inanıyorum ile cümle
inanıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bilmek iyi yolu onun bilinçaltından inanıyorum onun kanıtı bulmak.医者。これはどのように可能であることができますか?
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.-1 מ-20 חולים חוטף זיהום בזמן האישפוז- אני מאמינה שזו ללא ספק, באופן חלקי, בעיה של אקולוגיית המבנה.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Azt hiszem, ez legalábbis részben az épület ökológiai problémájának tudható be.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Cred că aceasta trebuie să fie, în parte, o problemă de arhitectură ecologică.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Credo che questo debba essere, in parte, un problema di ecologia della costruzione.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Creo que esto se debe, en parte, a un problema de construcción ecológica.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Eu acredito que isto tem de ser, em parte, um problema ecológico de construção.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Ich glaube, dass diese Probleme, zumindest teilweise, durch "umweltbewusste" Bauten angegangen werden müssen.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Ja verím, že to je aspoň čiastočne problémom ekológie budovy.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Jeg mener dette, til dels, skyldes bygningens økologiske problem.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Je maintiens que c'est en partie un problème d'écologie de bâtiments.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Jestem przekonana, że to po części kwestia ekologii budynku.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.이것은 부분적으로 생태학 문제를 만들어야 한다고 믿습니다.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Saya yakin hal ini sebagian berhubungan dengan masalah ekologi gedung.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Tôi tin rằng điều đó có liên quan phần nào đó đến vấn đề xây dựng hệ sinh thái.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Věřím, že toto musí být alespoň částečně otázka ekologie budovy.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Πιστεύω πως αυτό πρέπει να είναι, έν μέρει ένα οικολογικό πρόβλημα στα κτήρια.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Аз мисля, че това ще бъде, отчасти, екологически проблем за сградата.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.Я считаю, это, должно быть, отчасти проблема экологии строительства.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.أؤمن ان هذا يجب أن يكون،جزء من مشكلة بناء البيئية.
Binanın kısmi bir ekolojik probleme sahip olduğuna inanıyorum.生態学的な問題ではないかと 考えています この建物について もうひとつ ご紹介します
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.A myslím, že máme na to, abychom spolu dobře vycházeli.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.En ik denk, echter, dat we goede relaties met elkaar kunnen maken.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.És azt gondolom mégis, jó kapcsolatokat tudunk egymással kialakítani. Szóval két dologgal szeretném befejezni.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.Et je pense que nous pouvons tisser des bons liens entre nous.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.그리고 서로와 좋은 관계를 만들 수 있다고 생각합니다.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.Mas penso que podemos construir boas relações uns com os outros.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.Men jag tror att vi kan tillverka goda relationer med varandra.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.Mislim, da vendarle lahko zgradimo dobre medsebojne odnose.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.Napriek tomu si myslím, že sme schopní budovať kvalitné vzťahy.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.Totuşi cred că putem să construim relaţii bune unii cu alţii.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.Uważam, że potrafimy tworzyć dobre związki.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.Và tôi nghĩ, tuy nhiên, chúng ta có thể tạo ra mối quan hệ tốt đẹp với nhau.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.Και νομίζω, παρ' όλα αυτά, ότι μπορούμε να δημιουργούμε καλές σχέσεις μεταξύ μας.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.И я думаю, что, тем не менее, мы можем строить хорошие взаимоотношения.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.І я думаю, що тим не менше, ми можемо будувати хороші стосунки одне з одним.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.Мисля обаче, че сме способни да създаваме силни връзки един с друг.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.ויחד עם זאת אני חושבת שאנחנו יכולים לרקום קשרים טובים זה עם זה.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.ولكني ، أعتقد أنه يمكننا بناء علاقات جيدة مع بعضنا البعض.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.不過,我認為我哋可以建立良好嘅關係
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.締めくくりに2つ
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Innanzi tutto sento dire che, quando vi radunate in assemblea, vi sono divisioni tra voi, e in parte lo credo
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Kajti prvič, kadar se shajate v zboru, slišim da so razpori med vami, in nekoliko verjamem to.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.첫째는 너희가 교회에 모일 때에 너희 중에 분쟁이 있다 함을 듣고 대강 믿노니
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Lebo najprv, keď sa schádzate v sbore, čujem, že sú roztržky medzi vami, a čiastočne tomu aj verím.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Mai întîi de toate, aud că atunci cînd veniţi la adunare, între voi sînt desbinări. Şi în parte o cred,
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Nejprve zajisté, když se scházíte do shromáždění, slyším, že jsou roztržky mezi vámi, a poněkud tomu věřím.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Porque, antes de tudo, ouço que quando vos ajuntais na igreja há entre vós dissensões; e em parte o creio.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Бо найперш, як сходитесь ви в церкву, чую, що буває роздїленнє між вами, й почасти вірю.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Ибо, во-первых, слышу, что, когда вы собираетесь вцерковь, между вами бывают разделения, чему отчасти и верю.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.כי בראשונה שמעתי שיש מחלקות ביניכם כאשר תועדו בקהל ומקצתו אני מאמין׃
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.لاني اولا حين تجتمعون في الكنيسة اسمع ان بينكم انشقاقات واصدق بعض التصديق.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.第 一 、 我 聽 說 你 們 聚 會 的 時 候 、 彼 此 分 門 別 類 . 我 也 稍 微 的 信 這 話
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.第一 、 我聽說 你 們聚會 的 時候 、 彼此 分門 別類 . 我 也 稍微 的 信這話
Bir sembol olarak, önemli olduğunu düşünüyorum. Ve önemli olduğuna inanıyorum.もう1点重要なのはこの機体を
Biz, Anayası'nın ikinci düzeltmesine inanan bir ulusuz. Ben de bu düzeltmeye inanıyorum.We\'92re a Nation, die glaubt die zweite Änderung, und ich glaube an die
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Cred că generaţia noastră va fi judecată după curajul de a face ce e corect.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Ik geloof dat onze generatie beoordeeld zal worden op onze morele moed om te beschermen wat juist is.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Jag tror att vår generation vill bli bedömd utifrån vårt moraliska mod att försvara det som är rätt.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Je crois que notre génération sera jugée pour son courage moral à protéger ce qui est juste.