşă e o bună comunicare.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Credo che la chiave per aprire quella porta sia un'eccellente comunicazione.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Dan saya yakin kunci untuk membuka pintu itu adalah komunikasi yang baik.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.De sleutel tot het openen van die deur is prima communicatie.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.E eu acredito que a chave para abrir aquela porta é uma ótima comunicação.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Ich glaube, um diese Tür zu öffnen, bedarf es großartiger Kommunikation.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Je crois que la clé pour ouvrir cette porte, c'est une communication efficace.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.저는 그 문을 여는 열쇠가 바로 수월한 소통이라고 믿습니다.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Och jag tror att nyckeln till den dörren är riktigt bra kommunikation.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Og jeg tror på at nøglen til at åbne den dør, er fremragende kommunikation.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Tôi tin rằng chìa khóa mở cánh cửa đến thế giới đó chính là khả năng giao tiếp tốt.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Uskon että avain tämän oven avaamiseen on hyvä viestintä.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Verím, že kľúčom k otvoreniu týchto dverí je skvelá komunikácia.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Wydaje mi się, że kluczem do jej drzwi jest komunikacja.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Y creo que la clave para abrir esa puerta es una gran comunicación.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Πιστεύω ότι το κλειδί που ανοίγει αυτή την πόρτα είναι η πολύ καλή επικοινωνία.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Вярвам, че ключът за отваряне на тази врата е страхотна комуникация.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Я вважаю, що ключем до цих дверей є доступне спілкування.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.Я считаю, что ключом от двери в этот мир является правильное общение.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.ולדעתי המפתח לדלת הזו הוא תקשורת משובחת.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.وأعتقد أن مفتاح ذلك الباب هو التواصل الفعّال.
İnanıyorum ki bu kapıyı açmanın anahtarı iyi iletişim.私は信じています 世界を変えるために 私たちは
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.BMAは地域の中でも評判が良く
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Cred că aceştia sunt stâlpii de rezistenţă ai viitoarei păci.
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.Credo che questi siamo i mattoni per un futuro di pace.